Nurhan Çetinkaya
Köşe Yazarı
Nurhan Çetinkaya
 

BİRİ DEMOKRASİ Mİ DEDİ? ALLAH ALLAH!

Demokrasi dediğiniz şeyin ne anlama geldiğini gerçekten biliyor musunuz? Sizin için demokrasi sadece sandıksa, kusura bakmayın ama siz demokrasiyi henüz anlamamışsınız demektir. Çünkü sandık, demokrasinin son noktası değil; yalnızca araçlarından biridir. Peki, demokrasi nerede başlar? Demokrasi, önce insanın kendisinde başlar. Kendi fikrinin tek doğru olmadığını kabul ettiğin anda başlar. Trafikte başlar. Kavşağa girdiğinde yolun yalnızca sana ait olmadığını anladığında başlar. Okulda başlar. Çocuğuna öğretmeninin torpil yapmayacağını, başarının hak edene verilmesi gerektiğini öğrettiğinde başlar. Tuvalette başlar. Kullandığın tuvaletin sifonunu çekip senden sonra gelen insana temiz bir ortam bırakmayı düşündüğünde başlar. Kısacası demokrasi, başkasının hakkını kendi hakkın kadar önemsemeyi öğrendiğin yerde başlar. Eşit yurttaşlık bilincini kazanamamış bir topluma, yalnızca sandık kurarak demokrasi getiremezsiniz. Dokuz kuşak boyunca kralla, padişahla, şahla, şeyhle, reisle ya da aileden birinin mutlak otoritesiyle yaşamış bir topluma demokrasi kültürünü bir gecede kazandıramazsınız. Çünkü demokrasi, yalnızca yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir yaşam kültürüdür. Yaptırdığın inşaata kaçak bir kat çıkıyorsan demokrasiye darbe vuruyorsun. Çocuğunu torpille işe sokuyorsan demokrasiye darbe vuruyorsun. Evine gelen siyasetçiden yalnızca kendin, ailen ya da yakınların için ayrıcalık talep ediyorsan demokrasiye darbe vuruyorsun. Çünkü senin ayrıcalığın, bir başkasının hakkından çalınan paydır. Bugün yaşadığımız en büyük sorunlardan biri de tam olarak bu. Bir partiye kızıp başka bir partiye oy veren insanlar, bunu daha demokratik bir ülkede yaşamak için yaptıklarını söylüyor. Ancak uğruna oy verdikleri siyasetçilerin yolsuzluklarını, hırsızlıklarını ve arsızlıklarını gördüklerinde bile bir kısmı hâlâ onları savunmaya devam ediyor. Neden? Çünkü mesele artık demokrasi değil; mesele, kişinin kendisini ait hissettiği tarafı savunması. Oysa demokrasi, senin desteklediğin siyasetçinin de hesap vermesini istemektir. Senin partinin de yanlış yaptığında eleştirilmesini kabul etmektir. Kendi tarafının çıkarı ile toplumun hakkı çatıştığında toplumun hakkını savunabilmektir. Demokrasi, senin adamının her yaptığını doğru kabul etmek değildir. Demokrasi, senin de yanlış yapabileceğini kabul etmektir. Demokrasi, başkasının hakkına saygı duymaktır. Demokrasi, kuralları yalnızca başkaları için değil, kendin için de geçerli saymaktır. Ve en önemlisi demokrasi, sandıktan çıkan kişiye sınırsız yetki vermek değil, onu hukukla ve hesap verebilirlikle sınırlandırmaktır. Unutmayın: Demokrasi sandıkta oy vermekle başlar sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Demokrasi, sandığa gitmeden çok önce, insanın kendi hayatında başlar. Siz kendi çıkarınız için kuralları çiğnemeyi hak görüyorsanız, başkasının hakkını kendi hakkınızdan daha değersiz sayıyorsanız, desteklediğiniz siyasetçiyi yaptığı yanlışlara rağmen savunuyorsanız… Sandığa attığınız oyun adı demokrasi olabilir ama yaşadığınız hayatın kültürü demokrasi değildir.
Ekleme Tarihi: 10 Ekim 2026 -Cumartesi
Nurhan Çetinkaya

BİRİ DEMOKRASİ Mİ DEDİ? ALLAH ALLAH!

Demokrasi dediğiniz şeyin ne anlama geldiğini gerçekten biliyor musunuz?

Sizin için demokrasi sadece sandıksa, kusura bakmayın ama siz demokrasiyi henüz anlamamışsınız demektir. Çünkü sandık, demokrasinin son noktası değil; yalnızca araçlarından biridir.

Peki, demokrasi nerede başlar?

Demokrasi, önce insanın kendisinde başlar.

Kendi fikrinin tek doğru olmadığını kabul ettiğin anda başlar.

Trafikte başlar. Kavşağa girdiğinde yolun yalnızca sana ait olmadığını anladığında başlar.

Okulda başlar. Çocuğuna öğretmeninin torpil yapmayacağını, başarının hak edene verilmesi gerektiğini öğrettiğinde başlar.

Tuvalette başlar. Kullandığın tuvaletin sifonunu çekip senden sonra gelen insana temiz bir ortam bırakmayı düşündüğünde başlar.

Kısacası demokrasi, başkasının hakkını kendi hakkın kadar önemsemeyi öğrendiğin yerde başlar.

Eşit yurttaşlık bilincini kazanamamış bir topluma, yalnızca sandık kurarak demokrasi getiremezsiniz.

Dokuz kuşak boyunca kralla, padişahla, şahla, şeyhle, reisle ya da aileden birinin mutlak otoritesiyle yaşamış bir topluma demokrasi kültürünü bir gecede kazandıramazsınız. Çünkü demokrasi, yalnızca yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir yaşam kültürüdür.

Yaptırdığın inşaata kaçak bir kat çıkıyorsan demokrasiye darbe vuruyorsun.

Çocuğunu torpille işe sokuyorsan demokrasiye darbe vuruyorsun.

Evine gelen siyasetçiden yalnızca kendin, ailen ya da yakınların için ayrıcalık talep ediyorsan demokrasiye darbe vuruyorsun.

Çünkü senin ayrıcalığın, bir başkasının hakkından çalınan paydır.

Bugün yaşadığımız en büyük sorunlardan biri de tam olarak bu.

Bir partiye kızıp başka bir partiye oy veren insanlar, bunu daha demokratik bir ülkede yaşamak için yaptıklarını söylüyor. Ancak uğruna oy verdikleri siyasetçilerin yolsuzluklarını, hırsızlıklarını ve arsızlıklarını gördüklerinde bile bir kısmı hâlâ onları savunmaya devam ediyor.

Neden?

Çünkü mesele artık demokrasi değil; mesele, kişinin kendisini ait hissettiği tarafı savunması.

Oysa demokrasi, senin desteklediğin siyasetçinin de hesap vermesini istemektir. Senin partinin de yanlış yaptığında eleştirilmesini kabul etmektir. Kendi tarafının çıkarı ile toplumun hakkı çatıştığında toplumun hakkını savunabilmektir.

Demokrasi, senin adamının her yaptığını doğru kabul etmek değildir.

Demokrasi, senin de yanlış yapabileceğini kabul etmektir.

Demokrasi, başkasının hakkına saygı duymaktır.

Demokrasi, kuralları yalnızca başkaları için değil, kendin için de geçerli saymaktır.

Ve en önemlisi demokrasi, sandıktan çıkan kişiye sınırsız yetki vermek değil, onu hukukla ve hesap verebilirlikle sınırlandırmaktır.

Unutmayın:

Demokrasi sandıkta oy vermekle başlar sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Demokrasi, sandığa gitmeden çok önce, insanın kendi hayatında başlar.

Siz kendi çıkarınız için kuralları çiğnemeyi hak görüyorsanız, başkasının hakkını kendi hakkınızdan daha değersiz sayıyorsanız, desteklediğiniz siyasetçiyi yaptığı yanlışlara rağmen savunuyorsanız…

Sandığa attığınız oyun adı demokrasi olabilir ama yaşadığınız hayatın kültürü demokrasi değildir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.