Arev Cebeci’den çarpıcı açıklamalar: “Merhayer’i ötekileştirdiler, yardımları bile engellemeye çalıştılar”
Arev Cebeci’den çarpıcı açıklamalar: “Merhayer’i ötekileştirdiler, yardımları bile engellemeye çalıştılar”
MER HAYER’in kurucularından Arev Cebeci, pandemi sürecinden deprem yardımlarına kadar yaşananları anlatırken, patrikhane yönetimine sert eleştiriler yöneltti: “Bizi ‘Aramcı’ diye yaftaladılar, yardımların önüne geçildi.”
Cumhuriyet Halk Partililerin ve Bakırköylülerin yakından tanıdığı, MER HAYER Derneği’nin kurucularından Arev Cebeci, uzun süredir sessiz kaldıkları süreçle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Cebeci, pandemi döneminde başlayan yardım faaliyetlerinden patrikhane ile yaşanan gerilimlere kadar birçok başlıkta çarpıcı ifadeler kullandı.
Konuşmasına bayram atmosferine değinerek başlayan Cebeci, “Güzel bir Zadik geçirdik. Umarım tüm bayramlar böyle olur” derken, bu konuşmasının “belki de ilk ve son” olacağını vurguladı. Beş yıl boyunca konuşmadıklarını, hep sustuklarını ifade eden Cebeci, artık yaşananları anlatma ihtiyacı duyduğunu söyledi.
“Merhayer bir yardım hareketi olarak doğdu”
Cebeci, Merhayer’in ortaya çıkış sürecini pandemi dönemine dayandırarak, insanların temel ihtiyaçlara dahi ulaşamadığı bir ortamda harekete geçtiklerini anlattı. İlk etapta 20 koliyle başlayan yardım sürecinin kısa sürede büyüdüğünü belirten Cebeci, yaşadığı bir anıyı şu sözlerle aktardı:
“Bir eve gittik. Kapıyı açan kişi ‘3 gündür hiçbir şey yemiyoruz’ dedi. O koli onun için altın değerindeydi. O an anladım ki bu iş büyüyecek.”
Zamanla yardım taleplerinin arttığını ve bireysel çabaların yetersiz kaldığını ifade eden Cebeci, WhatsApp grupları üzerinden organize olarak Merhayer’in kurulduğunu söyledi. “Başta adı bile yoktu, sonra Merhayer ismini bulduk ve hızla büyüdü” dedi.
“Bizi ‘aramcı’ diye yaftaladılar”
Cebeci’nin en sert eleştirileri ise cemaat içindeki ayrışmalara yönelik oldu. Merhayer’in bir yardım hareketi olmasına rağmen siyasi veya dini bir kimlikle etiketlendiğini belirten Cebeci, “Biz yardım etmeye çalışırken bize ‘Aramcı’ etiketi yapıştırıldı. Ötekileştirildik” ifadelerini kullandı.
Patrikhane ile yaşanan bir olayı da detaylarıyla anlatan Cebeci, ihtiyaç sahipleri için istenen yardım yazısının verilmediğini ve bu nedenle 300 kolinin üç gün boyunca ulaştırılamadığını söyledi:
“Bize sadece bir yazı vermediler. O insanlar 3 gün erzak bekledi. Bu benim içimde ukde kaldı.”
“Kapılar tekmelendi, insanlar açtı”
Cebeci, Kumkapı’daki bir kilise önünde yaşananları ise şu sözlerle anlattı:
“Kapılar tekmeleniyordu. İnsanlar erzak istiyordu. Bu cemaat için çok acı bir tabloydu.”
Yardımların engellenmesine rağmen farklı yollarla kolilerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını belirten Cebeci, Mer Hayer’in hiçbir zaman insanları ayağına çağırmadığını, yardımları doğrudan evlere götürdüğünü vurguladı.
“10 binlerce kişiye ulaştık”
Cebeci, yapılan yardımların boyutuna da dikkat çekerek, “10 binlerce koli dağıttık. Bu bir övünç değil, cemaatin içinde bulunduğu durumu gösteriyor” dedi.
Yardımların sadece gıda ile sınırlı kalmadığını belirten Cebeci, ev tadilatları, sağlık destekleri ve bireysel ihtiyaçlara kadar geniş bir alanda faaliyet yürüttüklerini anlattı. Özellikle hasta bir genç için yapılan yardım sürecini anlatırken duygusal anlar yaşadı.
“İBB en büyük destekçimizdi”
Cebeci, Merhayer’in en büyük destekçilerinden birinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu açıkça ifade etti:
“Ekrem İmamoğlu ve ekibi ilk günden itibaren yanımızdaydı. Sosyal hizmetler üzerinden ciddi destek aldık.”
Ancak bu desteklerin de zaman zaman engellenmeye çalışıldığını iddia eden Cebeci, bazı çevrelerin belediye ile kurulan ilişkiden rahatsız olduğunu öne sürdü.
“Depremde de sahadaydık”
Cebeci, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay Samandağ’da yürütülen yardım çalışmalarını da detaylarıyla anlattı. Bir annenin “Param var ama mama yok” sözlerinin kendisini derinden etkilediğini belirten Cebeci, kısa sürede organize olarak bölgeye yardım ulaştırdıklarını söyledi.
Samandağ’da yaşadığı bir diyalogu ise şu sözlerle aktardı:
“Adam zengindi ama ‘ekmeğim yok’ dedi. O gün anladım ki bazen zenginlik hiçbir şey ifade etmiyor.”
“Patrikhane yardımları yönlendirdi”
Cebeci’nin en dikkat çeken iddialarından biri de yardım süreçlerine müdahale edildiği yönünde oldu. Vakıflı Köyü’nde bazı kişilere “Merhayer’den yardım almayın” denildiğini öne süren Cebeci, bu durumu “ayrıştırma” olarak nitelendirdi.
“Toplum bilinçli şekilde bölünüyor”
Konuşmasının son bölümünde oldukça sert ifadeler kullanan Cebeci, cemaat içinde bilinçli bir ayrıştırma yapıldığını iddia etti:
“40 bin kişilik bir toplumu 10 parçaya böldünüz. Çok başarılısınız, tebrik ederim.”
Cebeci, bazı sosyal medya hesaplarının Merhayer’i yok saydığını ve yapılan yardımları görmezden geldiğini belirterek, “Toplum ajandası diyorsunuz ama bizi bu toplumdan saymıyorsunuz” dedi.
“Bu sistem böyle gitmez”
Cebeci, artık yardım faaliyetlerinin bireysel çabalarla sürdürülemeyeceğini vurgulayarak, daha kurumsal bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti:
“İnsanları yardıma muhtaç bırakmak değil, bu durumu ortadan kaldırmak hedef olmalı. Eskiden erzakla çözülüyordu, artık insanlar kira ödeyemiyor. Sistem kurulmalı.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

