Haksız tahrik hükümleri gelişigüzel değil, hukuka uygun olarak kullanılmalıdır
Haksız tahrik hükümleri gelişigüzel değil, hukuka uygun olarak kullanılmalıdır
Çevre Dostları Derneği Hukuk Danışmanı Avukat İzzet Doğan, Sivil Toplum Kuruluşları Platformu adına, 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm' hareketinin başlangıç günü sebebiyle, 25 Kasım Gününün ülkemizde de kadına yönelik şiddetin önlenmesinin anlatılması ve farkındalık yaratılması için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek açıklamalarda bulundu.
1 Ocak –3 Nisan 2025 tarihleri arasında yaşanan şiddet türü vakalarını incelediğimizde; 98 kadın katledilirken, 156 kadın şüpheli bir şekilde hayatını yitirmiş, 207 kadın Şiddet / Yaralamaya, 240 kadın seks işçiliğine zorlanmaya, 41 kadın cinsel tacize, 5 kadın tecavüze maruz bırakıldığına dikkat çekti.
Kadına şiddetin önlenmesiyle ilgili tercih edilen tarihin 25 Kasım olarak belirlenmesinin nedeninin 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti’nde, diktatör Rafael Trujillonun emriyle Mirabal kardeşlerin tecavüz edilerek öldürülmesi olduğunu aktaran İzzet Doğan, 25 Kasım Gününün ülkemizde de kadına yönelik şiddetin önlenmesinin anlatılması ve farkındalık yaratılması için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıklayarak:
“Kadınlara yönelik şiddetin her geçen gün artarak sürmekte olup sıradan bir olay hâline gelmiştir. Eşitsizlik ve cezasızlık ise şiddete yönelmeyi kolaylaştırmaktadır. Kadınlar özellikle en çok güven duyacakları eşleri, kardeşleri, sevdikleri ve diğer yakınları tarafından; evlerinde, işyerlerinde, okulda, sokakta, ve her yerde şiddete uğramakta; Anayasa ve yasa hükümleri yaşama geçilmemekte hatta bazen uygulanmamakta, kadınlar ve çocuklar korunamamaktadır. Mimarı olduğumuz İstanbul Sözleşmesinden çekildiğimiz için, yürürlükte olan 6284 sayılı Kanun’un amacına uygun olarak uygulanması zorunludur.” dedi.
Kadına şiddetin önlenmesiyle ilgili tercih edilen tarihin 25 Kasım olarak belirlenmesinin nedeninin 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti’nde, diktatör Rafael Trujillonun emriyle Mirabal kardeşlerin tecavüz edilerek öldürülmesi olduğunu aktaran Doğan, 25 Kasım Gününün ülkemizde de kadına yönelik şiddetin önlenmesinin anlatılması için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı.
“Medyada namus, töre cinayetleri, koca-baba dayakları, her türlü şiddet olağanmış gibi verilmektedir. Yargı kararlarında şiddete uğrayan kadının şiddet gösterene nasıl davrandığı, ne yaptığı, ne söylediği, gece sokağa çıkıp çıkmadığı, gezdiği yerin neresi olduğu, ya da nasıl giyindiği sorgulanıyor. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hakedip haketmediği konusu irdeleniyor ; sonuçta şiddet gösterenler yerine şiddet görenler ve hatta yaşamını yitirenler suçlanıyor, suçlu "mağdur", mağdur suçlu olarak tanıtılıyor.” diye dikkat çekti.
Doğan açıklamalarını sürdürerek şiddetin önlenmesi için Anayasa ve Uluslararası sözleşmeler gereği kamu otoritesinin pozitif yükümlülüklerini yerine getirilmesi, eşitlikçi ve kadın erkek arasındaki her türlü ayrımcılığı önleyici önlemlerin yaşama geçirilmesi ve kadınların-çocukların yaşam haklarının mutlak olarak korunması gerektiğini özellikle vurguladı.
Doğan sözlerine “Dünya Sağlık Örgütü Kadına Yönelik Şiddeti; "Cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarlarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranış” şeklinde tanımıştır. Bu tanıma daha sonra ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakarak uygulanan ekonomik şiddette dahil edilmiştir. Evde, sokakta, iş yerinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumlularının yargılanmasını ve caydırıcı yasal tedbirler alınmasını istiyoruz. Yargı kararlarında haksız tahrik hükümleri gelişigüzel değil, hukuka uygun olarak kullanılmalıdır. Şiddet gören, şiddete tanık olan çocuklarında suça sürüklenmeleri yolları kapatılmalı, çocuklar şiddet ortamından uzak olmalıdır.” diyerek son verdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

