Taner Kazanoğlu’ndan İBB Davasına “Torba Dava”

Gündem 30.04.2026 - 18:34, Güncelleme: 30.04.2026 - 18:40
 

Taner Kazanoğlu’ndan İBB Davasına “Torba Dava”

“Bu davaları hukuki görme şansımız yok” diyen Kazanoğlu: “İnsanları torbaya atıp ‘yardıracağız’ diyorsunuz. Tutukluluk artık cezaya dönüştü.”
Ergenekon davasının tanınmış avukatlarından, eski İBB ve İzmir Büyükşehir Meclis Üyesi Taner Kazanoğlu, Silivri’de devam eden İBB davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BirGün TV’de Zafer Arapkirli’nin programına katılan Kazanoğlu, davayı açık sözlerle eleştirdi: “Ne yazık ki bu davaları hukuki dava olarak görme şansımız yok. Bir torba yapıyorsunuz, insanların hepsini içine atıyorsunuz ve ‘yardıracağız sizi’ diyorsunuz.” Kazanoğlu, 4 bin sayfalık iddianameye de tepki göstererek, “4.000 sayfa iddianame var ama içi boş. Suç varsa açıkça koyarsınız, yoksa bu süreç hukuki değildir” ifadelerini kullandı. “TUTUKLULUK ARTIK CEZAYA DÖNÜŞTÜ” Silivri’deki sürecin hem sanıkları hem de kamuoyunu yorduğunu belirten Kazanoğlu, tutukluluk sürelerine dikkat çekti: “Bir yıldır insanlar içeride. Tutukluluk artık fiilen cezaya dönüştü.” Cezaevi koşullarına da değinen Kazanoğlu, “40 kişilik koğuşta 70 kişi kalıyor. Bu sadece hukuki değil, insani bir sorun” dedi. ALİ RIZA AKYÜZ ÖRNEĞİ: “GÖREVİNİ YAPTI, SANIK OLDU” Kazanoğlu’nun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ali Rıza Akyüz üzerinden verdiği örnek oldu. Capacity AVM ile ilgili teknik bir tespiti hatırlatan Kazanoğlu, Akyüz’ün deprem riskiyle ilgili ciddi bir uyarı yaptığını belirtti: “Perde betonların eksik olduğunu tespit ediyor ve firmaya ‘192 adet perde betonu tamamlayın’ diye yazı yazıyor.” Bu uyarının hayati önem taşıdığını vurgulayan Kazanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Orası yoğun insan trafiği olan bir AVM. ‘İnsanlar ölebilir’ diye uyarıyor. Adeta yalvarıyor.” Tüm bunlara rağmen Akyüz’ün yargı sürecine dahil edilmesini sert sözlerle eleştirerek,. “Görevini yapan bir insan bugün bu dosyada suçlanıyor. Bu tabloyu nasıl izah edeceksiniz? Ortada her gün 10-12 bin kisinin ziyaret ettiği bir yerde insanların can sağlığı tehlikesi var ama ne ilçenin belediye başkanı, ne de devletin ilgili kurumlarından ses yok.“ Kazanoğlu, yaşanan durumu Türkiye’deki diğer ihmallerle de ilişkilendirerek, “Bolu’daki yangında insanlar hayatını kaybetti. Eğer risk varsa kapatılması gerekir. Burada ise uyarı yapan kişi yargılanıyor” dedi. “MASAK: 1 LİRA YOK, AMA TUTUKLU” Taner Kazanoğlu, İzmir Büyükşehir eski Belediye Başkanı Tunç Soyer’e ilişkin değerlendirmesinde de dikkat çeken ifadeler kullandı. Geçmiş dönemde İzmir Büyükşehir Meclis üyeliği yaptığını da hatırlatan Kazanoğlu,“Dönemin belediye başkanı Tunç Soyer şu an tutuklu. MASAK raporlarına göre 15 yıllık incelemede 1 lira bile gayrimeşru para girişi yok. Her şey yasal ama buna rağmen ceza alıyor. Bunu nasıl izah edeceksiniz?” dedi. Soyer’in ana dava kapsamında tutuklu olduğunu, bundanda tahliye kararı çıkacağının görüldüğünü belirten Kazanoğlu, bu yüzdende farklı davalarla sürecin uzatıldığını söyledi. “YARGI BAĞIMSIZ OLMADAN DÜZELMEZ” Kazanoğlu, sürece ilişkin değerlendirmesinde yargı sistemine de dikkat çekti: “Bu davaların savcısı ve hakimi olmak dünyanın en zor işi. Empati yapıyorum ama ortada bir gerçek var: Yargı bağımsız olmadığı sürece bu işler düzelmez.” dedi. Ergenekon davasına atıfta bulunan Kazanoğlu, geçmişte yaşananların bugüne ışık tuttuğunu belirterek, “O dönemde görev yapan hakim ve savcıların durumu ortada. Bu süreçler kolay değil ama bu tablo da kabul edilemez” ifadelerini kullandı. “70 KİŞİLİK KOĞUŞTA 40 KİŞİ KALIYOR” Cezaevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Taner Kazanoğlu, infaz görevlilerinin insani yaklaşımına dikkat çekerken, koğuşlardaki yoğunluk ve tutukluların yaşadığı zorluklara vurgu yaptı. Cezaevine dair gözlemlerini de paylaşan Kazanoğlu, “İnfaz görevlilerinin gerçekten insani yönleri çok iyi. Onların da şartları çok kolay değil ama neticede bir maaş alıyorlar ve akşam evlerine gidebiliyorlar. Hem avukatlara hem de içerideki tutuklulara karşı yaklaşımları olumlu,” ifadelerini kullandı. Ancak aynı değerlendirmede cezaevlerindeki yaşam koşullarına ilişkin ciddi sorunlara olduğuna dikkat çeken Kazanoğlu, tutukluların yaşadığı yalnızlık ve kalabalık koğuşlar arasındaki çelişkiye vurgu yaparak, özellikle koğuş yoğunluğunun ciddi boyutlara ulaştığını belirtildi. “Biz akşam evimize gidiyoruz ama içeride kalanlar için durum çok farklı. Tek kişilik kalanlar var, bir de koğuşta kalanlar var. Mesela Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan. Birlikte İzmir Büyükşehir Meclis üyeliği yaptık. Arkadaşımız 40 kişilik koğuşta 70 kişi kalıyormuş,” sözleriyle mevcut tabloyu aktardı. Yalnızca fiziki koşulların değil, tutukluların ve ailelerinin yaşadığı psikolojik yükün de ağır olduğu ifade ederek konuşmasını sürdüren Kazanoğlu, “İnsanların, ailelerin yaşadığı dram büyük. Bir insanın hayatından yıllar çalınıyor. Ergenekon davasında olduğu gibi, 6 yıl cezaevinde kalıp sonra tahliye edilen insanlar var,” diyerek geçmiş davalara da atıfta bulundu. “TEK DELİL: BİR KİŞİNİN BEYANI” Kazanoğlu, davanın temelinin zayıf olduğunu savunarak, “Ortada somut delil yok. Tek bir kişinin beyanıyla insanlar içeride tutuluyor” değerlendirmesinde bulundu. İtirafçı mekanizmasına da dikkat çeken Kazanoğlu,“İnsanlar itirafçı olmaya zorlanıyor, Ekrem İmamoğlu’nun ifadesiyle ‘iftiracı’ olmaya zorlanıyor” dedi. “BU DAVANIN HAKİMİ İMAMOĞLU” Davanın psikolojik üstünlüğüne ilişkinde de konuşan Kazanoğlu,“Bu davanın hakimi Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Psikolojik üstünlük onda. ‘Dava çöktü’ diyor ve bu net” ifadelerini kullandı. “SUÇ YOK AMA YARGILAMA VAR” Belediyelerde karar alma süreçlerini hatırlatan Kazanoğlu, mevcut suçlamaların sistemle bağdaşmadığını belirtti: “Bir evrakı havale eden kişi içeride ama karar verenler yok. Bu izah edilemez” dedi. “BU SİSTEMDE GAZETECİ VE AVUKATLAR HEDEFTE” Kazanoğlu, yargı sistemine ilişkin eleştirisinde “Bu sistemde gazetecileri ve avukatları ortadan kaldırsalar iktidar çok daha rahat eder” ifadelerini kullandı. “SİYASİ HEDEF SUÇ OLAMAZ” İddianamede yer alan “siyasi hedef” iddialarına da değinen Kazanoğlu, “Bir siyasetçinin cumhurbaşkanı olmak istemesi suç değildir. Hedefi olmayan zaten yoktur” dedi. “ERGENEKON GİBİ ‘PARDON’ MU DENECEK?” Geçmiş davalara gönderme yapan Kazanoğlu, yaşananların ağır sonuçlarına dikkat çekti: “Ergenekon’da insanlar 6 yıl yattı, sonra ‘pardon’ denildi. Bunun telafisi yok” ifadelerini kullandı. SON SÖZ: “BU DOSYA BOŞ” Kazanoğlu, değerlendirmesini “Bu dosya gerçekten boş. Suç ve ceza olacaksa somut olur. Ama burada öyle bir şey yok.” sözlerle tamamladı.
“Bu davaları hukuki görme şansımız yok” diyen Kazanoğlu: “İnsanları torbaya atıp ‘yardıracağız’ diyorsunuz. Tutukluluk artık cezaya dönüştü.”

Ergenekon davasının tanınmış avukatlarından, eski İBB ve İzmir Büyükşehir Meclis Üyesi Taner Kazanoğlu, Silivri’de devam eden İBB davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BirGün TV’de Zafer Arapkirli’nin programına katılan Kazanoğlu, davayı açık sözlerle eleştirdi:
“Ne yazık ki bu davaları hukuki dava olarak görme şansımız yok. Bir torba yapıyorsunuz, insanların hepsini içine atıyorsunuz ve ‘yardıracağız sizi’ diyorsunuz.”

Kazanoğlu, 4 bin sayfalık iddianameye de tepki göstererek,
“4.000 sayfa iddianame var ama içi boş. Suç varsa açıkça koyarsınız, yoksa bu süreç hukuki değildir” ifadelerini kullandı.

“TUTUKLULUK ARTIK CEZAYA DÖNÜŞTÜ”

Silivri’deki sürecin hem sanıkları hem de kamuoyunu yorduğunu belirten Kazanoğlu, tutukluluk sürelerine dikkat çekti:
“Bir yıldır insanlar içeride. Tutukluluk artık fiilen cezaya dönüştü.”

Cezaevi koşullarına da değinen Kazanoğlu,
“40 kişilik koğuşta 70 kişi kalıyor. Bu sadece hukuki değil, insani bir sorun” dedi.

ALİ RIZA AKYÜZ ÖRNEĞİ: “GÖREVİNİ YAPTI, SANIK OLDU”

Kazanoğlu’nun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Ali Rıza Akyüz üzerinden verdiği örnek oldu.

Capacity AVM ile ilgili teknik bir tespiti hatırlatan Kazanoğlu, Akyüz’ün deprem riskiyle ilgili ciddi bir uyarı yaptığını belirtti:
“Perde betonların eksik olduğunu tespit ediyor ve firmaya ‘192 adet perde betonu tamamlayın’ diye yazı yazıyor.”

Bu uyarının hayati önem taşıdığını vurgulayan Kazanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Orası yoğun insan trafiği olan bir AVM. ‘İnsanlar ölebilir’ diye uyarıyor. Adeta yalvarıyor.”

Tüm bunlara rağmen Akyüz’ün yargı sürecine dahil edilmesini sert sözlerle eleştirerek,. “Görevini yapan bir insan bugün bu dosyada suçlanıyor. Bu tabloyu nasıl izah edeceksiniz? Ortada her gün 10-12 bin kisinin ziyaret ettiği bir yerde insanların can sağlığı tehlikesi var ama ne ilçenin belediye başkanı, ne de devletin ilgili kurumlarından ses yok.“

Kazanoğlu, yaşanan durumu Türkiye’deki diğer ihmallerle de ilişkilendirerek, “Bolu’daki yangında insanlar hayatını kaybetti. Eğer risk varsa kapatılması gerekir. Burada ise uyarı yapan kişi yargılanıyor” dedi.

“MASAK: 1 LİRA YOK, AMA TUTUKLU”

Taner Kazanoğlu, İzmir Büyükşehir eski Belediye Başkanı Tunç Soyer’e ilişkin değerlendirmesinde de dikkat çeken ifadeler kullandı.

Geçmiş dönemde İzmir Büyükşehir Meclis üyeliği yaptığını da hatırlatan Kazanoğlu,“Dönemin belediye başkanı Tunç Soyer şu an tutuklu. MASAK raporlarına göre 15 yıllık incelemede 1 lira bile gayrimeşru para girişi yok. Her şey yasal ama buna rağmen ceza alıyor. Bunu nasıl izah edeceksiniz?” dedi. Soyer’in ana dava kapsamında tutuklu olduğunu, bundanda tahliye kararı çıkacağının görüldüğünü belirten Kazanoğlu, bu yüzdende farklı davalarla sürecin uzatıldığını söyledi.

“YARGI BAĞIMSIZ OLMADAN DÜZELMEZ”

Kazanoğlu, sürece ilişkin değerlendirmesinde yargı sistemine de dikkat çekti:
“Bu davaların savcısı ve hakimi olmak dünyanın en zor işi. Empati yapıyorum ama ortada bir gerçek var: Yargı bağımsız olmadığı sürece bu işler düzelmez.” dedi.

Ergenekon davasına atıfta bulunan Kazanoğlu, geçmişte yaşananların bugüne ışık tuttuğunu belirterek,
“O dönemde görev yapan hakim ve savcıların durumu ortada. Bu süreçler kolay değil ama bu tablo da kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

“70 KİŞİLİK KOĞUŞTA 40 KİŞİ KALIYOR”

Cezaevine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Taner Kazanoğlu, infaz görevlilerinin insani yaklaşımına dikkat çekerken, koğuşlardaki yoğunluk ve tutukluların yaşadığı zorluklara vurgu yaptı.

Cezaevine dair gözlemlerini de paylaşan Kazanoğlu, “İnfaz görevlilerinin gerçekten insani yönleri çok iyi. Onların da şartları çok kolay değil ama neticede bir maaş alıyorlar ve akşam evlerine gidebiliyorlar. Hem avukatlara hem de içerideki tutuklulara karşı yaklaşımları olumlu,” ifadelerini kullandı.

Ancak aynı değerlendirmede cezaevlerindeki yaşam koşullarına ilişkin ciddi sorunlara olduğuna dikkat çeken Kazanoğlu, tutukluların yaşadığı yalnızlık ve kalabalık koğuşlar arasındaki çelişkiye vurgu yaparak, özellikle koğuş yoğunluğunun ciddi boyutlara ulaştığını belirtildi.

“Biz akşam evimize gidiyoruz ama içeride kalanlar için durum çok farklı. Tek kişilik kalanlar var, bir de koğuşta kalanlar var. Mesela Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan. Birlikte İzmir Büyükşehir Meclis üyeliği yaptık. Arkadaşımız 40 kişilik koğuşta 70 kişi kalıyormuş,” sözleriyle mevcut tabloyu aktardı.

Yalnızca fiziki koşulların değil, tutukluların ve ailelerinin yaşadığı psikolojik yükün de ağır olduğu ifade ederek konuşmasını sürdüren Kazanoğlu, “İnsanların, ailelerin yaşadığı dram büyük. Bir insanın hayatından yıllar çalınıyor. Ergenekon davasında olduğu gibi, 6 yıl cezaevinde kalıp sonra tahliye edilen insanlar var,” diyerek geçmiş davalara da atıfta bulundu.

“TEK DELİL: BİR KİŞİNİN BEYANI”

Kazanoğlu, davanın temelinin zayıf olduğunu savunarak, “Ortada somut delil yok. Tek bir kişinin beyanıyla insanlar içeride tutuluyor” değerlendirmesinde bulundu.

İtirafçı mekanizmasına da dikkat çeken Kazanoğlu,“İnsanlar itirafçı olmaya zorlanıyor, Ekrem İmamoğlu’nun ifadesiyle ‘iftiracı’ olmaya zorlanıyor” dedi.

“BU DAVANIN HAKİMİ İMAMOĞLU”

Davanın psikolojik üstünlüğüne ilişkinde de konuşan Kazanoğlu,“Bu davanın hakimi Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Psikolojik üstünlük onda. ‘Dava çöktü’ diyor ve bu net” ifadelerini kullandı.

“SUÇ YOK AMA YARGILAMA VAR”

Belediyelerde karar alma süreçlerini hatırlatan Kazanoğlu, mevcut suçlamaların sistemle bağdaşmadığını belirtti:
“Bir evrakı havale eden kişi içeride ama karar verenler yok. Bu izah edilemez” dedi.

“BU SİSTEMDE GAZETECİ VE AVUKATLAR HEDEFTE”

Kazanoğlu, yargı sistemine ilişkin eleştirisinde “Bu sistemde gazetecileri ve avukatları ortadan kaldırsalar iktidar çok daha rahat eder” ifadelerini kullandı.

“SİYASİ HEDEF SUÇ OLAMAZ”

İddianamede yer alan “siyasi hedef” iddialarına da değinen Kazanoğlu, “Bir siyasetçinin cumhurbaşkanı olmak istemesi suç değildir. Hedefi olmayan zaten yoktur” dedi.

“ERGENEKON GİBİ ‘PARDON’ MU DENECEK?”

Geçmiş davalara gönderme yapan Kazanoğlu, yaşananların ağır sonuçlarına dikkat çekti: “Ergenekon’da insanlar 6 yıl yattı, sonra ‘pardon’ denildi. Bunun telafisi yok” ifadelerini kullandı.

SON SÖZ: “BU DOSYA BOŞ”

Kazanoğlu, değerlendirmesini “Bu dosya gerçekten boş. Suç ve ceza olacaksa somut olur. Ama burada öyle bir şey yok.” sözlerle tamamladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.