TÜKODER’den Dünya Tüketici Hakları Günü’nde çağrı: “Tüketiciler derin yoksullukla karşı karşıya”

DÜNYA 15.03.2026 - 17:50, Güncelleme: 15.03.2026 - 18:08
 

TÜKODER’den Dünya Tüketici Hakları Günü’nde çağrı: “Tüketiciler derin yoksullukla karşı karşıya”

15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) tarafından Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda çelenk koyma töreni ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklaması öncesi konuşan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, tüketicilerin yalnızca güvensiz ürünlerle değil, derinleşen yoksulluk, düşen alım gücü ve sosyal eşitsizliklerle de mücadele etmek zorunda kaldığını söyledi.
15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) tarafından Bakırköy Özgürlük Meydanı’nın da bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk koyma töreni düzenledi. Günün önemine ilişkin yapılan basın açıklaması öncesi konuşan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, Dünya Tüketici Hakları Günü’nün her yıl tüketicilerin temel haklarına dikkat çekmek amacıyla kutlandığını belirterek, bu yıl Uluslararası Tüketici Örgütleri Birliği tarafından belirlenen temanın “Güvenli Ürünler, Kendine Güvenen Tüketiciler” olduğunu ifade etti. Basın açıklamasını okuyan TÜKODER Genel Sekreteri ve Bakırköy Şube Başkanı Oya Erakıncı, Dünya Tüketici Hakları Günü’nün her yıl tüketicilerin temel haklarına dikkat çekmek amacıyla kutlandığını belirterek, bu yıl Uluslararası Tüketici Örgütleri Birliği tarafından belirlenen temanın “Güvenli Ürünler, Kendine Güvenen Tüketiciler” olduğunu ifade etti. Bu temanın piyasada giderek artan düşük kaliteli ve güvensiz ürünlerin tüketicilerin sağlığı ve güvenliği üzerindeki risklerine dikkat çektiğini belirten Erakıncı, Türkiye’de tüketicilerin karşı karşıya olduğu sorunların bununla sınırlı olmadığını vurgulayarak “Bugün tüketiciler açısından en önemli sorunların başında derinleşen yoksulluk ve hızla düşen alım gücü gelmektedir. Gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşmakta; milyonlarca insan onurlu yaşam koşullarından giderek daha da uzaklaşmaktadır” dedi. “Tüketici hakları yalnızca hukuki değil, sosyal bir meseledir” Tüketici haklarının yalnızca hukuki bir mesele olmadığını dile getiren Erakıncı, temel ihtiyaçlara erişimin zorlaşmasının aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir sorun olduğunu söyledi. Erakıncı, “Evrensel Tüketici Haklarının birinci maddesi olan ‘temel ihtiyaçların karşılanması hakkı’ bugün açıkça ihlal edilmektedir” diye konuştu. “Güvensiz ürünler tüketicinin sağlığını tehdit ediyor” Piyasada bulunan taklit ve tağşiş ürünlerin de ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Erakıncı, yeterli denetimden geçmeden piyasaya sürülen ürünlerin tüketicilerin sağlığını ve ekonomik çıkarlarını tehdit ettiğini söyledi. Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde tüketicilerin dijital platformlarda da yeni hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Erakıncı, kişisel verilerin korunması, yanıltıcı dijital reklamlar, çevrim içi alışverişlerde yaşanan mağduriyetler ve abonelik iptallerindeki zorlukların dijital tüketici haklarının güçlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini dile getirdi. HAKEM HEYETLERİ UYARISI Oya Erakıncı, tüketicilerin haklarını arayabildiği en önemli başvuru mekanizmalarından biri olan Tüketici Hakem Heyetlerinin sayılarının azaltılması ve erişimin zorlaşmasının da ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. “Tüketicinin adalete erişimini sağlayan bu mekanizmaların güçlendirilmesi gerekirken zayıflatılması, hak arama yollarını daraltmakta ve tüketicileri daha büyük mağduriyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır” dedi. “Savaşın bedelini halklar ödüyor” Dünya genelinde yaşanan savaşların da tüketiciler üzerinde ağır ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu belirten Erakıncı, savaşın açlık, yoksulluk ve ölüm anlamına geldiğini ifade etti. Erakıncı, “Savaşın kaybedeni, bedelini ödeyen halklardır. Kazananı ise emperyalist ülkelerdeki silah tüccarlarıdır. Barış yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda tüketicilerin refahı açısından da hayati bir gerekliliktir” dedi. TÜKODER’DEN KAMU ORORİTESİNE ÇAĞRI TÜKODER açıklamasında kamu otoritelerine şu çağrılarda bulundu: Ürün güvenliği denetimleri artırılmalı Taklit ve tağşiş ürünlerle mücadelede caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı Temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştıran fiyat artışlarına karşı kamusal politikalar güçlendirilmeli Dijital tüketici hakları korunmalı Tüketici Hakem Heyetleri güçlendirilmeli Asgari ücret ve emekli maaşlarında iyileştirme yapılmalı Yoksullukla mücadele politikaları hayata geçirilmeli Doğayı tahrip eden madencilik politikalarından vazgeçilmeli Erakıncı açıklamasını, “Tüketicinin korunması yalnızca bir kanun meselesi değil, demokrasi, sosyal adalet ve insan hakları meselesidir. Tüm tüketicileri haklarını öğrenmeye, örgütlenmeye ve tüketici hareketinin bir parçası olmaya davet ediyoruz” sözleriyle tamamladı.
15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) tarafından Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda çelenk koyma töreni ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklaması öncesi konuşan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, tüketicilerin yalnızca güvensiz ürünlerle değil, derinleşen yoksulluk, düşen alım gücü ve sosyal eşitsizliklerle de mücadele etmek zorunda kaldığını söyledi.

15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) tarafından Bakırköy Özgürlük Meydanı’nın da bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk koyma töreni düzenledi. Günün önemine ilişkin yapılan basın açıklaması öncesi konuşan  TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, Dünya Tüketici Hakları Günü’nün her yıl tüketicilerin temel haklarına dikkat çekmek amacıyla kutlandığını belirterek, bu yıl Uluslararası Tüketici Örgütleri Birliği tarafından belirlenen temanın “Güvenli Ürünler, Kendine Güvenen Tüketiciler” olduğunu ifade etti.

Basın açıklamasını okuyan TÜKODER Genel Sekreteri ve Bakırköy Şube Başkanı Oya Erakıncı, Dünya Tüketici Hakları Günü’nün her yıl tüketicilerin temel haklarına dikkat çekmek amacıyla kutlandığını belirterek, bu yıl Uluslararası Tüketici Örgütleri Birliği tarafından belirlenen temanın “Güvenli Ürünler, Kendine Güvenen Tüketiciler” olduğunu ifade etti.

Bu temanın piyasada giderek artan düşük kaliteli ve güvensiz ürünlerin tüketicilerin sağlığı ve güvenliği üzerindeki risklerine dikkat çektiğini belirten Erakıncı, Türkiye’de tüketicilerin karşı karşıya olduğu sorunların bununla sınırlı olmadığını vurgulayarak “Bugün tüketiciler açısından en önemli sorunların başında derinleşen yoksulluk ve hızla düşen alım gücü gelmektedir. Gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşmakta; milyonlarca insan onurlu yaşam koşullarından giderek daha da uzaklaşmaktadır” dedi.

“Tüketici hakları yalnızca hukuki değil, sosyal bir meseledir”

Tüketici haklarının yalnızca hukuki bir mesele olmadığını dile getiren Erakıncı, temel ihtiyaçlara erişimin zorlaşmasının aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir sorun olduğunu söyledi.

Erakıncı, “Evrensel Tüketici Haklarının birinci maddesi olan ‘temel ihtiyaçların karşılanması hakkı’ bugün açıkça ihlal edilmektedir” diye konuştu.

“Güvensiz ürünler tüketicinin sağlığını tehdit ediyor”

Piyasada bulunan taklit ve tağşiş ürünlerin de ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Erakıncı, yeterli denetimden geçmeden piyasaya sürülen ürünlerin tüketicilerin sağlığını ve ekonomik çıkarlarını tehdit ettiğini söyledi.

Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde tüketicilerin dijital platformlarda da yeni hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Erakıncı, kişisel verilerin korunması, yanıltıcı dijital reklamlar, çevrim içi alışverişlerde yaşanan mağduriyetler ve abonelik iptallerindeki zorlukların dijital tüketici haklarının güçlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini dile getirdi.

HAKEM HEYETLERİ UYARISI

Oya Erakıncı, tüketicilerin haklarını arayabildiği en önemli başvuru mekanizmalarından biri olan Tüketici Hakem Heyetlerinin sayılarının azaltılması ve erişimin zorlaşmasının da ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.

“Tüketicinin adalete erişimini sağlayan bu mekanizmaların güçlendirilmesi gerekirken zayıflatılması, hak arama yollarını daraltmakta ve tüketicileri daha büyük mağduriyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır” dedi.

“Savaşın bedelini halklar ödüyor”

Dünya genelinde yaşanan savaşların da tüketiciler üzerinde ağır ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu belirten Erakıncı, savaşın açlık, yoksulluk ve ölüm anlamına geldiğini ifade etti.

Erakıncı, “Savaşın kaybedeni, bedelini ödeyen halklardır. Kazananı ise emperyalist ülkelerdeki silah tüccarlarıdır. Barış yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda tüketicilerin refahı açısından da hayati bir gerekliliktir” dedi.

TÜKODER’DEN KAMU ORORİTESİNE ÇAĞRI

TÜKODER açıklamasında kamu otoritelerine şu çağrılarda bulundu:

  • Ürün güvenliği denetimleri artırılmalı
  • Taklit ve tağşiş ürünlerle mücadelede caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı
  • Temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştıran fiyat artışlarına karşı kamusal politikalar güçlendirilmeli
  • Dijital tüketici hakları korunmalı
  • Tüketici Hakem Heyetleri güçlendirilmeli
  • Asgari ücret ve emekli maaşlarında iyileştirme yapılmalı
  • Yoksullukla mücadele politikaları hayata geçirilmeli
  • Doğayı tahrip eden madencilik politikalarından vazgeçilmeli

Erakıncı açıklamasını, “Tüketicinin korunması yalnızca bir kanun meselesi değil, demokrasi, sosyal adalet ve insan hakları meselesidir. Tüm tüketicileri haklarını öğrenmeye, örgütlenmeye ve tüketici hareketinin bir parçası olmaya davet ediyoruz” sözleriyle tamamladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.