TÜKODER’den Dünya Tüketici Hakları Günü’nde çağrı: “Tüketiciler derin yoksullukla karşı karşıya”
TÜKODER’den Dünya Tüketici Hakları Günü’nde çağrı: “Tüketiciler derin yoksullukla karşı karşıya”
15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) tarafından Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda çelenk koyma töreni ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklaması öncesi konuşan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, tüketicilerin yalnızca güvensiz ürünlerle değil, derinleşen yoksulluk, düşen alım gücü ve sosyal eşitsizliklerle de mücadele etmek zorunda kaldığını söyledi.
TÜKODER: “Tüketici yoksullukla mücadele ederken 15 Mart’ı kutlayamıyoruz”
15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) tarafından Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda çelenk koyma töreni ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama öncesi konuşan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, Dünya Tüketici Hakları Günü’nü Türkiye’de kutlayamadıklarını belirterek tüketicilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekti.
Koçal, dünyada tüketici hakları kapsamında elektronik ticaret, finansal güvenlik ve yeni nesil tüketici sorunlarının tartışıldığını ancak Türkiye’de her yıl aynı konuların konuşulduğunu söyledi.
“Dünyada tüketici haklarının gelişimi konuşulurken biz 15 Mart’ta yoksulluğu, açlığı ve hak ihlallerini konuşuyoruz” diyen Koçal, özellikle dar gelirli kesimlerin yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
“Tüketiciler açlık sınırının altında yaşıyor”
Asgari ücretle geçinen milyonlarca tüketicinin açlık sınırının altında bir gelirle yaşamaya çalıştığını belirten Koçal, barınma ve temel ihtiyaçların karşılanmasının giderek zorlaştığını söyledi.
Koçal, “Tüketicilerin alım gücü düşmüş durumda. Sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmak zorlaşıyor. Merdiven altı üretim, taklit ve tağşiş ürünler halk sağlığını tehdit ediyor. Bu tablo karşısında 15 Mart’ı kutlamamız mümkün değil” dedi.
Kadınların yoksulluktan en fazla etkilenen kesimlerden biri olduğunu vurgulayan Koçal, toplumda artan kadın cinayetlerine de dikkat çekerek sosyal sorunların tüketici haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu dile getirdi.
“Doğa ve tarım alanları rant uğruna yok ediliyor”
Türkiye’de doğal alanların ve tarım arazilerinin madencilik faaliyetleri ve rant projeleri nedeniyle tehdit altında olduğunu ifade eden Koçal, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının da ihlal edildiğini söyledi.
“Sağlıklı çevrede yaşama hakkımız ihraç ediliyor. Tarım alanlarımız, yaylalarımız rant uğruna şirketlere bırakılıyor. Bu nedenle de bugün kutlama değil, mücadele günü” diye konuştu.
“Hakem heyetlerinin kapatılmasına karşı mücadele edeceğiz”
Tüketici hakem heyetlerinin kapatılıp merkezileştirilmesi girişimine de tepki gösteren Koçal, 31 Aralık itibarıyla birçok ilçe tüketici hakem heyetinin kapatıldığını ve bunun tüketicilerin hak arama yollarını zorlaştıracağını belirtti.
Koçal, “19 ilde 45 ilçe tüketici hakem heyeti kapatıldı. Yerine sadece birkaç ilde il hakem heyeti kuruldu. Bu durum başvuruların tek merkezde toplanmasına ve süreçlerin gecikmesine neden olacak. Geciken adalet, adalet değildir” dedi.
TÜKODER olarak bu karara karşı hukuki mücadele başlattıklarını açıklayan Koçal, tüketici hakem heyetlerinin yeniden açılması için imza kampanyası başlattıklarını duyurdu.
“Kaynaklar halk için kullanılmalı”
Türkiye’nin en büyük sorunlarının yoksulluk, açlık ve sağlıklı gıdaya erişim olduğunu vurgulayan Koçal, ülke kaynaklarının halk yararına kullanılmasını istedi.
“Deniyor ki kaynak yok. Oysa bu ülkenin kaynakları var. Bu kaynaklar ulus ötesi şirketlerin kasalarına değil halkın cebine gitmelidir” diyen Koçal, tüketicilerin alım gücünün artırılması gerektiğini ifade etti.
“Savaşlar açlık ve yoksulluğu artırıyor”
Konuşmasının sonunda bölgedeki savaşlara da değinen Koçal, savaşların açlık, yoksulluk ve hak ihlallerini artırdığını söyledi.
Koçal, “Savaş demek açlık demek, ölüm demek. Dünya halkları savaşa karşı ortak mücadele vermelidir. Türkiye’de de yoksulluğa ve hak ihlallerine karşı birleşerek mücadele etmek zorundayız” diyerek, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sözleriyle konuşmasına son verdi.

Koçal'ın ardından basın açıklamasını okuyan TÜKODER Genel Sekreteri ve Bakırköy Şube Başkanı Oya Erakıncı, Dünya Tüketici Hakları Günü’nün her yıl tüketicilerin temel haklarına dikkat çekmek amacıyla kutlandığını belirterek, bu yıl Uluslararası Tüketici Örgütleri Birliği tarafından belirlenen temanın “Güvenli Ürünler, Kendine Güvenen Tüketiciler” olduğunu ifade etti.
Bu temanın piyasada giderek artan düşük kaliteli ve güvensiz ürünlerin tüketicilerin sağlığı ve güvenliği üzerindeki risklerine dikkat çektiğini belirten Erakıncı, Türkiye’de tüketicilerin karşı karşıya olduğu sorunların bununla sınırlı olmadığını vurgulayarak “Bugün tüketiciler açısından en önemli sorunların başında derinleşen yoksulluk ve hızla düşen alım gücü gelmektedir. Gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşmakta; milyonlarca insan onurlu yaşam koşullarından giderek daha da uzaklaşmaktadır” dedi.
“Tüketici hakları yalnızca hukuki değil, sosyal bir meseledir”
Tüketici haklarının yalnızca hukuki bir mesele olmadığını dile getiren Erakıncı, temel ihtiyaçlara erişimin zorlaşmasının aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir sorun olduğunu söyledi.
Erakıncı, “Evrensel Tüketici Haklarının birinci maddesi olan ‘temel ihtiyaçların karşılanması hakkı’ bugün açıkça ihlal edilmektedir” diye konuştu.
“Güvensiz ürünler tüketicinin sağlığını tehdit ediyor”
Piyasada bulunan taklit ve tağşiş ürünlerin de ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Erakıncı, yeterli denetimden geçmeden piyasaya sürülen ürünlerin tüketicilerin sağlığını ve ekonomik çıkarlarını tehdit ettiğini söyledi.
Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde tüketicilerin dijital platformlarda da yeni hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Erakıncı, kişisel verilerin korunması, yanıltıcı dijital reklamlar, çevrim içi alışverişlerde yaşanan mağduriyetler ve abonelik iptallerindeki zorlukların dijital tüketici haklarının güçlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini dile getirdi.
HAKEM HEYETLERİ UYARISI
Oya Erakıncı, tüketicilerin haklarını arayabildiği en önemli başvuru mekanizmalarından biri olan Tüketici Hakem Heyetlerinin sayılarının azaltılması ve erişimin zorlaşmasının da ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.
“Tüketicinin adalete erişimini sağlayan bu mekanizmaların güçlendirilmesi gerekirken zayıflatılması, hak arama yollarını daraltmakta ve tüketicileri daha büyük mağduriyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır” dedi.
“Savaşın bedelini halklar ödüyor”
Dünya genelinde yaşanan savaşların da tüketiciler üzerinde ağır ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu belirten Erakıncı, savaşın açlık, yoksulluk ve ölüm anlamına geldiğini ifade etti.
Erakıncı, “Savaşın kaybedeni, bedelini ödeyen halklardır. Kazananı ise emperyalist ülkelerdeki silah tüccarlarıdır. Barış yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda tüketicilerin refahı açısından da hayati bir gerekliliktir” dedi.

TÜKODER’DEN KAMU ORORİTESİNE ÇAĞRI
TÜKODER açıklamasında kamu otoritelerine şu çağrılarda bulundu:
- Ürün güvenliği denetimleri artırılmalı
- Taklit ve tağşiş ürünlerle mücadelede caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı
- Temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştıran fiyat artışlarına karşı kamusal politikalar güçlendirilmeli
- Dijital tüketici hakları korunmalı
- Tüketici Hakem Heyetleri güçlendirilmeli
- Asgari ücret ve emekli maaşlarında iyileştirme yapılmalı
- Yoksullukla mücadele politikaları hayata geçirilmeli
- Doğayı tahrip eden madencilik politikalarından vazgeçilmeli
Erakıncı açıklamasını, “Tüketicinin korunması yalnızca bir kanun meselesi değil, demokrasi, sosyal adalet ve insan hakları meselesidir. Tüm tüketicileri haklarını öğrenmeye, örgütlenmeye ve tüketici hareketinin bir parçası olmaya davet ediyoruz” sözleriyle tamamladı.

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

