“Zihnimiz bir sürü karanlık odadan oluşur. Ancak bizler yeni kelimeler öğrendikçe o odalar bir bir aydınlanır!”
“Zihnimiz bir sürü karanlık odadan oluşur. Ancak bizler yeni kelimeler öğrendikçe o odalar bir bir aydınlanır!”
Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evlerinin düzenlediği Gençlerle Baş Başa Sohbetleri’nin bu ayki konuğu kıymetli yazar Tuğba Coşkuner oldu.
Çocukları ve gençleri her ay kitapların dünyasına misafir eden, onların kültürel ve sanatsal anlamda gelişimlerine destek veren Zeytinburnu Bilgi Evlerinin kıymetli misafiri yazar Tuğba Coşkuner, çocuklarla çok verimli bir söyleşi gerçekleştirdi.
Kendisinin yazar olma yolculuğunu çocuklarla paylaşan Coşkuner, hiçbir zaman hiçbir şey için geç olmayacağını, kendisinin 8. sınıfa kadar tembel bir öğrenci olduğunu ancak sonrasında derslerine çok güçlü bir şekilde bağlandığını ve çok çalıştığını dile getirerek azim ve kararlılığın her sorunu çözmede mükemmel sonuçlar getireceğini vurguladı.
“İnternet sayesinde dünya, küçücük bir köy haline geldi. İstersek her bilgiye ulaşabiliriz. Benim dönemimde bilgiye erişim şimdiki kadar kolay değildi. Yani çocuklar ben bu tembellikle toparlayabildiysem kendimi, eminim sizler de bir şeyleri düzeltebilirsiniz. Üstelik bir şey öğrenmenin lezzetini aldığınızda bunu hiçbir şeye değişmeyeceksiniz. Bu en sevdiğiniz yemeği yemiş gibi bir his bırakacak damaklarınızda.” cümleleri ile de çocuklara altın değerinde tavsiyeler verdi.
Okudukları kitapları, yazdıkları yazıları biriyle paylaşma ihtiyacının kendisini ve arkadaşlarını etkilediğini söyleyen yazar Coşkuner böylelikle okulda gazete çıkarmaya başladıklarından şiir, deneme, gezi yazısı gibi farklı kategorilerde bir sürü yazı yazdıklarından bahsetti.
“Üniversitede Matematik Öğretmenliği okurken editörlük hayatıma başladım. Sonra da yazmaya başladım. Zaten siz yazdıkça bir süre sonra daha çok fikir yumurtlamaya başlıyorsunuz. Zihnimiz bir sürü karanlık odadan oluşur. Ancak bizler yeni kelimeler öğrendikçe o odalar bir bir aydınlanır!” ifadeleri ile hem yazma serüvenine dair hayatından örnekler verdi hem de yeni kelimeler öğrenme yolculuğumuzun kaç yaşında olursak olalım devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Çocuklardan gelen “Kitaplarınızı yazarken size ne ilham oldu?” sorusuna ise:
“Okuduklarım, gördüklerim ve gezdiğim yerler hepsi etkili. Fakat burada hassas bir nokta var. Okuduğumuz bir kitaptan ya da izlediğimiz bir filmden çok etkilenirsek buna benzer bir ürün ortaya çıkarırsak bu intihal olur. O yüzden biz kendi fikirlerimizi kendi bakış açımızla anlatmaya çalışmalıyız.” diyerek kendimize özgü olan, her zaman çok değerlidir mesajını çocuklara verdi.
Bir kitabın yazılma sürecinden basım sürecine kadar olan aşamaları meraklı çocuklara tek tek anlatan Coşkuner, çocuklardan gelen soruları da yanıtladıktan sonra “Yeşil Kafalar ” isimli kitap serisini imzalayarak çiçek takdimi eşliğinde söyleşisini tamamladı.

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

