İBB MECLİSİ’NDE ABDULCEBAR BARIŞ’TAN “KENT UZLAŞISI” VURGUSU: “HALKIN İRADESİ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ”
İBB MECLİSİ’NDE ABDULCEBAR BARIŞ’TAN “KENT UZLAŞISI” VURGUSU: “HALKIN İRADESİ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ”
İBB Meclisi’nde konuşan Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen meclis üyesi Abdulcebar Barış, soruşturmalar nedeniyle tutuklanan isimleri, Kürtlerin demokratik siyasete katılımını ve siyasi parti değiştiren seçilmişleri gündeme taşıdı. Barış, “Bir Kürdün belediye meclisine seçilmesi ne zamandan beri sızma olarak tanımlanmıştır?” diye sorarken, siyasi transferlere ilişkin de “Belediye başkanları, meclis üyeleri ve milletvekilleri transfer edilecek futbolcular değildir” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde gündemdışı konuşan Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen meclis üyesi Abdulcebar Barış, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kent Uzlaşısı’nın yalnızca seçimlere yönelik teknik bir kavram olmadığını, farklı kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşama iradesini temsil ettiğini belirten Barış, bu kapsamda yürütülen soruşturmaları ve tutuklamaları eleştirdi.
“Kent uzlaşısı birlikte yaşama iradesiydi”
Konuşmasına 31 Mart 2024 yerel seçimlerini hatırlatarak başlayan Barış, “Kent dediğiniz farklıların bir arada yaşadığı ortak yaşam alanıdır. Uzlaşı dediğiniz ise farklı düşüncelerin birbirlerini yok etmeden, birbirlerine tahakküm kurmadan ortak bir gelecekte buluşmasıdır” dedi.
Kent Uzlaşısı’nın farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin aynı kentte eşit yurttaşlar olarak yaşayabilme umudunu taşıdığını ifade eden Barış, İstanbul’un daha demokratik, adil, özgür ve yaşanabilir bir kent olması hedefiyle seçim sürecinde mahalle mahalle, sokak sokak çalıştıklarını söyledi.
Ancak bu yaklaşımın daha ilk günden hedef alındığını savunan Barış, Kent Uzlaşısı kapsamında yürütülen soruşturmalarda 10 arkadaşlarının tutuklandığını ve aylarca cezaevinde kaldığını belirtti. Barış, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da süreç üzerinden hedef alındığını öne sürerek Şişli ve Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanmasına ve belediye yönetimlerine kayyum atanmasına tepki gösterdi.
“Bir Kürdün seçilmesi ne zamandan beri sızma?”
Barış, konuşmasında soruşturma dosyasında Kürtlerin Batı’ya “sızacağı” yönünde bir iddianın yer aldığını belirterek, bu yaklaşımın demokratik temsil ve eşit yurttaşlık açısından sorgulanması gerektiğini söyledi.
“ Kürtler bu ülkenin vatandaşı değil mi? İstanbul bu ülkenin şehri değil mi? Kürtlerin seçme ve seçilme hakkı yok mu?” diye soran Barış, şöyle konuştu:
“Bir Kürdün belediye meclisine seçilmesi ne zamandan beri sızma olarak tanımlanmıştır? Bir insan kendi ülkesinin belediyesinde seçiliyorsa bunun adı sızma değil, demokratik haktır. Bir yurttaş kendi ülkesinin yönetiminde söz sahibi olmak istiyorsa bunun adı suç değil, anayasal haktır.”
Kürtlerin İstanbul’un ve Türkiye’nin yabancısı olmadığını belirten Barış, demokratik siyasal katılımın güvenlik tehdidi olarak gösterilmesine karşı çıktı. Bu yaklaşımın toplumsal güveni zedelediğini savunan Barış, önyargıların ve kutuplaşmanın büyümesinin adalete duyulan güveni de ortadan kaldırabileceğini söyledi.
“Adaletin olmadığı yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde toplumsal barış olmaz. Toplumsal barışın olmadığı yerde gerçek demokrasiden söz edilemez” diyen Barış, kimlikler üzerinden siyaset yapmak yerine eşit yurttaşlık temelinde birlikte yaşama çağrısında bulundu.
Elif Gül ve Turabi Şen’in cezalarına tepki
Barış, geçtiğimiz çarşamba günü görülen davada Elif Gül ve Turabi Şen’e verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezalarını da eleştirdi. Kararı adil bulmadıklarını belirten Barış, kararın hukuki ve vicdani açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Demokratik siyaset faaliyetlerinin cezalandırılmasının toplumsal barışa hizmet etmeyeceğini ifade eden Barış, meclis üyelerine söz konusu cezalara karşı hukukun ve adaletin yanında durma çağrısı yaptı.
Beraat eden arkadaşlarının görevlerine dönebilmeleri için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını isteyen Barış, seçmenlerin sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunması gerektiğini söyledi.
“Çünkü demokrasinin en temel ilkelerinden bir tanesi de budur. Seçimle gelen seçimle gitmelidir” diyen Barış, seçilmiş temsilcilerin görevlerini yerine getirebilmesinin demokratik temsil açısından önemine dikkat çekti.
“Siyaset, futbol kulüplerinin transfer piyasasına dönüştürülemez”
Konuşmasının devamında son dönemde siyasette yaşanan parti değiştirme ve transfer tartışmalarına değinen Barış, siyasetçilerin futbolcular gibi transfer edilmesini eleştirdi.
Türk futbolunun eski kulüp başkanlarından İlhan Cavcav’a atıfta bulunan Barış, siyasi partilerin transfer çalışmaları bakımından futbol kulüplerini geride bıraktığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Ancak siyaset futbol kulüplerinin transfer piyasasına dönüştürülemez. Çünkü bir futbolcunun mesleği gereği transfere uygun bir yapısı vardır. Bu da doğaldır. Ama bir siyasetçi için çok vahim bir durumdur. Belediye başkanları, meclis üyeleri ve milletvekilleri transfer edilecek futbolcular değildir. Onlar halkın oyuyla seçilmiş temsilcilerdir.”
Siyasi tercih özgürlüğü ile baskı veya çıkar karşılığında siyasi saf değiştirme iddialarının birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Barış, siyasetin temel görevinin seçmeni ikna etmek ve halkın güvenini kazanmak olduğunu söyledi.
Barış, “Halkın iradesi pazarlık konusu yapılamaz, olamaz” diyerek siyasi ahlakın korunması çağrısında bulundu.
“Toplum kutuplaşmadan yoruldu”
Türkiye’de toplumun kutuplaşma ve ötekileştirmeden yorulduğunu dile getiren Barış, insanların huzur, adalet, eşitlik, özgürlük ve geleceğe güvenle bakabilme beklentisi taşıdığını ifade etti.
Barış, “Bizim ihtiyacımız olan daha fazla kutuplaşma değil, daha fazla demokrasidir. Daha fazla baskı değil, daha fazla özgürlüktür. Daha fazla ayrışma değil, daha fazla uzlaşmadır” dedi.
Barış, barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini belirterek, farklı kimlik ve inançlardan insanların kendilerini ülkenin eşit ve onurlu yurttaşları olarak görebilmelerinin önemini vurguladı.
Konuşmasını eşit yurttaşlık, adalet ve demokratik Türkiye çağrısıyla tamamlayan Barış, “Bizim mücadelemiz tam da bu noktada başlıyor. Eşit yurttaşlık için, gerçek adalet için, onurlu barış için ve herkesin kendisini ait hissettiği demokratik, adil, özgür bir Türkiye için hepinizi saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

