İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAOS!

Gündem 24.01.2026 - 21:34, Güncelleme: 26.01.2026 - 13:37
 

İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAOS!

Mimarlar Odası’nın başvurusu üzerine İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 1/5000 ölçekli plan değişikliğini değerlendirmeye aldı. Yargı süreci devam ederken, planların şehircilik ilkelerine uygunluğu tartışılıyor.
İstanbul’da kentsel dönüşümde büyük bir hukuki kriz yaşanıyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Başkanlığı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) karşı açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’na eklenen “Çatı Plan Notu”nun yürütmesini durdurdu. Bu karar, kentsel dönüşüm projelerinde şehir genelinde yeni bir idari kaosun başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Mahkeme: “Hukuka açıkça aykırılık ve telafisi güç zarar riski mevcut” İstanbul 14. İdare Mahkemesi’nce yapılan incelemede, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yürütmenin Durdurulması”na ilişkin 27. maddesi temel alınarak karar verildi. Mahkeme, söz konusu maddenin açık hükmüne atıf yaparak, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğma ihtimali bulunduğu ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu kanaatine vardı. Kararda ayrıca, yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğunun ve uygulanması halinde doğacak zararların ayrıntılı olarak belirtilmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme, İstanbul genelinde çatı alanlarına ilişkin plan notu uygulamasının yeni yapılaşma hakları doğurabileceğini, bu durumun da şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti. Böylece, işlemin uygulanması hâlinde şehir dokusunda ve imar bütünlüğünde geri dönülmesi güç sonuçlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına hükmedildi. İmar Kanunu Hükümleri de Dikkate Alındı Kararda ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. ve 8. maddeleri de değerlendirildi. Mahkeme; “Nazım İmar Planı”nın, yerleşim alanlarının genel kullanım biçimlerini, nüfus yoğunluğunu ve ulaşım sistemlerini belirleyen üst ölçekli bir plan olduğunu, “Uygulama İmar Planı”nın ise bu kararlara dayanarak ayrıntılandırılan alt ölçekli plan niteliği taşıdığını hatırlattı. İmar Kanunu’nun 8. maddesine göre nazım planların belediyeler tarafından yapılması, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girmesi ve bir ay süreyle ilan edilmesi gerektiği belirtilirken, plan değişikliklerinin yasal süreç tamamlanmadan uygulanamayacağı vurgulandı. Mahkeme, İBB tarafından getirilen “Çatı Plan Notu” ilavesinin bu süreçleri tam olarak karşılamadığına dikkat çekerek, planın uygulama esasları açısından belirsizlik içerdiğini ve planlama hiyerarşisine uygunluk taşımadığını belirtti. İBB: “Dönüşüm süreci için teknik bir düzenlemedir” İBB savunmasında, dava konusu plan notunun kentsel dönüşüm süreçlerini teşvik eden, mevcut yapı stokunun yenilenmesini kolaylaştıran ve şehir estetiğine katkı sağlayan bir düzenleme olduğunu belirtti. Belediye, değişikliğin herhangi bir ek yoğunluk veya emsal artışı getirmediğini, sadece mevcut imar hakları çerçevesinde çatı alanlarının daha verimli kullanılması amacını taşıdığını savundu. Ancak mahkeme, plan notunun şehircilik ilkeleriyle ve planlama esaslarıyla tam uyum içinde olmadığını tespit etti. Sonuç: Kentsel dönüşümde yeni bir belirsizlik dönemi Kararın ardından, 1/5000 planların iptali, ilçe belediyelerinin yürüttüğü 1/1000 ölçekli planları da etkisiz hale getirdi. Pek çok ilçede yürütülen dönüşüm projeleri durma noktasına gelirken, hem vatandaşlar hem de müteahhit firmalar mağduriyet yaşıyor. Şehir plancıları, yeni bir plan revizyon sürecinin acilen başlatılmaması halinde İstanbul’da dönüşüm sürecinin tamamen durabileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre, bu karar sadece teknik bir plan tartışmasından öte, İstanbul’un gelecekteki şehirleşme politikasını da kökten etkileyecek.  
Mimarlar Odası’nın başvurusu üzerine İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 1/5000 ölçekli plan değişikliğini değerlendirmeye aldı. Yargı süreci devam ederken, planların şehircilik ilkelerine uygunluğu tartışılıyor.

İstanbul’da kentsel dönüşümde büyük bir hukuki kriz yaşanıyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Başkanlığı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) karşı açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’na eklenen “Çatı Plan Notu”nun yürütmesini durdurdu. Bu karar, kentsel dönüşüm projelerinde şehir genelinde yeni bir idari kaosun başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Mahkeme: “Hukuka açıkça aykırılık ve telafisi güç zarar riski mevcut”

İstanbul 14. İdare Mahkemesi’nce yapılan incelemede, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yürütmenin Durdurulması”na ilişkin 27. maddesi temel alınarak karar verildi.

Mahkeme, söz konusu maddenin açık hükmüne atıf yaparak, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğma ihtimali bulunduğu ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu kanaatine vardı. Kararda ayrıca, yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğunun ve uygulanması halinde doğacak zararların ayrıntılı olarak belirtilmesi gerektiği vurgulandı.

Mahkeme, İstanbul genelinde çatı alanlarına ilişkin plan notu uygulamasının yeni yapılaşma hakları doğurabileceğini, bu durumun da şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti. Böylece, işlemin uygulanması hâlinde şehir dokusunda ve imar bütünlüğünde geri dönülmesi güç sonuçlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına hükmedildi.

İmar Kanunu Hükümleri de Dikkate Alındı

Kararda ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. ve 8. maddeleri de değerlendirildi.
Mahkeme; “Nazım İmar Planı”nın, yerleşim alanlarının genel kullanım biçimlerini, nüfus yoğunluğunu ve ulaşım sistemlerini belirleyen üst ölçekli bir plan olduğunu, “Uygulama İmar Planı”nın ise bu kararlara dayanarak ayrıntılandırılan alt ölçekli plan niteliği taşıdığını hatırlattı.

İmar Kanunu’nun 8. maddesine göre nazım planların belediyeler tarafından yapılması, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girmesi ve bir ay süreyle ilan edilmesi gerektiği belirtilirken, plan değişikliklerinin yasal süreç tamamlanmadan uygulanamayacağı vurgulandı.

Mahkeme, İBB tarafından getirilen “Çatı Plan Notu” ilavesinin bu süreçleri tam olarak karşılamadığına dikkat çekerek, planın uygulama esasları açısından belirsizlik içerdiğini ve planlama hiyerarşisine uygunluk taşımadığını belirtti.

İBB: “Dönüşüm süreci için teknik bir düzenlemedir”

İBB savunmasında, dava konusu plan notunun kentsel dönüşüm süreçlerini teşvik eden, mevcut yapı stokunun yenilenmesini kolaylaştıran ve şehir estetiğine katkı sağlayan bir düzenleme olduğunu belirtti. Belediye, değişikliğin herhangi bir ek yoğunluk veya emsal artışı getirmediğini, sadece mevcut imar hakları çerçevesinde çatı alanlarının daha verimli kullanılması amacını taşıdığını savundu.

Ancak mahkeme, plan notunun şehircilik ilkeleriyle ve planlama esaslarıyla tam uyum içinde olmadığını tespit etti.

Sonuç: Kentsel dönüşümde yeni bir belirsizlik dönemi

Kararın ardından, 1/5000 planların iptali, ilçe belediyelerinin yürüttüğü 1/1000 ölçekli planları da etkisiz hale getirdi. Pek çok ilçede yürütülen dönüşüm projeleri durma noktasına gelirken, hem vatandaşlar hem de müteahhit firmalar mağduriyet yaşıyor.

Şehir plancıları, yeni bir plan revizyon sürecinin acilen başlatılmaması halinde İstanbul’da dönüşüm sürecinin tamamen durabileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre, bu karar sadece teknik bir plan tartışmasından öte, İstanbul’un gelecekteki şehirleşme politikasını da kökten etkileyecek.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (5 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hd
(25.01.2026 02:00 - #496)
Yapacaklari isin icine edeyim!
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Cihanakkoyun
(25.01.2026 08:57 - #497)
Başlamış inşaatlarda binlerce daire sahibi mağdur durumda müteahhitleril için çok zor bir dönem olacaktır sözüm usulden olmamalı
Oya ecer Muteahhit benim evimi yok etti dublex yapmak için zorla 3 kuruşa evimi şartı bu nadil kentsel dönüşüm ben emekliyim başka evim yok dublex almak için apartmandaki diğer kişiler mutahhit ve bakirkoy belediyesi evimi elimden aldı alkah belaları i versin insallah
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Oya ecer
(25.01.2026 22:58 - #499)
Duplex çatı yapıp cok para almak için benim evimi yok ettiler Allah belalarını versin mutahhit apartmandaki diğer kisiiler ve bakirkoy belediyesi 3 kurus sattılar ve bina sakat yapıldı yanlış projeyle yapıldı bu projeyi bakirkoy bel göya tehdit etmiş nuteahhit kabul etti dunyada bile böyle bir proje görülmemiştir Allah belalarını versin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Biradam
(26.01.2026 10:21 - #500)
TMMOB sorun çıkarmaktan başka ne işe yarıyor. Bu kat olmasa şuan İstanbul'da hiçbir yapı nerdeyse kentsel dönüşüme giremiyor. Madem itiraz edeceksiniz. Bir çözüm de sunun. Ama nerdeee. Mağduriyete bak şimdi.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
A. Haydar TAKMAZ
(27.01.2026 12:29 - #501)
Bu davanın sonucu YÜRÜTMENİN DURDURULMASI sonucunu üst mahkeme kaldırırsa bile," işlemin iptali" işlemi dava sürecine göre devam edecektir. Bu durumda hangi YÜKLENİCİ FİRMA bulanık suda balık avlayacaktır. Ruhsatsız kaçak yer yapar mı? Yapsa bile kime nasıl satabilir. Bu iş iyice GİRİFT hale geldi, sözleşmeler patır patır iptal ediliyor...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.