İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAOS!
İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAOS!
Mimarlar Odası’nın başvurusu üzerine İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 1/5000 ölçekli plan değişikliğini değerlendirmeye aldı. Yargı süreci devam ederken, planların şehircilik ilkelerine uygunluğu tartışılıyor.
İstanbul’da kentsel dönüşümde büyük bir hukuki kriz yaşanıyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Başkanlığı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) karşı açtığı dava sonuçlandı. İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’na eklenen “Çatı Plan Notu”nun yürütmesini durdurdu. Bu karar, kentsel dönüşüm projelerinde şehir genelinde yeni bir idari kaosun başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Mahkeme: “Hukuka açıkça aykırılık ve telafisi güç zarar riski mevcut”
İstanbul 14. İdare Mahkemesi’nce yapılan incelemede, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Yürütmenin Durdurulması”na ilişkin 27. maddesi temel alınarak karar verildi.
Mahkeme, söz konusu maddenin açık hükmüne atıf yaparak, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğma ihtimali bulunduğu ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu kanaatine vardı. Kararda ayrıca, yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğunun ve uygulanması halinde doğacak zararların ayrıntılı olarak belirtilmesi gerektiği vurgulandı.
Mahkeme, İstanbul genelinde çatı alanlarına ilişkin plan notu uygulamasının yeni yapılaşma hakları doğurabileceğini, bu durumun da şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti. Böylece, işlemin uygulanması hâlinde şehir dokusunda ve imar bütünlüğünde geri dönülmesi güç sonuçlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına hükmedildi.
İmar Kanunu Hükümleri de Dikkate Alındı
Kararda ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. ve 8. maddeleri de değerlendirildi.
Mahkeme; “Nazım İmar Planı”nın, yerleşim alanlarının genel kullanım biçimlerini, nüfus yoğunluğunu ve ulaşım sistemlerini belirleyen üst ölçekli bir plan olduğunu, “Uygulama İmar Planı”nın ise bu kararlara dayanarak ayrıntılandırılan alt ölçekli plan niteliği taşıdığını hatırlattı.
İmar Kanunu’nun 8. maddesine göre nazım planların belediyeler tarafından yapılması, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girmesi ve bir ay süreyle ilan edilmesi gerektiği belirtilirken, plan değişikliklerinin yasal süreç tamamlanmadan uygulanamayacağı vurgulandı.
Mahkeme, İBB tarafından getirilen “Çatı Plan Notu” ilavesinin bu süreçleri tam olarak karşılamadığına dikkat çekerek, planın uygulama esasları açısından belirsizlik içerdiğini ve planlama hiyerarşisine uygunluk taşımadığını belirtti.
İBB: “Dönüşüm süreci için teknik bir düzenlemedir”
İBB savunmasında, dava konusu plan notunun kentsel dönüşüm süreçlerini teşvik eden, mevcut yapı stokunun yenilenmesini kolaylaştıran ve şehir estetiğine katkı sağlayan bir düzenleme olduğunu belirtti. Belediye, değişikliğin herhangi bir ek yoğunluk veya emsal artışı getirmediğini, sadece mevcut imar hakları çerçevesinde çatı alanlarının daha verimli kullanılması amacını taşıdığını savundu.
Ancak mahkeme, plan notunun şehircilik ilkeleriyle ve planlama esaslarıyla tam uyum içinde olmadığını tespit etti.
Sonuç: Kentsel dönüşümde yeni bir belirsizlik dönemi
Kararın ardından, 1/5000 planların iptali, ilçe belediyelerinin yürüttüğü 1/1000 ölçekli planları da etkisiz hale getirdi. Pek çok ilçede yürütülen dönüşüm projeleri durma noktasına gelirken, hem vatandaşlar hem de müteahhit firmalar mağduriyet yaşıyor.
Şehir plancıları, yeni bir plan revizyon sürecinin acilen başlatılmaması halinde İstanbul’da dönüşüm sürecinin tamamen durabileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre, bu karar sadece teknik bir plan tartışmasından öte, İstanbul’un gelecekteki şehirleşme politikasını da kökten etkileyecek.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

