Şiddetle mücadele söylemle değil, kararlı, şeffaf ve etkin politikalarla yürütülebilir!

Gündem 25.11.2025 - 17:54, Güncelleme: 25.11.2025 - 17:54
 

Şiddetle mücadele söylemle değil, kararlı, şeffaf ve etkin politikalarla yürütülebilir!

Zafer Partisi Bakırköy İlçe Başkanlığı, ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm' hareketinin başlangıç günü sebebiyle basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan İlçe Başkanı Reşide Arık Oktay, “Kadına yönelik şiddet sadece bireysel bir suç değil toplumsal huzurumuzu, milli birliğimizi ve ülkemizin geleceğini tehdit eden derin bir yaradır” dedi.
Zafer Partisi Bakırköy İlçe Başkanı Reşide Arık Oktay ve yönetimi, 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü dolayısıyla Özgürlük (Cumhuriyet) Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Kadına yönelik şiddetin sadece bireysel bir suç değil, toplumsal huzurumuzu, milli birliğimizi ve ülkemizin geleceğini tehdit eden derin bir yara olduğunun belirtildiği açıklamada konuşan Reşide Arık Oktay, “Kadınlarımız tarih boyunca bu milletin yükünü omuzlamış, savaşta, üretimde, ailede ve toplumsal yaşamda ülkemizin temel direği olmuştur. Onlara yönelen bir saldırı, milletimizin özüne yönelmiş bir saldırıdır” diyerek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı. ALINAN ÖNLEMLER YETERSİZDİR Buna rağmen ülkede yaşanan kadın cinayetleri ve şiddet vakaları her yıl devam etmektedir. Ne yazık ki mevcut iktidarın uyguladığı politikalar, hazırladığı yasalar ve yürüttüğü önleme mekanizmaları bu vahim tabloyu değiştirmekte yeterli olmamıştır. Kadın cinayetlerinin önemli bir kısmı, koruma kararına rağmen işlenmekte, şiddete maruz kalan kadınlar devletin sunduğu koruma ve destek ağlarında hala ciddi boşluklarla karşılaşmaktadır. Bu durum alınan önlemlerin hem kapsam hem de uygulama açısından yetersiz olduğunu açıkça göstermektedir. Şiddetle mücadele sadece söylemle değil, kararlı, şeffaf ve etkin politikalarla yürütülebilir. KADINA YÖNELİK ŞİDDET MİLLİ BİR MESELEDİR Ancak, yıllardır verilen sözlere rağmen kadın örgütlerinin uyarıları dikkate alınmamış, uzmanların önerileri politika üretim sürecine yeterince yansıtılmamış, koruyucu ve önleyici mekanizmalar güçlendirilmemiştir. Kadına yönelik şiddet gibi milli bir meselede atılması gereken adımların ertelenmesi, siyasi tartışmalara kurban edilmesi, ülkemizin geleceğini zayıflatmakta, toplumun vicdanını derinden yaralamaktadır. TÜRK KÜLTÜRÜNDE KADIN BAŞ TACIDIR Türk milletinin bin yıllık kültüründe kadın baş tacıdır. Bu nedenle şiddeti durdurmak yalnızca devletin değil milletçe hepimizin sorumluğundadır. Ancak devlet gerekli iradeyi ortaya koymadan bu mücadelenin başarıya ulaşması mümkün değildir. Kadınlarımızın yaşam hakkı tartışma konusu olamaz; siyaseti önceliklere göre şekillenen politikalarla korunamaz. Bugün bir kez daha vurguluyoruz! Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde iktidar gerekli adımları atmakta gecikmiştir ve bu gecikme her yıl yüzlerce cana mal olmaktadır. Bu nedenle daha güçlü, daha kapsamlı, daha bilimsel ve daha kararlı bir mücadele stratejisinin acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kadınların hayatını korumak, bir toplumun en temel milli görevidir. Güçlü kadın olmadan güçlü aile, güçlü aile olmadan güçlü bir millet olamaz. Kadınlarımızın özgürce, güven içinde yaşadığı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Son olarak Atamızın da söylediği gibi, ‘Ey Türk kadını, sen yerlerde sürüklenmeye değil omuzlarda göklere yükselmeye layıksın’
Zafer Partisi Bakırköy İlçe Başkanlığı, ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm' hareketinin başlangıç günü sebebiyle basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan İlçe Başkanı Reşide Arık Oktay, “Kadına yönelik şiddet sadece bireysel bir suç değil toplumsal huzurumuzu, milli birliğimizi ve ülkemizin geleceğini tehdit eden derin bir yaradır” dedi.

Zafer Partisi href="https://www.yurt-haber.com/ara?q=Bakırköy " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Bakırköy İlçe Başkanı href="https://www.yurt-haber.com/ara?q=Reşide Arık Oktay " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Reşide Arık Oktay ve yönetimi, 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü dolayısıyla Özgürlük (Cumhuriyet) Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

Kadına yönelik şiddetin sadece bireysel bir suç değil, toplumsal huzurumuzu, milli birliğimizi ve ülkemizin geleceğini tehdit eden derin bir yara olduğunun belirtildiği açıklamada konuşan Reşide Arık Oktay, “Kadınlarımız tarih boyunca bu milletin yükünü omuzlamış, savaşta, üretimde, ailede ve toplumsal yaşamda ülkemizin temel direği olmuştur. Onlara yönelen bir saldırı, milletimizin özüne yönelmiş bir saldırıdır” diyerek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı.

ALINAN ÖNLEMLER YETERSİZDİR

Buna rağmen ülkede yaşanan kadın cinayetleri ve şiddet vakaları her yıl devam etmektedir. Ne yazık ki mevcut iktidarın uyguladığı politikalar, hazırladığı yasalar ve yürüttüğü önleme mekanizmaları bu vahim tabloyu değiştirmekte yeterli olmamıştır. Kadın cinayetlerinin önemli bir kısmı, koruma kararına rağmen işlenmekte, şiddete maruz kalan kadınlar devletin sunduğu koruma ve destek ağlarında hala ciddi boşluklarla karşılaşmaktadır. Bu durum alınan önlemlerin hem kapsam hem de uygulama açısından yetersiz olduğunu açıkça göstermektedir. Şiddetle mücadele sadece söylemle değil, kararlı, şeffaf ve etkin politikalarla yürütülebilir.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET MİLLİ BİR MESELEDİR

Ancak, yıllardır verilen sözlere rağmen kadın örgütlerinin uyarıları dikkate alınmamış, uzmanların önerileri politika üretim sürecine yeterince yansıtılmamış, koruyucu ve önleyici mekanizmalar güçlendirilmemiştir.

Kadına yönelik şiddet gibi milli bir meselede atılması gereken adımların ertelenmesi, siyasi tartışmalara kurban edilmesi, ülkemizin geleceğini zayıflatmakta, toplumun vicdanını derinden yaralamaktadır.

TÜRK KÜLTÜRÜNDE KADIN BAŞ TACIDIR

Türk milletinin bin yıllık kültüründe kadın baş tacıdır. Bu nedenle şiddeti durdurmak yalnızca devletin değil milletçe hepimizin sorumluğundadır. Ancak devlet gerekli iradeyi ortaya koymadan bu mücadelenin başarıya ulaşması mümkün değildir.

Kadınlarımızın yaşam hakkı tartışma konusu olamaz; siyaseti önceliklere göre şekillenen politikalarla korunamaz.

Bugün bir kez daha vurguluyoruz!

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde iktidar gerekli adımları atmakta gecikmiştir ve bu gecikme her yıl yüzlerce cana mal olmaktadır. Bu nedenle daha güçlü, daha kapsamlı, daha bilimsel ve daha kararlı bir mücadele stratejisinin acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kadınların hayatını korumak, bir toplumun en temel milli görevidir.

Güçlü kadın olmadan güçlü aile, güçlü aile olmadan güçlü bir millet olamaz. Kadınlarımızın özgürce, güven içinde yaşadığı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Son olarak Atamızın da söylediği gibi, ‘Ey Türk kadını, sen yerlerde sürüklenmeye değil omuzlarda göklere yükselmeye layıksın’


/> alt="" src="https://www.yurt-haber.com/images/e5d738016ec2157b34053a8afb0bc08d.jpeg" style="height:1266px; width:1200px" />

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.