Ülker Durukan’dan kentsel dönüşüm uyarısı: “Binaları yenilerken ağaçları yok etmeyin”
Ülker Durukan’dan kentsel dönüşüm uyarısı: “Binaları yenilerken ağaçları yok etmeyin”
Çevre Dostları Derneği Başkanı ve Sivil Toplum Kuruluşları Onursal Başkanı Ülker Durukan, İstanbul’da hız kazanan kentsel dönüşüm çalışmalarında inşaat alanlarındaki ağaçların korunması çağrısında bulundu. Özellikle Bakırköy ve Bahçelievler belediye başkanlarına seslenen Durukan, “Dönüşüm yalnızca binaları yenilemek değildir. Ağacı, yeşili ve yaşamı korumayan bir dönüşüm gelecek nesillere sağlıklı bir kent bırakamaz” dedi.
İstanbul’da deprem gerçeği nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazanırken, dönüşüm alanlarında bulunan ağaçların geleceği de tartışma konusu oluyor.
Çevre Dostları Derneği Başkanı ve aynı zamanda Sivil Toplum Kuruluşları Onursal Başkanı Ülker Durukan, bazı müteahhit firmaların inşaat alanını genişletmek ve çalışmayı kolaylaştırmak amacıyla ilk olarak parsel içerisindeki ağaçları kestiğini belirterek uygulamaya tepki gösterdi.
Dünyanın farklı ülkelerinde mimari projelerin mevcut ağaçları koruyacak şekilde geliştirildiğine dikkat çeken Durukan, İstanbul’da da kentsel dönüşüm projelerinin yalnızca bina üzerinden değil, çevresiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
“Dönüşüm betonun değil, yaşamın dönüşümü olmalı”
Kentsel dönüşümün deprem güvenliği açısından zorunlu olduğunu ancak bunun mevcut yeşil dokunun yok edilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulayan Durukan, özellikle yoğun yapılaşmanın bulunduğu ilçelerde parsel içindeki yetişmiş ağaçların büyük önem taşıdığını ifade etti.
Durukan, “Bir binayı yenilerken yıllardır orada yaşayan bir ağacı ilk iş olarak kesiyorsanız, geleceğe yalnızca yeni beton bırakmış olursunuz. Oysa kentsel dönüşüm; insanı, ağacı, çevreyi ve sağlıklı yaşamı birlikte korumalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Özel mülkteki ağaçlar da kentin yeşil dokusunun parçası
Yeşil alan olarak ayrılmamış özel mülkiyetlerde bulunan ağaçların da kentin ekolojik bütünlüğünün bir parçası olduğunu belirten Durukan, belediyelerin dönüşüm sürecinde bu ağaçların korunması konusunda daha etkin davranması gerektiğini söyledi.
Projelerin hazırlanması ve ruhsat süreçlerinde mevcut ağaçların tespit edilmesini isteyen Durukan, mümkün olan yerlerde mimari projenin ağaca göre şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti. Zorunlu durumlarda ise kesimin son seçenek olması, taşınabilecek ağaçların taşınması ve kaybedilen yeşil dokunun telafi edilmesi gerektiğini kaydetti.
Ağaç yalnızca gölge değil, sağlık meselesi
Ağaçların kent yaşamındaki öneminin estetikle sınırlı olmadığının altını çizen Durukan, yeşil dokunun hava kalitesi, kent sıcaklığının azaltılması, gölgeleme, yağmur suyunun tutulması ve insanların fiziksel ve ruhsal yaşam kalitesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Özellikle İstanbul gibi nüfus ve yapı yoğunluğu yüksek kentlerde yetişmiş her ağacın korunmasının kamusal bir sorumluluk olduğunu ifade eden Durukan, “Bugün kestiğimiz bir ağacın yerine fidan dikmek önemlidir ama onlarca yıllık bir ağacın sağladığı ekolojik değerin kısa sürede geri gelmesi mümkün değildir. Bu nedenle öncelik mevcut ağacı yaşatmak olmalıdır” dedi.
Bakırköy ve Bahçelievler belediye başkanlarına çağrı
Başta Bakırköy ve Bahçelievler olmak üzere kentsel dönüşümün yoğunlaştığı ilçelerin belediye başkanlarına çağrıda bulunan Durukan, ruhsat ve denetim süreçlerinde mevcut ağaçların korunmasına ilişkin yasal yükümlülüklerin titizlikle uygulanmasını istedi.
Belediyelerin yalnızca kamusal park ve bahçelerdeki değil, özel mülkiyetlerdeki yeşil dokunun korunması konusunda da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyen Durukan, dönüşüm projelerinde “önce ağacı koru” anlayışının benimsenmesi gerektiğini belirtti.
Durukan, “Yaş kesen, baş keser. Atalarımız bu cümleyi ağaçlar icin kurmuştur. Çünkü kestiğimiz yalnızca bir ağaç değil; çocuklarımızın nefesinden, sağlığından ve geleceğinden bir parçadır.” dedi.
Durukan açıklamalarını İstanbul’un depreme karşı güvenli hale getirilirken yeşil dokusunu kaybetmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Gelecek nesillere sağlam binalar bırakmak kadar, nefes alabilecekleri bir şehir bırakmak da bizim sorumluluğumuzdur” ifadeleriyle tamamladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

