"> "> ">

Ayamama Vadisi’nin Yeşil Mucizesi: Bahadırlı ve Durukan’dan Dünden Bugüne Anlatım

Gündem 13.02.2026 - 18:19, Güncelleme: 13.02.2026 - 18:19
 

Ayamama Vadisi’nin Yeşil Mucizesi: Bahadırlı ve Durukan’dan Dünden Bugüne Anlatım

Bir zamanlar zehir deposu olarak anılan Ayamama Deresi, halkın, sivil toplumun ve yerel yönetimin el ele vermesiyle bugün İstanbul’un nefes alanı haline geldi. Dönemin belediye başkanı Ahmet Bahadırlı ve alanın yeşil alan olması için mücadele eden Çevre Dostları Derneği Başkanı Ülker Durukan anlattı. 30 yıl önce bir çevre felaketi eşiğinden dönüp, bugün İstanbul’un kalbinde yaşayan bir doğa mirasına dönüştüyse, bu; yerel yönetim, sivil toplum ve halkın el ele vermesinin sonucudur.
Tarihi Dereden Yaşam Vadisine 1996-2004 yılları arasında Bakırköy Belediye Başkanlığı yapan Ahmet Bahadırlı, Bakırköy Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ve Çevre Dostları Derneği Başkanı Ülker Durukan ile birlikte, bugün İstanbullulara nefes aldıran Ayamama Vadisi’nin dönüşüm hikayesini anlattı. Bahadırlı, Ayamama isminin Doğu Roma İmparatorluğu döneminde “Kutsal Anne” anlamına geldiğini belirterek, o dönemlerde derenin berrak, balıklarla dolu bir kaynak olduğunu söyledi. Sanayileşme Dönemi: Bir Doğanın Zehirle İmtihanı Bahadırlı, zamanla bölgede kurulan fabrikalar ve Yeşilköy Havalimanı etkisiyle Ayamama’nın adeta bir zehir deposuna dönüştüğünü belirtti. “Bakırköy ve Ataköy halkı, bir dönem kirli hava ve zehirli atıklarla yaşamak zorunda kaldı. Deremiz kanalizasyonun, atıkların aktığı bir felaket noktasına dönmüştü,” dedi. Bir Dönüm Noktası: 1996’da Yeşil Alan Kararı O dönemde çevre felaketine karşı mücadele başlatan Çevre Dostları Derneği, Ülker Durukan öncülüğünde harekete geçti. Durukan, “Ataköylüler olarak önce bir dernek kurduk, ardından Ayamama Vadisi’nin yeşil alan olması için başkanımıza başvurduk. 1996 yılı Haziran ayında meclis kararıyla 800 dönüm alan yeşil alana dönüştü. Bu karar Bakırköy’e yapılmış en büyük iyilikti,” diyerek dönemin önemini vurguladı. Toplum El Ele: Ağaçlandırma ve Korumada Birlik Durukan, Bahadırlı’nın tam desteğiyle sürecin hızla başladığını anlattı: “Başkanımız iki müdürü hemen görevlendirdi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile birlikte bölge halkıyla birlikte ağaç dikimine başladık. 1996’dan 2005’e kadar ağaçlandırmamız devam etti.” Bu süreçte dönemin Orman Bakanı da bölgeye davet edilerek büyük bir açılış töreni yapıldı. Ardından alan; Ataköy halkı, site sakinleri ve muhtarların desteğiyle korunmaya alındı. Hem imar baskısına karşı direniş, hem de bakım ve sulama çalışmalarıyla alan, bugünkü canlı yeşil dokusuna kavuştu. Ekrem İmamoğlu Döneminde Yeni Bir Soluk Durukan, Ayamama Vadisi’nin bugünkü haline ilişkin de bilgi verdi: “Çevre Dostları olarak Sayın Ekrem İmamoğlu göreve gelir gelmez ilk dilekçemizi verdik. Başkan Bahadırlı her zaman yanımızda oldu. Onun emeğini kimse inkâr edemez. Bugün Ayamama Yaşam Parkı haline gelen bölgenin 600 dönümü bizim diktiğimiz ağaçlardan oluşuyor.” Sosyal Yaşamın Yeni Merkezi Bahadırlı, ağaçlandırılan alanın yalnızca bir park değil, aynı zamanda bir sosyal yaşam ve dayanışma alanı haline geldiğini söyledi. “Burada Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Omurilik Felçliler Derneği, Spastik Çocuklar Rehabilitasyon Merkezi, ALS Kas Hastalıkları Derneği, Görme ve İşitme Engelliler Dernekleri faaliyet gösteriyor. Ayrıca Türkiye’nin ilk afet merkezi de bu alanda bulunuyor,” dedi. Gizli Kahraman: Yeraltındaki Su Deposu Bahadırlı, Ayamama Vadisi’nin en büyük teknik özelliğinin Shepper Projesi kapsamında yapılan yer altı su tankları olduğuna dikkat çekti. “Bu proje sayesinde afet anında temiz suya erişim sağlanabiliyor. Bu altyapı, bölgenin sürdürülebilir bir yaşam alanı olmasında kritiktir,” dedi. “Sivil Toplumla Başarıya Ulaştık” Bahadırlı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Ben belediye başkanlığım döneminde daima sivil toplumun gücüne inandım. Çevresine, doğasına sahip çıkan bu gönüllü insan topluluklarıyla çalışmak benim için büyük bir gururdu. Bugün de aynı inançla, Ataköy muhtarlarımız ve Çevre Dostları Derneği başta olmak üzere tüm paydaşlara hem dönemin belediye başkanı hem de 65 yıllık Bakırköylü olarak şükranlarımı sunuyorum. Ayamama Vadisi, 30 yıl önce bir çevre felaketi eşiğinden dönüp, bugün İstanbul’un kalbinde yaşayan bir doğa mirasına dönüştüyse, bu; yerel yönetim, sivil toplum ve halkın el ele vermesinin sonucudur. Durukan’dan tüm doğa severlere teşekkür Çevre Dostları Derneği ile birlikte Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı da olan Ülker Durukan’da, sözlerini, “Bu alana emek veren dönemin Orman Fakültesi Başkanı Melih Boydak ve ekibine,  dönemin Fidanlık Müdürü olan derneğimizin Yeşil Alan Danışmanım Hüseyin Birinci’ye, fidan diken tüm site yönetimlerine, iş birliği yaparak gelecek nesillere doğanın ve yeşilin önemini öğreten tüm dershanelere, okullarla birlikte tüm Bakırköylülere sonsuz teşekkür ederim” dedi.
Bir zamanlar zehir deposu olarak anılan Ayamama Deresi, halkın, sivil toplumun ve yerel yönetimin el ele vermesiyle bugün İstanbul’un nefes alanı haline geldi. Dönemin belediye başkanı Ahmet Bahadırlı ve alanın yeşil alan olması için mücadele eden Çevre Dostları Derneği Başkanı Ülker Durukan anlattı. 30 yıl önce bir çevre felaketi eşiğinden dönüp, bugün İstanbul’un kalbinde yaşayan bir doğa mirasına dönüştüyse, bu; yerel yönetim, sivil toplum ve halkın el ele vermesinin sonucudur.

Tarihi Dereden Yaşam Vadisine

1996-2004 yılları arasında Bakırköy Belediye Başkanlığı yapan Ahmet Bahadırlı, Bakırköy Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ve Çevre Dostları Derneği Başkanı Ülker Durukan ile birlikte, bugün İstanbullulara nefes aldıran Ayamama Vadisi’nin dönüşüm hikayesini anlattı.

Bahadırlı, Ayamama isminin Doğu Roma İmparatorluğu döneminde “Kutsal Anne” anlamına geldiğini belirterek, o dönemlerde derenin berrak, balıklarla dolu bir kaynak olduğunu söyledi.

Sanayileşme Dönemi: Bir Doğanın Zehirle İmtihanı

Bahadırlı, zamanla bölgede kurulan fabrikalar ve Yeşilköy Havalimanı etkisiyle Ayamama’nın adeta bir zehir deposuna dönüştüğünü belirtti.
“Bakırköy ve Ataköy halkı, bir dönem kirli hava ve zehirli atıklarla yaşamak zorunda kaldı. Deremiz kanalizasyonun, atıkların aktığı bir felaket noktasına dönmüştü,” dedi.

Bir Dönüm Noktası: 1996’da Yeşil Alan Kararı

O dönemde çevre felaketine karşı mücadele başlatan Çevre Dostları Derneği, Ülker Durukan öncülüğünde harekete geçti.
Durukan, “Ataköylüler olarak önce bir dernek kurduk, ardından Ayamama Vadisi’nin yeşil alan olması için başkanımıza başvurduk. 1996 yılı Haziran ayında meclis kararıyla 800 dönüm alan yeşil alana dönüştü. Bu karar Bakırköy’e yapılmış en büyük iyilikti,” diyerek dönemin önemini vurguladı.

Toplum El Ele: Ağaçlandırma ve Korumada Birlik

Durukan, Bahadırlı’nın tam desteğiyle sürecin hızla başladığını anlattı:
“Başkanımız iki müdürü hemen görevlendirdi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile birlikte bölge halkıyla birlikte ağaç dikimine başladık. 1996’dan 2005’e kadar ağaçlandırmamız devam etti.”

Bu süreçte dönemin Orman Bakanı da bölgeye davet edilerek büyük bir açılış töreni yapıldı. Ardından alan; Ataköy halkı, site sakinleri ve muhtarların desteğiyle korunmaya alındı.
Hem imar baskısına karşı direniş, hem de bakım ve sulama çalışmalarıyla alan, bugünkü canlı yeşil dokusuna kavuştu.

Ekrem İmamoğlu Döneminde Yeni Bir Soluk

Durukan, Ayamama Vadisi’nin bugünkü haline ilişkin de bilgi verdi:
“Çevre Dostları olarak Sayın Ekrem İmamoğlu göreve gelir gelmez ilk dilekçemizi verdik. Başkan Bahadırlı her zaman yanımızda oldu. Onun emeğini kimse inkâr edemez. Bugün Ayamama Yaşam Parkı haline gelen bölgenin 600 dönümü bizim diktiğimiz ağaçlardan oluşuyor.”

Sosyal Yaşamın Yeni Merkezi

Bahadırlı, ağaçlandırılan alanın yalnızca bir park değil, aynı zamanda bir sosyal yaşam ve dayanışma alanı haline geldiğini söyledi.
“Burada Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Omurilik Felçliler Derneği, Spastik Çocuklar Rehabilitasyon Merkezi, ALS Kas Hastalıkları Derneği, Görme ve İşitme Engelliler Dernekleri faaliyet gösteriyor. Ayrıca Türkiye’nin ilk afet merkezi de bu alanda bulunuyor,” dedi.

Gizli Kahraman: Yeraltındaki Su Deposu

Bahadırlı, Ayamama Vadisi’nin en büyük teknik özelliğinin Shepper Projesi kapsamında yapılan yer altı su tankları olduğuna dikkat çekti.
“Bu proje sayesinde afet anında temiz suya erişim sağlanabiliyor. Bu altyapı, bölgenin sürdürülebilir bir yaşam alanı olmasında kritiktir,” dedi.

“Sivil Toplumla Başarıya Ulaştık”

Bahadırlı konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
Ben belediye başkanlığım döneminde daima sivil toplumun gücüne inandım. Çevresine, doğasına sahip çıkan bu gönüllü insan topluluklarıyla çalışmak benim için büyük bir gururdu. Bugün de aynı inançla, Ataköy muhtarlarımız ve Çevre Dostları Derneği başta olmak üzere tüm paydaşlara hem dönemin belediye başkanı hem de 65 yıllık Bakırköylü olarak şükranlarımı sunuyorum.
Ayamama Vadisi, 30 yıl önce bir çevre felaketi eşiğinden dönüp, bugün İstanbul’un kalbinde yaşayan bir doğa mirasına dönüştüyse, bu; yerel yönetim, sivil toplum ve halkın el ele vermesinin sonucudur.

Durukan’dan tüm doğa severlere teşekkür

Çevre Dostları Derneği ile birlikte Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı da olan Ülker Durukan’da, sözlerini, “Bu alana emek veren dönemin Orman Fakültesi Başkanı Melih Boydak ve ekibine,  dönemin Fidanlık Müdürü olan derneğimizin Yeşil Alan Danışmanım Hüseyin Birinci’ye, fidan diken tüm site yönetimlerine, iş birliği yaparak gelecek nesillere doğanın ve yeşilin önemini öğreten tüm dershanelere, okullarla birlikte tüm Bakırköylülere sonsuz teşekkür ederim” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.