“CHP’DE KÖK SAĞLAM: ‘DALLAR KIRILSA DA YENİDEN FİLİZLENİR’”
“CHP’DE KÖK SAĞLAM: ‘DALLAR KIRILSA DA YENİDEN FİLİZLENİR’”
50 yılı aşkın süredir Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyesi olan, geçmişte müfettişlik ve daire başkanlığı görevlerinde bulunduğunu ifade eden Kazım Gülmez, parti içinde yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özgür Özel ve beraberindeki bazı isimlerin partiden ayrılmasını, kurultay tartışmalarını ve yerel yönetimlerdeki uygulamaları sert sözlerle eleştiren Gülmez, “Bu parti köktür, kökü sağlamdır. Dallar kırılır ama yeniden filizlenir.” dedi.
“CHP KURULUŞ İLKELERİNDEN UZAKLAŞTI”
CHP’nin geçmişte demokratik ve kurumsal bir güvence olarak görüldüğünü belirten Gülmez, son yıllarda bu çizgiden uzaklaşıldığını savunarak, “CHP’nin itibarsızlaştırılmak istendiğini, küçültülerek yok edilmeye çalışıldığını” öne sürdü.
Gülmez, “Amaç iktidar olmak değil; partiyi zayıflatmak. Bu tablo tesadüf değil.” dedi.
“BU BİR NAMUS BORCU”
Türkiye’nin içinde bulunduğu süreci “zor ve karanlık” olarak tanımlayan Gülmez, mücadelesini “namus borcu” olarak nitelendirdi:
“Bu ülkenin ekmeğini yedik, suyunu içtik. Cumhuriyet değerlerinden vazgeçmeyiz. Gerekirse sonuna kadar mücadele ederiz.”
Kişilere değil ilkelere bağlı olduklarını vurgulayan Gülmez, “Bugün bir lider gider, yarın başka biri gelir ama CHP kalır.” dedi.
“KIRILMA NOKTASI İMAMOĞLU İLE BAŞLADI”
Partideki değişimin başlangıcına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gülmez, kırılma noktasının Ekrem İmamoğlu’nun etkisiyle ortaya çıktığını savundu.
“İmamoğlu geldikten sonra partinin şirazesi bozuldu. Eskiden saygı vardı, şimdi hakaret var.” diyen Gülmez, parti içi dilin sertleştiğini ve bunun ayrışmayı derinleştirdiğini ifade etti.
Özgür Özel ve beraberindeki bazı isimlerin ayrılarak kurduğu Yeni Parti’ye de değinen Gülmez, “Her şey ortada. Bu sürecin sorumluları belli.” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.
PARTİ İÇİNDE LİYAKAT VE ÇIKAR TARTIŞMASI
Gülmez, parti içinde liyakat yerine ilişkilerin öne çıktığını iddia ederek, ekonomik ve siyasi ayrıcalıklara da şöyle tepki gösterdi:
“İnsanlar işsizken yakınlarını işe almak, bankamatik düzeni kurmak kabul edilemez. Bunların hepsi iddianamelere yansıdı. Bu ülkede çalışan değil, çalan kazanıyor anlayışına karşıyım. Bu parti sizi milletvekili, belediye başkanı yapacak; siz de eşinizi, dostunuzu, sevgilinizi ‘bankamatik’ yapacaksınız. Bunların hepsini basından okuduk. İddianamelerde yer alıyor. Hatta itirafçı olanlar kendileri beyan etti. 50 yıllık partili olarak ben hakkımı helal etmiyorum. ‘Partiyi parası olan yönetsin’ diyorsanız, o zaman zenginleri getirin, yönetsin. En zengin de Aziz İhsan Aktaş. O zaman onu getirin. Böyle siyaset olmaz.” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel’in “Türkiye uzlaşması” söylemine eleştiri
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Türkiye uzlaşması” söylemini de değerlendiren Gülmez, parti içinde uzlaşma sağlanmadan bu söylemin karşılık bulamayacağını öne sürdü.
“Beraber yol yürüdüğün partilinle uzlaşamıyorsun, Türkiye uzlaşmasından bahsediyorsun.” diyen Gülmez, parti kadrolarının belirlenme biçimini eleştirerek, belediyelerde liyakat yerine yakın çevrenin tercih edildiğini iddia etti.
“ Kemal Kılıçdaroğlu partinin itibarını kurtarmaya çalışıyor”
CHP’den ayrılarak farklı siyasi oluşumlar kuran isimlere de değinen Gülmez; Mustafa Sarıgül, Öztürk Yılmaz ve Muharrem İnce’yi hatırlatarak partililere uyarıda bulundu.
“Partinin değerleri ve ilkeleri ayaklar altına alındı. Kemal Kılıçdaroğlu can simidi gibi ortaya çıktı. Bu partinin itibarını kurtarmaya çalışıyor.” dedi.
Kazım Gülmez: “Mücadelem kişisel değil, vicdani bir sorumluluktur”
80 yaşına geldiğini ifade eden Gülmez, “Ben bu yaştan sonra ne bekleyebilirim? Türkiye Cumhuriyeti’nin ekmeğini yedim, suyunu içtim. Bu nedenle yolsuzluklara, hukuksuzluklara ve ahlaksızlıklara karşı durmayı namus borcu olarak görüyorum.” dedi.
Partinin yeniden kuruluş ilkelerine dönmesi gerektiğini savunan Gülmez, “Türkiye’nin ve partinin kurtulması için ayağa kalkacağız. Özgürlükler, adalet, barış ve daha demokratik bir Türkiye için mücadele edeceğiz. CHP’nin kötü gidişatını dürüst ve haysiyetli insanlarla değiştireceğiz. Parti kültürünü ve kent kültürünü yeniden hâkim kılacağız.” ifadelerini kullandı.
“Bunlar milliyetçi değil, tamamıyla çıkarcı”
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “18 seçim kaybetti” eleştirilerini de değerlendiren Kazım Gülmez, bu söylemlerin tek başına anlamlı olmadığını savundu.
“CHP olarak 50 yıldan beri ne zaman iktidara gelebildik?” diye soran Gülmez, partinin tarihindeki en yüksek oy oranlarından birinin Bülent Ecevit döneminde alındığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Yüzde 42 oyu Ecevit, yani Karaoğlan döneminde aldık. Bugün adını bile anmıyorlar. 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı’nı da anmıyorlar. Bana söyleyin, bugün o mücadeleyi sahiplenen bir kişi var mı? Özgür Özel dahi bunu anmadı. Milliyetçilikten söz ediyorlar ama Ecevit milliyetçiliğini Beşparmak Dağları’na, Afyon tarlalarına yazdı. Bunlar milliyetçi değil, tamamıyla çıkarcı.”
“Kemal Kılıçdaroğlu’na doğru bilgi ulaştırılmalı”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun dürüst bir siyasetçi olduğunu savunan Gülmez, çevresindeki yöneticilerin doğru bilgi aktarmasının önemine dikkat çekti.
“ Kemal Kılıçdaroğlu üç genel müdürlük yapmış, devlet tecrübesi olan, halkın içinden gelen bir isimdir. Ben namuslu olduğuna inanıyorum. Ancak etrafındaki insanlar yanlış bilgi verirse, yanlış kararlar alınmasına neden olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu’nun kamu görevleri boyunca dürüstlüğüyle öne çıktığını savunan Gülmez, eleştirilerinin kişilere değil, parti yönetim anlayışına yönelik olduğunu söyledi.
“Ekrem İmamoğlu’nun partiye getirdiği isimler ya ayrıldı ya da itirafçı oldu” iddiası
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun partiye kazandırdığı isimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gülmez, bu isimlerin önemli bir bölümünün daha sonra CHP’den ayrıldığını ya da haklarında yürütülen soruşturmalarda “itirafçı” olduklarının ileri sürüldüğünü iddia etti.
Gülmez, parti yöneticilerinin toplum tarafından yeterince tanınmadığını savunarak, örgütle güçlü bağ kuramayan isimlerin yönetimde yer aldığını öne sürdü.
“BAKIRKÖY AYRIŞMIŞ, HALKTAN KOPUK BİR YÖNETİM VAR”
Yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülmez, “Belediye başkanını da İmamoğlu yönetimi getirdi.” diyerek, “Belediye başkanlığı yapılmıyor. Yönetim başkalarının elinde. Paravan gibi kullanılıyor. Çünkü konulara hakim değil.” ifadelerini kullandı ve sözlerini Mevlana’dan bir örnekle sürdürdü:
“‘Dünyayı gezdin, ne öğrendin?’ diye soruyorlar. ‘Ben haddimi bilirim.’ diyor. Ama bugün yönetenler haddini bilmiyor. Bu partide geçmişi olmayan, iş takipçiliği yapan insanlar meclis üyesi yapılmış. 33 müdür dışarıdan getirilmiş; kimse kim olduğunu bilmiyor. Yönetim zenginlerle, müteahhitlerle görüşülüyor ama halkla görüşülmüyor. Mahalle toplantısı diyorsun, dört mahalleyi ormana çağırıyorsun. Ormanda piknik yapılır, halk toplantısı değil. Mahalleye gel, parkta yap; halk gelsin, derdini anlatsın.”
Ovalıoğlu’nun aday gösterilmesine karşı çıktığını belirten Gülmez, belediye başkan adaylarının parti içinden yetişmiş, örgüt tarafından tanınan ve parti kültürünü benimsemiş kişiler arasından seçilmesi gerektiğini savundu.
Sahada görünmeyen bir yönetim olduğunu öne süren Gülmez, “1 Mayıs’ta yoklar. İşçinin yanında değiller. Biz sahadaydık ama onları görmedik.” diye konuştu.
Hizmet eksikliğine de dikkat çeken Gülmez, “Mahalleler pislik içinde. Buna rağmen tekrar oy isteyecekler. Bunun için biraz yüz gerekir.” dedi.
Capacity AVM eleştirisi
“Bugün Bakırköy Belediyesi CHP’li olabilir ancak ortaya konulmuş örnek bir belediyecilik eseri göremiyorum.” diyen Gülmez, belediyenin hizmet performansını yetersiz bulduğunu belirterek çeşitli eleştiriler yöneltti.
Capacity AVM ile ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları da değerlendiren Kazım Gülmez, sürece ilişkin çeşitli kişi ve isimlerin beyanlarına atıfta bulunarak olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini savundu.
Capacity AVM’nin yaklaşık 25 yıldır faaliyet gösterdiğini hatırlatan Gülmez, “AVM’nin iskânı alınmış, inşaat ruhsatı alınmış, iş yeri ruhsatı verilmiş, ayrıca yapı kayıt belgesi de bulunuyor.” dedi.
İBB bürokratı Ertan Yıldız’ın beyanlarına atıfta bulunarak Capacity AVM’ye ilişkin yapılan bir toplantıda Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Süleyman Atik, Sefer Kocabaş, Ali Rıza Akyüz ve belediye yetkililerinin de bulunduğunu söyleyen Gülmez, iddialara rağmen ne CHP’nin ne de yargının Ayşegül Ovalıoğlu hakkında herhangi bir işlem başlatmadığını belirterek, “Eğer ortada bir sorumluluk varsa bunun tek bir kişiye yüklenmemesi gerekir. Sorumlu olan herkes hukuk önünde hesabını vermelidir.” ifadelerini kullandı.
“Bu meclisten Bakırköy’e hayır gelmez”
Konuyla ilgili mevcut meclis üyelerinin sessizliğini de anlamadığını belirten Gülmez, Marmaris’ten gelen MHP’li bir ismin meclis başkan vekilliğine onay verilmesini eleştirerek, “Bu karara evet diyen bir meclisten Bakırköy’e hayır gelmez.” dedi. Gülmez, bu sözleriyle Meclis Başkanvekili Cemalettin Özdemir’e de atıfta bulundu.
Örnek Turgut Koç “Ahlaki Değerler Sorgulanmalı”
Liyakatsizliğin Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu doneminde ilçe örgütlerine kadar yansıdığını dile getiren Kazım Gülmez, parti içindeki bu duruma dikkat çekerek, “Fuhşa teşvik veya aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklanan Turgut Koç’un, genel merkezin söylemi doğrultusunda kurultay delegesi yapıldığını öne sürdü. Gülmez, bu süreçte rol alanların ve hukuki savunmasını üstlenenlerin yalnızca partililiklerinin değil, aynı zamanda ahlaki değerlerinin de sorgulanması gerektiğini savunarak, “Böyle siyaset olmaz.” ifadeleriyle tepki gösterdi.
“CHP yeniden halkın umudu olmalı”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeniden kuruluş ilkelerine dönmesi gerektiğini belirten Gülmez, partinin ancak dürüstlük, liyakat ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anlayışla yeniden toplumun güvenini kazanabileceğini söyledi.
CHP’nin Cumhuriyet’i kuran parti olduğuna vurgu yapan Gülmez, “Devlet malını koruyan, kamu kaynaklarını kendi malı gibi görmeyen, hukukun üstünlüğünü ve ahlakı savunan, halkla bütünleşen bir yapı oluşturulursa bu parti yeniden toplumun umudu olabilir.” dedi.
“Makus talih değişecek”
Açıklamalarının sonunda CHP’nin yeniden toparlanabileceğine inandığını dile getiren Gülmez, bunun için parti içerisindeki yolsuzluk iddialarıyla anılan isimlerden arınılması gerektiğini savundu.
“Ben CHP’nin makus talihinin değişeceğine inanıyorum. Bu parti, yolsuzluk yaptığı iddia edilen kişilerden arındırıldıktan sonra yeniden ayağa kalkacak ve başarıya ulaşacaktır.” ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

