İBB davasında avukattan tahliye çağrısı: “Tutukluluk ölçüsüz ve hukuki değil”
İBB davasında avukattan tahliye çağrısı: “Tutukluluk ölçüsüz ve hukuki değil”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 407 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanık Esra Huri Bulduk’un avukatı Ali Nergis, müvekkilinin tutukluluğunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak tahliyesini talep etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 407 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıklardan Esra Huri Bulduk’un müdafii Avukat Ali Nergis, mahkemede yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Mahkemede halen 107 tutuklu sanığın bulunduğunu hatırlatan Nergis, sorgu sıralamasında 21. sırada yer alan müvekkilinin henüz dinlenemediğini belirtti. Savcılığın tahliye talep ettiği 7 kişiden 5’inin ilk 17 sırada yer almasına dikkat çeken Nergis, bu durumun sorgu sırasının tahliye değerlendirmelerinde etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti. Müvekkilinin sorgusunun yapılmamış olmasının aleyhe değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Müvekkiline yöneltilen suçlamaların yalnızca “Eylem No 13” kapsamında olduğunu belirten Nergis, suçlamaların alt sınırının düşük olduğunu ve mevcut infaz düzenlemelerine göre sürenin büyük ölçüde karşılandığını dile getirdi. Bulduk’un soruşturma aşamasındaki tüm ifadelerinde suçlamaları reddettiğini kaydetti.
Nergis, müvekkilinin 27 Ekim 2025’te “örgüt üyeliği” ve “kişisel verileri kaydetme” suçlamalarıyla tutuklandığını, ancak 14 gün sonra hazırlanan iddianamede örgüt suçlamasına yer verilmediğini söyledi. Bu durumun tutuklamanın hukuki olmadığına işaret ettiğini savunan Nergis, yalnızca alt sınırı düşük bir suçtan dolayı süren tutukluluğun ölçüsüz ve orantısız olduğunu ifade etti.
İddianamede yalnızca “İBB Hanem” uygulamasına ilişkin suçlamaların yer aldığını belirten Nergis, “İstanbul Senin” uygulamasıyla ilgili herhangi bir ceza talebi bulunmadığını söyledi. “İBB Hanem”in hiçbir zaman hayata geçirilmemiş, yalnızca belediye içi kullanıma yönelik planlanan bir sistem olduğunu vurgulayan Nergis, uygulamayla ilgili veri sızdırma ve konum bilgisi paylaşımı iddialarının teknik ve hukuki olarak mümkün olmadığını dile getirdi.
Dosyada müvekkilinin kişisel verileri hukuka aykırı şekilde kaydettiğine dair somut bir delil bulunmadığını savunan Nergis, tüm delillerin dijital olduğunu ve karartılmasının da mümkün olmadığını ifade etti.
Müvekkilinin sosyal çalışmacı olduğunu ve teknik veri işleme kapasitesine sahip olmadığını belirten Nergis, uzun yıllardır sosyal hizmet alanında görev yaptığını kaydetti. Tutukluluğun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda sosyal açıdan da ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade eden Nergis, müvekkilinin 11 yaşındaki çocuğu ve bakmakla yükümlü olduğu ailesine dikkat çekti.
Savcılığın tahliye mütalaasında yer alan “delil durumu, tutukluluk süresi ve suçun vasfı” kriterlerinin müvekkili açısından da geçerli olduğunu belirten Nergis, mevcut delil durumunun yetersiz, suçlamaların dayanaksız ve tutukluluk süresinin fazlasıyla dolmuş olduğunu savundu.
Avukat Nergis, mahkemeden müvekkilinin tahliyesine karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Ayrıca tahliye kararı verilmemesi durumunda, örgüt suçlaması bulunmayan sanıklar için cezaevinde uygulanan ağır infaz koşullarının kaldırılması yönünde ara karar alınmasını istedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

