İBB davasında Davut Bildik için tahliye talebi: “Sadece görevini yaptığı için tutuklandı”
İBB davasında Davut Bildik için tahliye talebi: “Sadece görevini yaptığı için tutuklandı”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 407 sanıklı davada, tutuklu Davut Bildik’in avukatı Burak Güngör, müvekkilinin somut delil olmaksızın yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini istedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik açılan ve 407 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında, tutuklu sanık Davut Bildik’in müdafii avukatı Burak Güngör savunma yaptı. Güngör, savcılık makamının müvekkili yönünden tahliye mütalaası verdiğini belirterek bu görüşe katıldıklarını, ancak dosyadaki hukuki sorunlara dikkat çekmek istediklerini ifade etti.
Güngör, müvekkilinin hakkında gözaltı kararı olmaksızın tutuklandığını belirterek, daha önce iki kez karakola çağrıldığını ve kamera kayıt cihazlarına ilişkin beyanlarının alındıktan sonra serbest bırakıldığını söyledi. Bu süreçlere ilişkin tutanakların dosyada yer almadığını dile getirdi.
Müvekkilinin ikinci kez emniyete kendi isteğiyle gittiğini ve soruşturmaya yardımcı olduğunu vurgulayan Güngör, söz konusu kamera kayıt cihazının yerini bizzat gösterdiğini ve cihazları teslim ettiğini belirtti. Bildik’in, cihazların İSBAK deposunda bulunduğunu tespit ederek yetkililere teslim ettiğini ifade eden Güngör, bu durumun delil karartma iddialarıyla çeliştiğini savundu.
Davut Bildik’in İSPARK personeli olduğunu, daha sonra geçici olarak güvenlik biriminde görevlendirildiğini anlatan Güngör, müvekkilinin görev tanımı gereği teknik olmayan basit işlemler yaptığını söyledi. Kamera kayıt cihazının sökülmesinin de teknik bir işlem olmadığını, “bir fişi prizden çekmek kadar basit” olduğunu dile getirdi.
İddianamede yer alan suçlamalara da değinen Güngör, müvekkilinin tek bir eylem nedeniyle “delil karartma”, “mala zarar verme” ve “örgüte yardım” suçlamalarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Delil karartma suçunun oluşabilmesi için ortada somut bir suç ve bu suça ilişkin delilin bulunması gerektiğini ifade eden Güngör, dosyada bu yönde herhangi bir unsur bulunmadığını savundu.
Mala zarar verme suçlamasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Güngör, müvekkilinin cihazı sökerken herhangi bir kastının bulunmadığını ve cihazı sağlam şekilde teslim ettiğini söyledi. Örgüt suçlamalarının ise somut verilerden yoksun olduğunu, soruşturma aşamasında ifadelerin bu yönde yönlendirildiğini ileri sürdü.
Tutukluluk gerekçelerine de değinen Güngör, müvekkilinin delil karartma ya da kaçma şüphesinin bulunmadığını ifade etti. Bildik’in kendi rızasıyla emniyete giderek cihazları teslim ettiğini hatırlatan Güngör, bu durumun iddia edilen şüphelerle bağdaşmadığını söyledi.
Savunmada, müvekkilin sağlık durumuna da dikkat çekildi. Kalp yetmezliği, hipertansiyon ve hafıza sorunları bulunduğunu belirten Güngör, cezaevi koşullarında gerekli tedavinin sağlanamadığını ve ilaçlarını düzenli kullanamadığını ifade etti. Tam teşekküllü hastaneye sevk taleplerinin karşılanmadığını belirten Güngör, müvekkilin sağlık durumunun giderek kötüleştiğini dile getirdi.
Güngör, tüm bu nedenlerle Davut Bildik’in tutukluluğunun ölçüsüz hale geldiğini belirterek, müvekkilinin “bihakkın” tahliyesine karar verilmesini, aksi halde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasını talep etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

