İBB davasında Emrah Yüksel’in avukatından tahliye talebi: “Deliller dijital, karartma ve kaçma şüphesi yok”

DÜNYA 31.03.2026 - 13:49, Güncelleme: 31.03.2026 - 13:49
 

İBB davasında Emrah Yüksel’in avukatından tahliye talebi: “Deliller dijital, karartma ve kaçma şüphesi yok”

İBB davasında tutuklu yargılanan İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel’in avukatı Hayrettin Berksoy, müvekkilinin yaklaşık 6 aydır tutuklu olduğunu belirterek delillerin tamamının dijital olduğunu, bu nedenle delil karartma ve kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu ve tahliye talep etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada 407 sanığın yargılandığı duruşmada, İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel’in müdafii avukatı Hayrettin Berksoy tahliye talebiyle söz aldı. Berksoy, müvekkilinin yaklaşık 6 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek, tutuklama gerekçelerinin soyut değerlendirmelere dayandığını savundu. Emrah Yüksel’in Eylem 13 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı kaydetme, yayma ve örgüt üyeliği suçlamalarıyla tutuklu bulunduğunu belirten Berksoy, dosyadaki delillerin tamamının dijital nitelikte olduğunu ve USOM, BTK ve TÜBİTAK tarafından kayıt altına alındığını söyledi. Bu nedenle müvekkilinin delilleri karartmasının fiilen mümkün olmadığını ifade eden Berksoy, tutukluluğun dosyaya herhangi bir katkı sağlamadığını ileri sürdü. Avukat Berksoy, müvekkil hakkında kaçma şüphesini gösteren herhangi bir somut olgu bulunmadığını, Emrah Yüksel’in Çatalca’daki ikametinde gözaltına alındığını ve davet edilmesi halinde kendi isteğiyle ifade vermeye gideceğini savundu. Tutukluluğun ölçülülük ilkesini ihlal ettiğini belirten Berksoy, müvekkilinin tutuksuz yargılanması halinde dosya açısından herhangi bir değişiklik olmayacağını söyledi. Berksoy ayrıca, Emrah Yüksel’in yargılandığı “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” uygulamalarına ilişkin kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kaydedildiği iddiasının hukuki olarak oluşmadığını savunarak, uygulamalarda kullanıcıların açık rıza ve bilgilendirme metinlerini onaylayarak sisteme giriş yaptıklarını ifade etti. Örgüt üyeliği suçlamasına da değinen Berksoy, müvekkilinin dosyada örgüt hiyerarşisi içinde gösterilmesinin yalnızca sınırlı sayıda baz kaydına dayandırıldığını, aralarında telefon görüşmesi dahi bulunmadığını belirtti. Tutukluluk süresinin olası bir cezanın infaz süresinden daha uzun olabileceğini de savunan Berksoy, Anayasa Mahkemesi’nin benzer durumlarda tutukluluğun ölçüsüz olduğuna dair kararları bulunduğunu hatırlattı. Savunmasının sonunda Emrah Yüksel’in iki çocuk babası olduğunu, tutukluluk nedeniyle işini kaybettiğini ve ailesinin ekonomik zorluk yaşadığını belirten Berksoy, müvekkilinin tahliyesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise ev hapsi dahil adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasını talep etti.
İBB davasında tutuklu yargılanan İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel’in avukatı Hayrettin Berksoy, müvekkilinin yaklaşık 6 aydır tutuklu olduğunu belirterek delillerin tamamının dijital olduğunu, bu nedenle delil karartma ve kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu ve tahliye talep etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada 407 sanığın yargılandığı duruşmada, İBB Bilgi İşlem personeli Emrah Yüksel’in müdafii avukatı Hayrettin Berksoy tahliye talebiyle söz aldı. Berksoy, müvekkilinin yaklaşık 6 aydır tutuklu bulunduğunu belirterek, tutuklama gerekçelerinin soyut değerlendirmelere dayandığını savundu.

Emrah Yüksel’in Eylem 13 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı kaydetme, yayma ve örgüt üyeliği suçlamalarıyla tutuklu bulunduğunu belirten Berksoy, dosyadaki delillerin tamamının dijital nitelikte olduğunu ve USOM, BTK ve TÜBİTAK tarafından kayıt altına alındığını söyledi. Bu nedenle müvekkilinin delilleri karartmasının fiilen mümkün olmadığını ifade eden Berksoy, tutukluluğun dosyaya herhangi bir katkı sağlamadığını ileri sürdü.

Avukat Berksoy, müvekkil hakkında kaçma şüphesini gösteren herhangi bir somut olgu bulunmadığını, Emrah Yüksel’in Çatalca’daki ikametinde gözaltına alındığını ve davet edilmesi halinde kendi isteğiyle ifade vermeye gideceğini savundu. Tutukluluğun ölçülülük ilkesini ihlal ettiğini belirten Berksoy, müvekkilinin tutuksuz yargılanması halinde dosya açısından herhangi bir değişiklik olmayacağını söyledi.

Berksoy ayrıca, Emrah Yüksel’in yargılandığı “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” uygulamalarına ilişkin kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kaydedildiği iddiasının hukuki olarak oluşmadığını savunarak, uygulamalarda kullanıcıların açık rıza ve bilgilendirme metinlerini onaylayarak sisteme giriş yaptıklarını ifade etti.

Örgüt üyeliği suçlamasına da değinen Berksoy, müvekkilinin dosyada örgüt hiyerarşisi içinde gösterilmesinin yalnızca sınırlı sayıda baz kaydına dayandırıldığını, aralarında telefon görüşmesi dahi bulunmadığını belirtti.

Tutukluluk süresinin olası bir cezanın infaz süresinden daha uzun olabileceğini de savunan Berksoy, Anayasa Mahkemesi’nin benzer durumlarda tutukluluğun ölçüsüz olduğuna dair kararları bulunduğunu hatırlattı.

Savunmasının sonunda Emrah Yüksel’in iki çocuk babası olduğunu, tutukluluk nedeniyle işini kaybettiğini ve ailesinin ekonomik zorluk yaşadığını belirten Berksoy, müvekkilinin tahliyesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise ev hapsi dahil adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasını talep etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.