İBB Davasında Gürkan Akgün İçin Tahliye Talebi: “1 Yılı Aşan Tutukluluk Tedbir Değil, İhlaldir”
İBB Davasında Gürkan Akgün İçin Tahliye Talebi: “1 Yılı Aşan Tutukluluk Tedbir Değil, İhlaldir”
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün avukatı Sinem Keleş Akgün, tutukluluğun hukuki dayanağının kalmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Savunmada, “Somut delil yok, 200 bin sayfalık dosya savunmayı imkânsız kılıyor” denildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada tutuklu bulunan Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün için tahliye talebi duruşmada dile getirildi. Akgün’ün avukatı Sinem Keleş Akgün, hem müdafi hem de eşi sıfatıyla yaptığı kapsamlı savunmada, dosyada ciddi hak ihlalleri bulunduğunu öne sürdü.
Mahkeme heyetine hitaben konuşan avukat Keleş Akgün, yargılamanın yalnızca dosya ve belgelerden ibaret olmadığını, sanıkların aileleriyle birlikte ağır bir süreçten geçtiğini ifade etti. Tutukluluk incelemesinin şekli bir işlem olmaması gerektiğini vurgulayan Keleş Akgün, “Savunma makamının sözünün de en az iddia makamı kadar dikkate alınmasını bekliyoruz” dedi.
“BELEDİYE SUÇ ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR”
Savunmada, İBB yönetiminin ve çalışanlarının bir “suç örgütü” gibi gösterildiği ileri sürülerek, “Belediye bir suç örgütü değildir, kamu görevi suç değildir” ifadeleri kullanıldı. Gürkan Akgün’ün yaklaşık 20 yıllık kamu hizmeti geçmişi olduğu hatırlatılarak, görevleri kapsamında iştirak şirketlerinde yer almasının suçlama konusu haline getirildiği savunuldu.
“SOMUT DELİL YOK, SUÇLAMA TEVDİ RAPORUNA DAYANIYOR”
Avukat Keleş Akgün, müvekkilinin tutuklanmasına gerekçe olarak yalnızca mülkiye müfettişlerince hazırlanan tevdi raporunun gösterildiğini belirterek, bu raporun idari nitelikte olduğunu ve somut delil sayılamayacağını ifade etti. İddianamede suçlamaların büyük ölçüde bu rapora atıfla kurulduğunu söyleyen Keleş Akgün, “Delilden sanığa gidilmesi gerekirken, önce sanık belirlenmiş, sonra delil aranmıştır” dedi.
Dosyada yer alan dijital belgelerin büyüklüğüne de dikkat çeken Keleş Akgün, savunmanın 200 bin sayfayı aşan bir veri yığını içinde yapılmaya zorlandığını belirterek, bunun savunma hakkını fiilen ortadan kaldırdığını dile getirdi.
“TUTUKLAMA ŞARTLARI OLUŞMAMIŞTIR”
Savunmada, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi kapsamında tutuklama için gerekli şartların oluşmadığı vurgulandı. Müvekkil hakkında kaçma şüphesi, delil karartma ihtimali ya da kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil bulunmadığı ifade edildi.
Ayrıca dosyada Akgün’e ilişkin bir MASAK raporu, aleyhe tanık beyanı ya da suçla bağlantılı mali hareket tespiti bulunmadığı kaydedildi.
“1 YILI AŞAN TUTUKLULUK ARTIK CEZAYA DÖNÜŞTÜ”
Gürkan Akgün’ün bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunduğunu belirten Keleş Akgün, bu durumun artık bir tedbir olmaktan çıktığını ve cezaya dönüştüğünü savundu. Anayasa Mahkemesi kararlarına atıf yapılarak, suçlamanın ağırlığının tek başına tutukluluğun devamı için yeterli olmayacağı vurgulandı.
“DOSYADA SOMUT BAĞLANTI YOK”
Savunmada, müvekkilin suç örgütü üyeliğiyle ilişkilendirilebilmesi için gerekli olan somut unsurların bulunmadığı ifade edildi. “Tek bir talimat, tek bir HTS kaydı, tek bir para hareketi yoktur” denilerek suçlamaların soyut kaldığı öne sürüldü.
Akgün’ün gözaltına alındığı tarihlerle suç tarihi arasında çelişki bulunduğu da belirtilerek, dosyada ciddi usul hataları olduğu savunuldu.
“HAK İHLALLERİ SONA ERMELİ”
Savunmada, yalnızca kişi hürriyeti değil, adil yargılanma ve aile hayatı haklarının da ihlal edildiği ifade edildi. Cezaevi koşullarında savunma hazırlamanın zorlaştığı, delillere erişimin sınırlı olduğu belirtildi.
Keleş Akgün, müvekkilinin tutukluluğunun kaldırılmasını ve koşulsuz tahliyesine karar verilmesini talep ederek, “Bu süreç bir mağduriyet değil, açık bir hak ihlalidir” dedi.
AVUKAT TAŞÇI: “TAHLİYE İÇİN SAVUNMAYA BİLE GEREK YOK”
Duruşmada söz alan Avukat Akçay Taşçı ise, süre kısıtı nedeniyle esas savunmanın detaylı şekilde yapılamadığını belirtti. Dosyada yer alan 20 bin sayfalık ana delil setinin kısa sürede çürütülmesinin mümkün olmadığını ifade eden Taşçı, “Bu akşam tahliye kararı verilmesi için savunmamıza bile ihtiyaç yok” dedi.
Taşçı, Gürkan Akgün hakkında tek bir somut suç isnadı bulunmadığını ve mali bir çıkar elde ettiğine dair herhangi bir bulgu olmadığını savunarak, müvekkilinin derhal tahliye edilmesini talep etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

