İBB Davasında Halit Burak Atalan İçin Tahliye Talebi: “Dosyada Tek Bir Somut Delil Yok”
İBB Davasında Halit Burak Atalan İçin Tahliye Talebi: “Dosyada Tek Bir Somut Delil Yok”
İBB davasında tutuklu bulunan eski Kültür A.Ş. İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın avukatları Faruk Baş ve Mehmet Can Sezgin, mahkemede yaptıkları savunmada müvekkilleri hakkında somut hiçbir suç isnadı bulunmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen davada tutuklu yargılanan eski Kültür A.Ş. İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın avukatları Faruk Baş ve Mehmet Can Sezgin, duruşmada kapsamlı bir savunma yaptı.
Avukat Faruk Baş, müvekkilinin 2020 yılında tamamen özel sektörden gelen bir profesyonel olarak Kültür A.Ş.’de göreve başladığını belirtti. Atalan’ın herhangi bir kamu geçmişi ya da siyasi bağlantısının bulunmadığını ifade eden Baş, 2023 yılında EYT düzenlemesi kapsamında emekli olarak kurumdan ayrıldığını ve o tarihten sonra şirketle hiçbir bağının kalmadığını vurguladı.
Müvekkilinin örgüt üyeliğiyle suçlandığını hatırlatan Baş, bir kişinin böyle bir yapıya dahil olabilmesi için maddi çıkar veya kariyer beklentisi gibi bir amacının olması gerektiğini belirtti. Ancak Atalan’ın mal varlığı incelendiğinde herhangi bir zenginleşme emaresi bulunmadığını ve mütevazı bir yaşam sürdüğünü dile getirdi.
İddianamede müvekkilinin adının geçtiği eylemlere değinen Baş, Atalan’ın bu eylemlerde yalnızca “şeklen” yer aldığını, somut bir fiil, para ilişkisi ya da suç isnadı bulunmadığını söyledi. “İsmi sadece eylemlerin başında ve sonunda geçiyor, ara kısımlarda hiçbir somut iddia yok” diyen Baş, müvekkili hakkında cezalandırma talebinin dahi iddianamede yer almadığını ifade etti.
Baş, dosyada herhangi bir tanık beyanı, itirafçı ifadesi ya da maddi delil bulunmadığını belirterek, müvekkilinin bir yılı aşkın süredir tutuklu olmasının hukuki dayanağının olmadığını savundu. Atalan’ın sabit ikamet sahibi olduğunu, uzun yıllardır aynı telefon hattını kullandığını ve kaçma şüphesinin bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Savunmada söz alan avukat Mehmet Can Sezgin ise dosyadaki delil yapısını üç başlık altında değerlendirdi. Kültür A.Ş. çalışanlarına yönelik iddiaların büyük ölçüde müfettiş raporları ve beyanlara dayandığını belirten Sezgin, bu tür delillerin ceza yargılamasında en zayıf delil kategorisinde yer aldığını ifade etti.
Sezgin, dosyada yer alan tüm beyanların incelenmesi halinde, Halit Burak Atalan hakkında “şu eylemi gerçekleştirdi” şeklinde tek bir somut anlatım bulunmadığının görüleceğini söyledi. Örgüt üyeliği iddiasına ilişkin olarak da müvekkilinin diğer şüphelilerle herhangi bir iletişim bağının bulunmadığını vurguladı.
İletişim kayıtlarına dikkat çeken Sezgin, müvekkilinin görüşmelerinin büyük çoğunluğunun sadece görev yaptığı dönemdeki iş arkadaşlarıyla sınırlı olduğunu, iddia edilen örgüt üyeleriyle herhangi bir bağlantısının tespit edilemediğini belirtti.
Mali suç iddialarına da değinen Sezgin, dosyada yer alan para transferlerinin toplamının yalnızca 810 TL olduğunu ifade ederek, “Bu büyüklükte bir dosyada bu rakamın suç delili olarak değerlendirilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır” dedi.
Müvekkilinin 2,5 yıl önce emekli olduğunu hatırlatan Sezgin, delilleri karartma ihtimalinin bulunmadığını, ailesinin Türkiye’de yaşadığını ve kaçma şüphesinin de söz konusu olamayacağını ifade etti.
Her iki avukat da mahkemeden, Halit Burak Atalan’ın öncelikle tahliyesine, aksi kanaat halinde ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verilmesini talep etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

