İBB davasında iş insanı Şehmus Sarıboğa için tahliye talebi: “Somut delil yok, yargılama cezalandırmaya dönüştü”

Gündem 01.04.2026 - 20:39, Güncelleme: 01.04.2026 - 20:39
 

İBB davasında iş insanı Şehmus Sarıboğa için tahliye talebi: “Somut delil yok, yargılama cezalandırmaya dönüştü”

İBB davasında tutuklu iş insanı Şehmus Sarıboğa’nın avukatı Fulya Dağlı, müvekkilinin yalnızca ticari faaliyetleri nedeniyle suçlandığını belirterek, dosyada somut delil bulunmadığını ve tutukluluğun artık bir tedbir değil cezalandırma aracına dönüştüğünü savundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen dava kapsamında tutuklu bulunan ve Murat Kapki ile çalıştığı belirtilen iş insanı Şehmus Sarıboğa’nın avukatı Fulya Dağlı, mahkemede yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini talep etti. Savunmasına, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun dosyaya ilişkin tespitlerine katıldıklarını belirterek başlayan Dağlı, dosyada tutuklu yargılama pratiğinin ciddi hak ihlallerine yol açtığını ifade etti. Dağlı ayrıca, aynı dosyada tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan hakkında yapılan tahliye taleplerine de katıldıklarını dile getirdi. Dağlı, davanın bütününün “hukuk güvenliği ilkesi sorunu” olduğunu savunarak, belediye yöneticilerinden çalışanlara, iş insanlarından şoförlere kadar birçok kişinin yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için yargılandığını öne sürdü. Bu durumun hukuk devletinin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Dağlı, “Herkesin görevini yaptığı için suçlandığı bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi. Müvekkilinin dosyada “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına faaliyet yürütmekle” suçlandığını aktaran Dağlı, bu iddianın dayanağının ise tamamen ticari faaliyetler ve rutin banka işlemleri olduğunu söyledi. Sarıboğa’nın ilk olarak gözaltına alındığını, ardından adli kontrolle serbest bırakıldığını ancak daha sonra aynı dosyada yeniden tutuklandığını hatırlattı. Tutuklama gerekçesi olarak sunulan “yeni delil” iddiasını da eleştiren Dağlı, söz konusu beyanların daha önce dosyada yer aldığını veya etkin pişmanlık kapsamında verildiğini belirterek, “Tahliye olmak amacıyla verilen ifadelerin somut delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir” dedi. İddianamede yer alan suçlamalara da değinen Dağlı, müvekkiline yöneltilen “kamu zararına dolandırıcılık” suçlamasının büyük bir hata içerdiğini öne sürdü. Dosyada adı geçen şirketin Sarıboğa’ya ait olmadığını belirten Dağlı, “Müvekkilimle ilgisi olmayan bir şirket üzerinden suçlama yöneltiliyor. Bu durum açık bir skandaldır” ifadelerini kullandı. “Suçtan elde edilen gelirleri aklama” ve “örgüte yardım etme” suçlamalarına ilişkin de somut delil bulunmadığını savunan Dağlı, müvekkilinin yalnızca ticari ilişkileri kapsamında yaptığı işlemlerin suç gibi gösterildiğini söyledi. Dağlı, “Banka işlemleri, ticari faaliyetler ve şirket yönetimi gibi olağan işler kriminalize ediliyor” dedi. Dosyada örgütün varlığına ilişkin de somut bir tespit bulunmadığını ileri süren Dağlı, “Örgüt yok, örgüte işaret eden delil yok. Müvekkilin örgüte yardım ettiğini gösteren özel kast da ortaya konmuş değil” şeklinde konuştu. Müvekkilinin uzun süredir tutuklu bulunduğunu ve dosyada karartılabilecek herhangi bir delilin kalmadığını ifade eden Dağlı, kaçma şüphesinin de bulunmadığını vurguladı. Sarıboğa’nın iki çocuk babası olduğunu belirten Dağlı, ailesinin ve çocuklarının ciddi mağduriyet yaşadığını dile getirdi. Sağlık durumuna da dikkat çeken Dağlı, Sarıboğa’nın daha önce tüberküloz geçirdiğini, diyabet hastası olduğunu ve cezaevi koşullarında sağlık sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Cezaevinde bayılmalar yaşadığını ve kaburga kırığı geçirdiğini aktaran Dağlı, mevcut koşulların müvekkili açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Tüm bu nedenlerle tutukluluğun artık ölçüsüz hale geldiğini savunan avukat Fulya Dağlı, müvekkilinin tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verilmesini talep etti.  
İBB davasında tutuklu iş insanı Şehmus Sarıboğa’nın avukatı Fulya Dağlı, müvekkilinin yalnızca ticari faaliyetleri nedeniyle suçlandığını belirterek, dosyada somut delil bulunmadığını ve tutukluluğun artık bir tedbir değil cezalandırma aracına dönüştüğünü savundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen dava kapsamında tutuklu bulunan ve Murat Kapki ile çalıştığı belirtilen iş insanı Şehmus Sarıboğa’nın avukatı Fulya Dağlı, mahkemede yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Savunmasına, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun dosyaya ilişkin tespitlerine katıldıklarını belirterek başlayan Dağlı, dosyada tutuklu yargılama pratiğinin ciddi hak ihlallerine yol açtığını ifade etti. Dağlı ayrıca, aynı dosyada tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan hakkında yapılan tahliye taleplerine de katıldıklarını dile getirdi.

Dağlı, davanın bütününün “hukuk güvenliği ilkesi sorunu” olduğunu savunarak, belediye yöneticilerinden çalışanlara, iş insanlarından şoförlere kadar birçok kişinin yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için yargılandığını öne sürdü. Bu durumun hukuk devletinin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Dağlı, “Herkesin görevini yaptığı için suçlandığı bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.

Müvekkilinin dosyada “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına faaliyet yürütmekle” suçlandığını aktaran Dağlı, bu iddianın dayanağının ise tamamen ticari faaliyetler ve rutin banka işlemleri olduğunu söyledi. Sarıboğa’nın ilk olarak gözaltına alındığını, ardından adli kontrolle serbest bırakıldığını ancak daha sonra aynı dosyada yeniden tutuklandığını hatırlattı.

Tutuklama gerekçesi olarak sunulan “yeni delil” iddiasını da eleştiren Dağlı, söz konusu beyanların daha önce dosyada yer aldığını veya etkin pişmanlık kapsamında verildiğini belirterek, “Tahliye olmak amacıyla verilen ifadelerin somut delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir” dedi.

İddianamede yer alan suçlamalara da değinen Dağlı, müvekkiline yöneltilen “kamu zararına dolandırıcılık” suçlamasının büyük bir hata içerdiğini öne sürdü. Dosyada adı geçen şirketin Sarıboğa’ya ait olmadığını belirten Dağlı, “Müvekkilimle ilgisi olmayan bir şirket üzerinden suçlama yöneltiliyor. Bu durum açık bir skandaldır” ifadelerini kullandı.

“Suçtan elde edilen gelirleri aklama” ve “örgüte yardım etme” suçlamalarına ilişkin de somut delil bulunmadığını savunan Dağlı, müvekkilinin yalnızca ticari ilişkileri kapsamında yaptığı işlemlerin suç gibi gösterildiğini söyledi. Dağlı, “Banka işlemleri, ticari faaliyetler ve şirket yönetimi gibi olağan işler kriminalize ediliyor” dedi.

Dosyada örgütün varlığına ilişkin de somut bir tespit bulunmadığını ileri süren Dağlı, “Örgüt yok, örgüte işaret eden delil yok. Müvekkilin örgüte yardım ettiğini gösteren özel kast da ortaya konmuş değil” şeklinde konuştu.

Müvekkilinin uzun süredir tutuklu bulunduğunu ve dosyada karartılabilecek herhangi bir delilin kalmadığını ifade eden Dağlı, kaçma şüphesinin de bulunmadığını vurguladı. Sarıboğa’nın iki çocuk babası olduğunu belirten Dağlı, ailesinin ve çocuklarının ciddi mağduriyet yaşadığını dile getirdi.

Sağlık durumuna da dikkat çeken Dağlı, Sarıboğa’nın daha önce tüberküloz geçirdiğini, diyabet hastası olduğunu ve cezaevi koşullarında sağlık sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Cezaevinde bayılmalar yaşadığını ve kaburga kırığı geçirdiğini aktaran Dağlı, mevcut koşulların müvekkili açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.

Tüm bu nedenlerle tutukluluğun artık ölçüsüz hale geldiğini savunan avukat Fulya Dağlı, müvekkilinin tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verilmesini talep etti.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.