İBB davasında şehir plancısı için tahliye talebi: “Veriyle ilgisi yok, suç unsuru oluşmadı”
İBB davasında şehir plancısı için tahliye talebi: “Veriyle ilgisi yok, suç unsuru oluşmadı”
İBB’ye yönelik 407 sanığın yargılandığı davada şehir plancısı Nuri Cem Ceylan’ın avukatı Cansu Çiftçi, müvekkilinin projede yalnızca sınırlı görsel katkı sunduğunu belirterek tahliyesini istedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 407 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanık Nuri Cem Ceylan’ın müdafii Avukat Cansu Çiftçi, mahkemede yaptığı savunmada tahliye talebinde bulundu.
Çiftçi, iddianamede müvekkilinin adının toplam 9 yerde geçtiğini, bunların büyük bölümünün kimlik tespiti ve isnat edilen suçlara ilişkin genel ifadelerden ibaret olduğunu belirtti. Müvekkiline yöneltilen somut suçlamaların son derece sınırlı olduğunu ifade eden Çiftçi, Ceylan’ın henüz savunmasının dahi alınamadığını vurguladı.
Müvekkiline, “İBB Hanem” projesi kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı işleme ve yurt dışına aktarma suçlamaları yöneltildiğini belirten Çiftçi, Ceylan’ın İstanbul Planlama Ajansı’nda şehir plancısı olarak görev yaptığını ve herhangi bir yazılım ya da veri işleme faaliyetinde bulunmadığını söyledi.
Ceylan’ın söz konusu projede yalnızca yaklaşık 10 dakikalık bir süreyle görsel tasarım konusunda fikir verdiğini ifade eden Çiftçi, bunun hem müvekkilin hem de diğer sanıkların beyanlarıyla sabit olduğunu dile getirdi. Projenin ise hiçbir zaman uygulamaya geçirilmediğini ve kurum içi kullanım amacıyla tasarlandığını belirtti.
Dosyada yer alan teknik belgelerde müvekkilin veri işlediğine dair herhangi bir somut tespit bulunmadığını savunan Çiftçi, yalnızca deneme amaçlı oluşturulmuş bir kullanıcı panelinde isminin geçtiğini ve şifrenin “123456” gibi basit bir test şifresi olduğunu söyledi. Bu durumun, müvekkilin proje yöneticisi gibi gösterilmesine dayanak yapılamayacağını ifade etti.
İddianamede hukuki çelişkiler bulunduğunu da ileri süren Çiftçi, aynı anda hem TCK 135 hem de 136. maddelerin uygulanamayacağını, bu nedenle isnat edilen suçlamaların hukuki açıdan da hatalı olduğunu belirtti. Müvekkiline yöneltilebilecek en fazla suçun TCK 135 kapsamında değerlendirilebileceğini, bunun da alt sınırının 1 yıl olduğunu hatırlattı.
Yaklaşık 6 aydır tutuklu bulunan Ceylan’ın, isnat edilen suçun alt sınırına kıyasla orantısız şekilde özgürlüğünden mahrum bırakıldığını savunan Çiftçi, dosyada toplanması gereken tüm delillerin zaten mevcut olduğunu ve dijital nitelikte olduğunu ifade etti.
Müvekkilin kaçma ya da delil karartma şüphesinin bulunmadığını belirten Çiftçi, Ceylan’ın ailesinin sorumluluğunu üstlendiğini ve babasının ciddi sağlık sorunları bulunduğunu dile getirdi. Ayrıca dosyada örgüt üyeliği suçlamasının iddianameye yansımadığını da vurguladı.
Seçim verilerine ilişkin iddialara da değinen Çiftçi, söz konusu verilerin kamuya açık nitelikte olduğunu ve özel nitelikli kişisel veri kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.
Avukat Cansu Çiftçi, müvekkilinin tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesini, aksi kanaatte olunması halinde ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını talep style="font-size:12px"> etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

