İBB davasında sosyolog sanık için tahliye talebi: “Adı raporlarda yok, fiil oluşmadı”

Gündem 31.03.2026 - 15:43, Güncelleme: 31.03.2026 - 15:43
 

İBB davasında sosyolog sanık için tahliye talebi: “Adı raporlarda yok, fiil oluşmadı”

İBB’ye yönelik 407 sanığın yargılandığı davada İstanbul Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Şehide Zehra Keleş’in avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin veriyle temasının bulunmadığını savunarak tahliye istedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 407 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanık Şehide Zehra Keleş’in müdafii Avukat Büşra Çakır, mahkemede yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini talep etti. Çakır, müvekkilinin başarılı bir sosyolog olduğunu ve Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora eğitimine devam ettiğini belirterek, 2020 yılında İBB iştiraki İSTGÜVEN AŞ’de sosyal inceleme görevlisi olarak çalışmaya başladığını, daha sonra İstanbul Planlama Ajansı (İPA) bünyesinde araştırmacı olarak görev yaptığını ifade etti. İddianamede müvekkiline yöneltilen suçlamaların dayanağının bulunmadığını savunan Çakır, “örgüt üyeliği” iddiasına ilişkin herhangi bir iletişim kaydı ya da somut bağın ortaya konulamadığını dile getirdi. İddia edilen yapı içerisinde yer alan kişiler arasında telefon görüşmesi dahi bulunmadığını belirtti. “Eylem 13” kapsamında anlatılan süreçte “İstanbul Senin” uygulamasından söz edilirken bir anda “İBB Hanem” projesine geçildiğini ifade eden Çakır, bu projeye ilişkin listelerin test kullanıcılarından oluştuğunu ve müvekkilinin bu sisteme erişimi bulunmadığını söyledi. Projenin hiçbir zaman hayata geçirilmediğini vurgulayan Çakır, bu nedenle herhangi bir veri aktarımının da söz konusu olmadığını belirtti. Keleş’in sisteme giriş yapmış olsa dahi veri görmesinin mümkün olmadığını savunan Çakır, kişisel verilerin ele geçirilmesi suçunun oluşabilmesi için somut bir veri temini gerektiğini, bunun ise dosyada bulunmadığını ifade etti. İddianamede yer alan, müvekkilinin bazı kişilerle birlikte CHP İstanbul İl Başkanlığı’na giderek veri temin ettiği iddiasına da değinen Çakır, bu kişilerin büyük bölümüyle müvekkilinin herhangi bir iletişiminin bulunmadığını, HTS ve baz kayıtlarının da bu iddiayı desteklemediğini söyledi. Müvekkilinin yalnızca İPA’da birlikte çalıştığı kişilerle tanışıklığı olduğunu belirtti. Dosyada delil olarak yalnızca USOM raporlarının bulunduğunu ve bu raporlarda müvekkilinin adının dahi geçmediğini vurgulayan Çakır, Keleş’in gözaltı sürecinde telefon ve bilgisayarını teslim ettiğini, delil karartma ihtimalinin bulunmadığını ifade etti. Müvekkilinin sabit ikamet sahibi olduğunu, daha önce yurt dışına çıkmadığını ve pasaportunun bulunmadığını belirten Çakır, kaçma şüphesinin de söz konusu olmadığını dile getirdi. Ayrıca velayeti kendisinde olan 7 yaşındaki çocuğunun bulunduğunu ve tutukluluğun hem aile hem de ekonomik açıdan ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Avukat Büşra Çakır, mevcut delil durumu ve tutuklama şartlarının oluşmaması nedeniyle müvekkilinin tahliyesini, aksi kanaatte olunması halinde ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını talep etti.
İBB’ye yönelik 407 sanığın yargılandığı davada İstanbul Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Şehide Zehra Keleş’in avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin veriyle temasının bulunmadığını savunarak tahliye istedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 407 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanık Şehide Zehra Keleş’in müdafii Avukat Büşra Çakır, mahkemede yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Çakır, müvekkilinin başarılı bir sosyolog olduğunu ve Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora eğitimine devam ettiğini belirterek, 2020 yılında İBB iştiraki İSTGÜVEN AŞ’de sosyal inceleme görevlisi olarak çalışmaya başladığını, daha sonra İstanbul Planlama Ajansı (İPA) bünyesinde araştırmacı olarak görev yaptığını ifade etti.

İddianamede müvekkiline yöneltilen suçlamaların dayanağının bulunmadığını savunan Çakır, “örgüt üyeliği” iddiasına ilişkin herhangi bir iletişim kaydı ya da somut bağın ortaya konulamadığını dile getirdi. İddia edilen yapı içerisinde yer alan kişiler arasında telefon görüşmesi dahi bulunmadığını belirtti.

“Eylem 13” kapsamında anlatılan süreçte “İstanbul Senin” uygulamasından söz edilirken bir anda “İBB Hanem” projesine geçildiğini ifade eden Çakır, bu projeye ilişkin listelerin test kullanıcılarından oluştuğunu ve müvekkilinin bu sisteme erişimi bulunmadığını söyledi. Projenin hiçbir zaman hayata geçirilmediğini vurgulayan Çakır, bu nedenle herhangi bir veri aktarımının da söz konusu olmadığını belirtti.

Keleş’in sisteme giriş yapmış olsa dahi veri görmesinin mümkün olmadığını savunan Çakır, kişisel verilerin ele geçirilmesi suçunun oluşabilmesi için somut bir veri temini gerektiğini, bunun ise dosyada bulunmadığını ifade etti.

İddianamede yer alan, müvekkilinin bazı kişilerle birlikte CHP İstanbul İl Başkanlığı’na giderek veri temin ettiği iddiasına da değinen Çakır, bu kişilerin büyük bölümüyle müvekkilinin herhangi bir iletişiminin bulunmadığını, HTS ve baz kayıtlarının da bu iddiayı desteklemediğini söyledi. Müvekkilinin yalnızca İPA’da birlikte çalıştığı kişilerle tanışıklığı olduğunu belirtti.

Dosyada delil olarak yalnızca USOM raporlarının bulunduğunu ve bu raporlarda müvekkilinin adının dahi geçmediğini vurgulayan Çakır, Keleş’in gözaltı sürecinde telefon ve bilgisayarını teslim ettiğini, delil karartma ihtimalinin bulunmadığını ifade etti.

Müvekkilinin sabit ikamet sahibi olduğunu, daha önce yurt dışına çıkmadığını ve pasaportunun bulunmadığını belirten Çakır, kaçma şüphesinin de söz konusu olmadığını dile getirdi. Ayrıca velayeti kendisinde olan 7 yaşındaki çocuğunun bulunduğunu ve tutukluluğun hem aile hem de ekonomik açıdan ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Avukat Büşra Çakır, mevcut delil durumu ve tutuklama şartlarının oluşmaması nedeniyle müvekkilinin tahliyesini, aksi kanaatte olunması halinde ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını talep etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.