İBB davasında Ulaş Yılmaz’dan sert savunma: “Google kodu üzerinden casusluk suçlamasıyla 6 aydır tutukluyum”

Gündem 08.04.2026 - 13:24, Güncelleme: 08.04.2026 - 13:24
 

İBB davasında Ulaş Yılmaz’dan sert savunma: “Google kodu üzerinden casusluk suçlamasıyla 6 aydır tutukluyum”

“İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” projeleri üzerinden “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma” ve “casusluk” suçlamalarıyla tutuklanan İBB Sosyal Medya Direktörü Ulaş Yılmaz, mahkemede suçlamaları reddetti. Yılmaz, “Ne uygulamalarla ilgim var ne de kişisel veriyle. Dosyada bana dair somut tek bir delil yok” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan İBB Sosyal Medya Direktörü Ulaş Yılmaz, mahkemede kapsamlı bir savunma yaptı. Hakkındaki “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma” ve “casusluk” suçlamalarını reddeden Yılmaz, dosyada somut delil bulunmadığını ve ciddi bir soruşturma hatasının mağduru olduğunu söyledi. Yaklaşık 6 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, “Hayata karşı duruşum, etik değerlerim ve mesleki geçmişim bu suçlamalarla bağdaşmaz. Bu dosyada suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil yok, hatta somut bir iddia bile yok” ifadelerini kullandı. “İddianame düzensiz ve çelişkilerle dolu” Savunmasında iddianameyi sert sözlerle eleştiren Yılmaz, dosyanın “dağınık, tutarsız ve alelacele hazırlanmış” olduğunu belirtti. “Kendi içinde bütünlüğü olmayan, cümleleri dahi birbiriyle uyumsuz bir dosya üzerinden 6 aydır özgürlüğümden mahrum bırakıldım” diyen Yılmaz, herhangi bir kişisel verinin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ya da paylaşılması sürecinde yer almadığını vurguladı. “İstanbul Senin ve İBB Hanem ile ilgim yok” Yılmaz, suçlamaların merkezinde yer alan “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” projeleriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi. “İstanbul Senin uygulamasında hiçbir görevim, yetkim ya da erişimim yoktur. İBB Hanem projesini ise ilk kez burada duydum” diyen Yılmaz, iddianamedeki suçlama kurgusunun teknik olarak mümkün olmadığını ifade etti. Dosyada kendisiyle ilgili tek unsurun bir e-posta zincirinde “bilgi (CC)” kısmında yer alması olduğunu belirten Yılmaz, “Sadece bir mailde CC’de bulunmak suç unsuru olarak gösteriliyor” dedi. “Google Analytics kodu suç gibi gösteriliyor” Savunmasının önemli bölümünü teknik konulara ayıran Yılmaz, suçlamaların temelinde yer alan Google Analytics ve Google Tag Manager kodlarının yanlış yorumlandığını söyledi. Bu kodların tüm dünyada ve kamu kurumlarında yaygın olarak kullanıldığını belirten Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, üniversiteler, hatta adliyelerin web sitelerinde dahi bu kodlar var. Bu sistemler kişisel veri değil, anonim istatistik üretir” dedi. İstatistiki veri ile kişisel veri arasındaki farkı örneklerle anlatan Yılmaz, “Bir yere kaç kişinin girdiğini bilmek istatistiktir; kimlik bilgilerini almak ise kişisel veridir. Bu kodlar kişisel veri toplamaz” diye konuştu. “Web ile uygulama karıştırılıyor” İddianamede ciddi teknik hatalar bulunduğunu savunan Yılmaz, web siteleri ile mobil uygulamaların birbirine karıştırıldığını söyledi. “Google Tag Manager sadece web sitelerinde kullanılır, mobil uygulamalarla ilgisi yoktur. ‘İstanbul Senin’ uygulamasında bu sistem yoktur” diyen Yılmaz, suçlamaların teknik gerçeklikle bağdaşmadığını ifade etti. “Dolandırıcılıkla mücadele için bu sistemleri kullandık” Yılmaz, söz konusu dijital araçların kamu yararı için kullanıldığını da vurguladı. Özellikle sahte kampanya ve dolandırıcılık girişimlerine karşı mücadele ettiklerini belirten Yılmaz, “Vatandaşın doğru bilgiye ulaşması için resmi sitelerin görünürlüğünü artırmak zorundaydık. Bu sistemler bunun için kullanılır” dedi. “Hayatım iletişim ve kamu hizmeti üzerine kurulu” Mesleki geçmişine de değinen Yılmaz, Kadıköy Belediyesi’nde başlayan kariyerinde kamu ile vatandaş arasındaki iletişimi güçlendirmeye odaklandığını anlattı. Sosyal medya yönetimi, dijital iletişim kampanyaları ve veri analizine dayalı hizmet geliştirme süreçlerinde yer aldığını belirten Yılmaz, bu çalışmaların akademik tezlere konu olduğunu ve ödüller aldığını söyledi. “6 aydır kendime ‘Ben neden buradayım?’ diye soruyorum” Tutukluluk sürecinin kendisi ve ailesi üzerindeki etkilerine de değinen Yılmaz, “2,5 yaşındaki kızım burayı iş yerim sanıyor. Bu ceza sadece bana değil, aileme de veriliyor” dedi. Cezaevi koşullarını da anlatan Yılmaz, yaşananların insan onurunu zedeleyici olduğunu ifade etti. “Somut delil yok, soyut iddialarla tutuklandım” Yılmaz, savunmasının sonunda suçlamaların tamamen varsayımlara dayandığını belirterek, “USOM raporunda adım yok, uygulamada Google altyapısı yok, veri sızıntısına dair somut bir bulgu yok. Buna rağmen tutukluyum” dedi. Mahkeme heyetine çağrıda bulunan Yılmaz, “Adaletin tecelli etmesini, hukuk devleti ilkesinin sadece metinlerde kalmamasını istiyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
“İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” projeleri üzerinden “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma” ve “casusluk” suçlamalarıyla tutuklanan İBB Sosyal Medya Direktörü Ulaş Yılmaz, mahkemede suçlamaları reddetti. Yılmaz, “Ne uygulamalarla ilgim var ne de kişisel veriyle. Dosyada bana dair somut tek bir delil yok” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan İBB Sosyal Medya Direktörü Ulaş Yılmaz, mahkemede kapsamlı bir savunma yaptı. Hakkındaki “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme veya yayma” ve “casusluk” suçlamalarını reddeden Yılmaz, dosyada somut delil bulunmadığını ve ciddi bir soruşturma hatasının mağduru olduğunu söyledi.

Yaklaşık 6 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, “Hayata karşı duruşum, etik değerlerim ve mesleki geçmişim bu suçlamalarla bağdaşmaz. Bu dosyada suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil yok, hatta somut bir iddia bile yok” ifadelerini kullandı.

“İddianame düzensiz ve çelişkilerle dolu”

Savunmasında iddianameyi sert sözlerle eleştiren Yılmaz, dosyanın “dağınık, tutarsız ve alelacele hazırlanmış” olduğunu belirtti.
/> “Kendi içinde bütünlüğü olmayan, cümleleri dahi birbiriyle uyumsuz bir dosya üzerinden 6 aydır özgürlüğümden mahrum bırakıldım” diyen Yılmaz, herhangi bir kişisel verinin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ya da paylaşılması sürecinde yer almadığını vurguladı.

“İstanbul Senin ve İBB Hanem ile ilgim yok”

Yılmaz, suçlamaların merkezinde yer alan “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” projeleriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.
/> “İstanbul Senin uygulamasında hiçbir görevim, yetkim ya da erişimim yoktur. İBB Hanem projesini ise ilk kez burada duydum” diyen Yılmaz, iddianamedeki suçlama kurgusunun teknik olarak mümkün olmadığını ifade etti.

Dosyada kendisiyle ilgili tek unsurun bir e-posta zincirinde “bilgi (CC)” kısmında yer alması olduğunu belirten Yılmaz, “Sadece bir mailde CC’de bulunmak suç unsuru olarak gösteriliyor” dedi.

“Google Analytics kodu suç gibi gösteriliyor”

Savunmasının önemli bölümünü teknik konulara ayıran Yılmaz, suçlamaların temelinde yer alan Google Analytics ve Google Tag Manager kodlarının yanlış yorumlandığını söyledi.

Bu kodların tüm dünyada ve kamu kurumlarında yaygın olarak kullanıldığını belirten Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, üniversiteler, hatta adliyelerin web sitelerinde dahi bu kodlar var. Bu sistemler kişisel veri değil, anonim istatistik üretir” dedi.

İstatistiki veri ile kişisel veri arasındaki farkı örneklerle anlatan Yılmaz, “Bir yere kaç kişinin girdiğini bilmek istatistiktir; kimlik bilgilerini almak ise kişisel veridir. Bu kodlar kişisel veri toplamaz” diye konuştu.

“Web ile uygulama karıştırılıyor”

İddianamede ciddi teknik hatalar bulunduğunu savunan Yılmaz, web siteleri ile mobil uygulamaların birbirine karıştırıldığını söyledi.

“Google Tag Manager sadece web sitelerinde kullanılır, mobil uygulamalarla ilgisi yoktur. ‘İstanbul Senin’ uygulamasında bu sistem yoktur” diyen Yılmaz, suçlamaların teknik gerçeklikle bağdaşmadığını ifade etti.

“Dolandırıcılıkla mücadele için bu sistemleri kullandık”

Yılmaz, söz konusu dijital araçların kamu yararı için kullanıldığını da vurguladı.

Özellikle sahte kampanya ve dolandırıcılık girişimlerine karşı mücadele ettiklerini belirten Yılmaz, “Vatandaşın doğru bilgiye ulaşması için resmi sitelerin görünürlüğünü artırmak zorundaydık. Bu sistemler bunun için kullanılır” dedi.

“Hayatım iletişim ve kamu hizmeti üzerine kurulu”

Mesleki geçmişine de değinen Yılmaz, Kadıköy Belediyesi’nde başlayan kariyerinde kamu ile vatandaş arasındaki iletişimi güçlendirmeye odaklandığını anlattı.

Sosyal medya yönetimi, dijital iletişim kampanyaları ve veri analizine dayalı hizmet geliştirme süreçlerinde yer aldığını belirten Yılmaz, bu çalışmaların akademik tezlere konu olduğunu ve ödüller aldığını söyledi.

“6 aydır kendime ‘Ben neden buradayım?’ diye soruyorum”

Tutukluluk sürecinin kendisi ve ailesi üzerindeki etkilerine de değinen Yılmaz, “2,5 yaşındaki kızım burayı yerim sanıyor. Bu ceza sadece bana değil, aileme de veriliyor” dedi.

Cezaevi koşullarını da anlatan Yılmaz, yaşananların insan onurunu zedeleyici olduğunu ifade etti.

“Somut delil yok, soyut iddialarla tutuklandım”

Yılmaz, savunmasının sonunda suçlamaların tamamen varsayımlara dayandığını belirterek,
/> “USOM raporunda adım yok, uygulamada Google altyapısı yok, veri sızıntısına dair somut bir bulgu yok. Buna rağmen tutukluyum” dedi.

Mahkeme heyetine çağrıda bulunan Yılmaz,
/> “Adaletin tecelli etmesini, hukuk devleti ilkesinin sadece metinlerde kalmamasını istiyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.