KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’tan İBB Davası’nda kapsamlı savunma

Gündem 14.04.2026 - 15:13, Güncelleme: 14.04.2026 - 15:13
 

KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’tan İBB Davası’nda kapsamlı savunma

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında yargılanan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, mahkemede yaptığı uzun ve detaylı savunmada, hakkındaki suçlamaların teknik yanlış yorumlara ve çelişkili beyanlara dayandığını söyledi. Kurt, hem mesleki geçmişini hem de KİPTAŞ’taki icraatlarını anlatarak, iddiaları “belgelerle çürüteceğini” vurguladı.
“Hayatımda ilk kez ağır ceza mahkemesinde savunma yapıyorum” Savunmasına duygusal bir giriş yapan Kurt, kariyeri boyunca birçok topluluk önünde konuştuğunu ancak ilk kez bir ağır ceza mahkemesinde savunma yaptığını belirtti. İddianamedeki suçlamaların; teknik kavramların yanlış yorumlanması, “etkin pişmanlık” kapsamında verilen çelişkili ifadeler ve somut gerçeklerle örtüşmeyen kurgular üzerine kurulu olduğunu söyledi. TOKİ’den KİPTAŞ’a uzanan kariyer 1981 İstanbul doğumlu olan Ali Kurt, meslek hayatına Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) bünyesinde başladı. TOKİ’de: Uzman yardımcılığı ve uzmanlık, İstanbul Arsa Üretim Şube Müdürlüğü, Emlak Daire Başkanlığı, Kentsel Yenileme Daire Başkanlığı görevlerinde bulundu. Kurt, İstanbul başta olmak üzere Marmara ve Ege bölgelerinde 24 ili kapsayan projelerden sorumlu olduğunu belirtti. Ayrıca: İstanbul Havalimanı kamulaştırma süreci, “Kanal İstanbul” rezerv alan çalışmaları gibi kritik projelerde aktif rol aldığını ifade etti. “Devletin en kritik projelerinde çalıştım, tek bir metrekare edinmedim” Savunmasında dikkat çeken bölümlerden biri de mal varlığı ve etik vurgusu oldu. Kurt, görev yaptığı süreç boyunca: Kendisi ve yakınlarının herhangi bir rant elde etmediğini, Gayrimenkul edinmediğini, Tüm kayıtların incelenebileceğini söyledi. KİPTAŞ’ta “borçtan büyümeye” dönüşüm iddiası 2019 yılında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu döneminde KİPTAŞ Genel Müdürlüğü’ne getirilen Kurt, göreve geldiğinde şirketin ağır borç yükü altında olduğunu belirtti. Verdiği bilgilere göre: KİPTAŞ yaklaşık 1,2 milyar TL borçla devralındı, Kısa sürede finansal yapı yeniden düzenlendi, 1,5 yıl içinde borçlar sıfırlandı. “Şeffaflık ve müzayede sistemi getirdik” Kurt, yönetim anlayışında en önemli değişimin “şeffaflık” olduğunu söyledi. Bu kapsamda: Gayrimenkul satışlarının müzayede ile yapılması, Sosyal konut kuralarının noter huzurunda ve canlı yayınla gerçekleştirilmesi, Müteahhit seçiminde açık başvuru sistemi (İstanbul Yenileniyor platformu) gibi uygulamaların hayata geçirildiğini anlattı. Sosyal konut ve “ilkler” vurgusu Kurt’un savunmasında öne çıkan başlıklardan biri de sosyal konut projeleri oldu. Öne çıkan iddialar: Türkiye’de ilk kez asgari ücretin altında taksitli sosyal konut üretildi, “Çevreci sosyal konut” modeli geliştirildi, Gri su geri kazanım sistemleri uygulandı, İstanbul Yenileniyor modeli ile kentsel dönüşümde yeni bir sistem kuruldu. “KİPTAŞ’ta tek başına karar alma yetkisi yok” Kurt, iddialara karşı en kritik savunmalardan birini şirket yapısı üzerinden yaptı. KİPTAŞ’ın Türk Ticaret Kanunu’na tabi bir şirket olduğunu, Genel müdürün tek başına imza yetkisi bulunmadığını, Tüm işlemlerin çoklu imza ve denetim süreçlerinden geçtiğini belirtti. “MASAK raporu da yok, dijital verilerde suç unsuru bulunmadı” Kurt, hakkında: Olumsuz bir MASAK raporu bulunmadığını, Telefon ve bilgisayar incelemelerinde suç unsuru çıkmadığını, Buna rağmen mal varlığına el konulduğunu söyledi. “Süreçte basın etkili oldu” iddiası Savunmada dikkat çeken bir diğer başlık ise sürecin şekillenmesinde basının rolü oldu. Kurt: Etkin pişmanlık ifadelerinin büyük ölçüde basın haberlerinden etkilendiğini, Dosyanın kamuoyu algısıyla yönlendirildiğini öne sürdü. İlk somut suçlama: “Ayazağa arazisi” iddiası Kurt, iddianamede yer alan ilk eylem olarak Ayazağa’daki İETT arazisiyle ilgili suçlamaya değindi. İddiaya göre: Yüklenici firmaya baskı yapıldığı, Dairelerin düşük bedelle satılmasının istendiği öne sürüldü. Kurt ise bu iddiaların: Kendisine daha önce sorulmadığını, Gerçek dışı olduğunu ve belgelerle açıklayacağını ifade etti. “Ben KİPTAŞ değilim, sadece yöneticisiyim” Savunmasının dikkat çeken cümlelerinden biri şu oldu: “Ben Ali Kurt’um. KİPTAŞ değilim. Sekiz imzadan sadece biriyim.” Genel değerlendirme Ali Kurt’un savunması üç ana eksen üzerine kuruldu: Mesleki geçmiş ve kamu tecrübesi KİPTAŞ’ta yapılan yapısal ve finansal dönüşüm İddiaların hukuki ve teknik olarak geçersiz olduğu savı ALI KURT'UN SAVUNMASI DEVAM EDIYOR...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında yargılanan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, mahkemede yaptığı uzun ve detaylı savunmada, hakkındaki suçlamaların teknik yanlış yorumlara ve çelişkili beyanlara dayandığını söyledi. Kurt, hem mesleki geçmişini hem de KİPTAŞ’taki icraatlarını anlatarak, iddiaları “belgelerle çürüteceğini” vurguladı.

“Hayatımda ilk kez ağır ceza mahkemesinde savunma yapıyorum”

Savunmasına duygusal bir giriş yapan Kurt, kariyeri boyunca birçok topluluk önünde konuştuğunu ancak ilk kez bir ağır ceza mahkemesinde savunma yaptığını belirtti.

İddianamedeki suçlamaların;

  • teknik kavramların yanlış yorumlanması,
  • “etkin pişmanlık” kapsamında verilen çelişkili ifadeler
  • ve somut gerçeklerle örtüşmeyen kurgular üzerine kurulu olduğunu söyledi.

TOKİ’den KİPTAŞ’a uzanan kariyer

1981 İstanbul doğumlu olan Ali Kurt, meslek hayatına Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) bünyesinde başladı.

TOKİ’de:

  • Uzman yardımcılığı ve uzmanlık,
  • İstanbul Arsa Üretim Şube Müdürlüğü,
  • Emlak Daire Başkanlığı,
  • Kentsel Yenileme Daire Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Kurt, İstanbul başta olmak üzere Marmara ve Ege bölgelerinde 24 ili kapsayan projelerden sorumlu olduğunu belirtti. Ayrıca:

  • İstanbul Havalimanı kamulaştırma süreci,
  • “Kanal İstanbul” rezerv alan çalışmaları
    gibi kritik projelerde aktif rol aldığını ifade etti.

“Devletin en kritik projelerinde çalıştım, tek bir metrekare edinmedim”

Savunmasında dikkat çeken bölümlerden biri de mal varlığı ve etik vurgusu oldu. Kurt, görev yaptığı süreç boyunca:

  • Kendisi ve yakınlarının herhangi bir rant elde etmediğini,
  • Gayrimenkul edinmediğini,
  • Tüm kayıtların incelenebileceğini söyledi.

KİPTAŞ’ta “borçtan büyümeye” dönüşüm iddiası

2019 yılında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu döneminde KİPTAŞ Genel Müdürlüğü’ne getirilen Kurt, göreve geldiğinde şirketin ağır borç yükü altında olduğunu belirtti.

Verdiği bilgilere göre:

  • KİPTAŞ yaklaşık 1,2 milyar TL borçla devralındı,
  • Kısa sürede finansal yapı yeniden düzenlendi,
  • 1,5 yıl içinde borçlar sıfırlandı.

“Şeffaflık ve müzayede sistemi getirdik”

Kurt, yönetim anlayışında en önemli değişimin “şeffaflık” olduğunu söyledi.

Bu kapsamda:

  • Gayrimenkul satışlarının müzayede ile yapılması,
  • Sosyal konut kuralarının noter huzurunda ve canlı yayınla gerçekleştirilmesi,
  • Müteahhit seçiminde açık başvuru sistemi (İstanbul Yenileniyor platformu)
    gibi uygulamaların hayata geçirildiğini anlattı.

Sosyal konut ve “ilkler” vurgusu

Kurt’un savunmasında öne çıkan başlıklardan biri de sosyal konut projeleri oldu.

Öne çıkan iddialar:

  • Türkiye’de ilk kez asgari ücretin altında taksitli sosyal konut üretildi,
  • “Çevreci sosyal konut” modeli geliştirildi,
  • Gri su geri kazanım sistemleri uygulandı,
  • İstanbul Yenileniyor modeli ile kentsel dönüşümde yeni bir sistem kuruldu.

“KİPTAŞ’ta tek başına karar alma yetkisi yok”

Kurt, iddialara karşı en kritik savunmalardan birini şirket yapısı üzerinden yaptı.

  • KİPTAŞ’ın Türk Ticaret Kanunu’na tabi bir şirket olduğunu,
  • Genel müdürün tek başına imza yetkisi bulunmadığını,
  • Tüm işlemlerin çoklu imza ve denetim süreçlerinden geçtiğini belirtti.

“MASAK raporu da yok, dijital verilerde suç unsuru bulunmadı”

Kurt, hakkında:

  • Olumsuz bir MASAK raporu bulunmadığını,
  • Telefon ve bilgisayar incelemelerinde suç unsuru çıkmadığını,
  • Buna rağmen mal varlığına el konulduğunu söyledi.

“Süreçte basın etkili oldu” iddiası

Savunmada dikkat çeken bir diğer başlık ise sürecin şekillenmesinde basının rolü oldu. Kurt:

  • Etkin pişmanlık ifadelerinin büyük ölçüde basın haberlerinden etkilendiğini,
  • Dosyanın kamuoyu algısıyla yönlendirildiğini öne sürdü.

İlk somut suçlama: “Ayazağa arazisi” iddiası

Kurt, iddianamede yer alan ilk eylem olarak Ayazağa’daki İETT arazisiyle ilgili suçlamaya değindi.

İddiaya göre:

  • Yüklenici firmaya baskı yapıldığı,
  • Dairelerin düşük bedelle satılmasının istendiği öne sürüldü.

Kurt ise bu iddiaların:

  • Kendisine daha önce sorulmadığını,
  • Gerçek dışı olduğunu
    ve belgelerle açıklayacağını ifade etti.

“Ben KİPTAŞ değilim, sadece yöneticisiyim”

Savunmasının dikkat çeken cümlelerinden biri şu oldu:

“Ben Ali Kurt’um. KİPTAŞ değilim. Sekiz imzadan sadece biriyim.”

Genel değerlendirme

Ali Kurt’un savunması üç ana eksen üzerine kuruldu:

  1. Mesleki geçmiş ve kamu tecrübesi
  2. KİPTAŞ’ta yapılan yapısal ve finansal dönüşüm
  3. İddiaların hukuki ve teknik olarak geçersiz olduğu savı

ALI KURT'UN SAVUNMASI DEVAM EDIYOR...

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.