“Konuşsam tesiri yok, sussam gönül razı değil.”

Gündem 01.11.2026 - 14:14, Güncelleme: 01.11.2026 - 14:14
 

“Konuşsam tesiri yok, sussam gönül razı değil.”

Bakırköy Belediyesi’ne yönelik “ihaleye fesat karıştırma” ve “irtikap” soruşturmasıyla gündeme gelen gelişmeler, geçmiş dönem Bakırköy Belediye Meclis Üyesi ve dönemin Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Ferzan Özer’in 7 Mayıs 2025’te kaleme aldığı yazıyı yeniden hatırlattı. Özer, görev yaptıkları dönemde kız öğrenci yurdunu ve dokuz kreşi ücretsiz hale getirdikleri için “kamu zararı” iddiasıyla hâlâ yargılandıklarını belirtirken, bugün Tarık Akan Kültür Merkezi ve Nikâh Salonu’nun otoparkındaki uygulamadan belediye yönetimine, liyakat tartışmalarından siyasi atamalara kadar birçok konuda dikkat çeken eleştiriler yöneltti.
Bu dizeler büyük divan şairimiz Fuzuli’ye ait. Yıl 2010. İmar Komisyonu Başkan Vekiliyim. Bu yazımda mütevazı olmayacağım. Çünkü anlatacağım konuda ciddi emeğim var. O yıllarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Bakırköy Belediyesi’ne destek vermek bir yana, belediyenin hizmetlerini dahi engelliyordu. Sözünü edeceğim alanın kaçak ve ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkılması için adımlar atılmıştı. Biz ise gece gündüz çalışıyorduk. Amacımız, uygulama imar planı bulunmayan Ataköy’ü, mevcut kontur ve gabariyi koruyarak uygulama imar planına kavuşturmaktı. Ataköy’deki binaların büyük bölümünün yola mahreci bulunmadığından tamirat, tadilat, güçlendirme ve yenileme işlemleri yapılamıyordu. Belediyenin Sosyal Hizmet Binası da bu planın kapsamındaydı. Bakırköy Belediye Meclisi, komisyonun aldığı karar doğrultusunda uzun süren çalışmaların ardından planı onayladı. Günler süren İBB mesaisinin ardından, Sedat Özkan ve Bakırköylü bürokratlarla birlikte sabaha karşı İBB komisyonundan söz konusu alanın “Belediye Hizmet Alanı” olarak onaylanmasını sağladık. Eve bile gitmeden aynı gün İBB Meclisi’nden kararın oy birliğiyle çıkması için çalıştık. Bakırköy halkı için yürüttüğümüz bu çalışmaların karşılığında Ataköy sakinleri de memnuniyetlerini defalarca dile getirdi. GELELİM BUGÜNE… Burası artık Tarık Akan Kültür Merkezi ve Nikâh Salonu. Otoparkı ise belediyeye ait olmasına rağmen bariyerli ve ücretli. Para ödemezseniz içeri giremiyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde İBB Meclis Üyesi bir arkadaşımla birlikte otoparka geldik. Kimliğimizi göstermemize rağmen içeri alınmadık. Kapıdaki görevli, yalnızca Bakırköy Belediye Meclis üyelerinin otoparka ücretsiz girebildiğini söyledi. Oysa bu alanın Bakırköy’e kazandırılmasında ve şirketin kuruluşunda büyük emeğim var. Benim hayalim, bu otoparkın yalnızca belirli kişilere değil, bütün Bakırköylülere ücretsiz olmasıydı. Bu mümkün değilse en azından HGS sistemiyle herkes için aynı ve eşit uygulama yapılmalı. Bugün bu şirketin ve Nikâh Salonu’nun başında Belediye Başkanı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu bulunuyor. Aynı zamanda şirket başkanlığı görevini de yürütüyor. Özer, otoparkta bazı kişilere ücretli, bazı kişilere ücretsiz giriş imkânı tanınması yönündeki talimatın da bizzat Başkan tarafından verildiğini öne sürüyor. Hak, hukuk, adalet demek kolay. Önemli olan bunları uygulayabilmek. Koyun oraya bir HGS sistemi, herkes eşit olsun! Hiçbir siyasi geçmişi olmayan, hatta farklı bir siyasi iradeye gönül verdiği bilinen bir doktoru belediye başkanı olarak görevlendirirseniz, elbette yönetim konusunda sorunlar yaşanır. Sonuçta belediyecilik hizmet üretmek yerine billboard belediyeciliğine dönüşür. Başkanı görevlendiren irade, Beylikdüzü’nden bir meclis üyesini de Bakırköy’e getirerek başkanlık katına yerleştirdi. Kendisine VIP makam aracı, özel şoför, sekreter ve koruma tahsis edildi. Ancak hiçbir komisyonda görev almadı. Şimdi ise mahkemeye çıkmayı bekliyor. Bu atamaları yapan irade hem kendisine hem de Bakırköy’e yazık etti. Daha mahkemeye bile sevk edilmeden, partimizin ve Bakırköy halkının abisi Ali Rıza Akyüz’ün yerine başka bir ismi başkan yardımcısı olarak atayan bir başkandan nasıl vefa beklenir? Siz sahip çıkmasanız da Ali Rıza Akyüz’e Bakırköy halkı sahip çıkacaktır. Ali Koç dünyanın en iyi iş insanlarından biri olabilir ama bu, onu iyi bir kulüp başkanı yapmaya yetmez. Süleyman Seba ise iyi bir sporcu ve yöneticiydi. Ama onu unutulmaz kılan, aynı zamanda çok iyi bir kulüp başkanı olmasıydı. Bakırköy Belediye Başkanı çok iyi bir doktor olabilir. Ama iyi bir belediye başkanı değildir. Hiçbir emek ve zaman harcamadan görevlendirilen kişiler, hem kendilerine hem de Bakırköy’e yazık ediyor. Ne yazık ki bu tür örnekler, geçmişte Tansu Çiller döneminde de görüldüğü gibi, kadınların yöneticilik becerilerine yönelik genel güveni de zedeliyor. Oysa kadınların yönetimde yer alması, toplumsal eşitlik ve demokrasi açısından son derece kıymetlidir. Ancak eşlerin, akrabaların ya da aile fertlerinin yönetime müdahale etmesi, liyakat ilkesini gölgeler ve kamuda ciddi bir güven kaybına yol açar. Bunun bedelini ise yalnızca ilgili yöneticiler değil, yönetim kademelerinde yer almak için mücadele eden kadınlar da öder. DİPNOT: Bakırköy Belediyesi’nde kız öğrenci yurdunu ve dokuz kreşi ücretsiz yaptığımız için “kamu zararı” gerekçesiyle hâlâ yargılanıyoruz. Ama bu da bizim için bir onur madalyasıdır.        
Bakırköy Belediyesi’ne yönelik “ihaleye fesat karıştırma” ve “irtikap” soruşturmasıyla gündeme gelen gelişmeler, geçmiş dönem Bakırköy Belediye Meclis Üyesi ve dönemin Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Ferzan Özer’in 7 Mayıs 2025’te kaleme aldığı yazıyı yeniden hatırlattı. Özer, görev yaptıkları dönemde kız öğrenci yurdunu ve dokuz kreşi ücretsiz hale getirdikleri için “kamu zararı” iddiasıyla hâlâ yargılandıklarını belirtirken, bugün Tarık Akan Kültür Merkezi ve Nikâh Salonu’nun otoparkındaki uygulamadan belediye yönetimine, liyakat tartışmalarından siyasi atamalara kadar birçok konuda dikkat çeken eleştiriler yöneltti.

Bu dizeler büyük divan şairimiz Fuzuli’ye ait.

Yıl 2010. İmar Komisyonu Başkan Vekiliyim.

Bu yazımda mütevazı olmayacağım. Çünkü anlatacağım konuda ciddi emeğim var.

O yıllarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Bakırköy Belediyesi’ne destek vermek bir yana, belediyenin hizmetlerini dahi engelliyordu. Sözünü edeceğim alanın kaçak ve ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkılması için adımlar atılmıştı.

Biz ise gece gündüz çalışıyorduk. Amacımız, uygulama imar planı bulunmayan Ataköy’ü, mevcut kontur ve gabariyi koruyarak uygulama imar planına kavuşturmaktı.

Ataköy’deki binaların büyük bölümünün yola mahreci bulunmadığından tamirat, tadilat, güçlendirme ve yenileme işlemleri yapılamıyordu.

Belediyenin Sosyal Hizmet Binası da bu planın kapsamındaydı. Bakırköy Belediye Meclisi, komisyonun aldığı karar doğrultusunda uzun süren çalışmaların ardından planı onayladı.

Günler süren İBB mesaisinin ardından, Sedat Özkan ve Bakırköylü bürokratlarla birlikte sabaha karşı İBB komisyonundan söz konusu alanın “Belediye Hizmet Alanı” olarak onaylanmasını sağladık. Eve bile gitmeden aynı gün İBB Meclisi’nden kararın oy birliğiyle çıkması için çalıştık.

Bakırköy halkı için yürüttüğümüz bu çalışmaların karşılığında Ataköy sakinleri de memnuniyetlerini defalarca dile getirdi.

GELELİM BUGÜNE…

Burası artık Tarık Akan Kültür Merkezi ve Nikâh Salonu.

Otoparkı ise belediyeye ait olmasına rağmen bariyerli ve ücretli. Para ödemezseniz içeri giremiyorsunuz.

Geçtiğimiz günlerde İBB Meclis Üyesi bir arkadaşımla birlikte otoparka geldik. Kimliğimizi göstermemize rağmen içeri alınmadık.

Kapıdaki görevli, yalnızca Bakırköy Belediye Meclis üyelerinin otoparka ücretsiz girebildiğini söyledi.

Oysa bu alanın Bakırköy’e kazandırılmasında ve şirketin kuruluşunda büyük emeğim var.

Benim hayalim, bu otoparkın yalnızca belirli kişilere değil, bütün Bakırköylülere ücretsiz olmasıydı. Bu mümkün değilse en azından HGS sistemiyle herkes için aynı ve eşit uygulama yapılmalı.

Bugün bu şirketin ve Nikâh Salonu’nun başında Belediye Başkanı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu bulunuyor. Aynı zamanda şirket başkanlığı görevini de yürütüyor. Özer, otoparkta bazı kişilere ücretli, bazı kişilere ücretsiz giriş imkânı tanınması yönündeki talimatın da bizzat Başkan tarafından verildiğini öne sürüyor.

Hak, hukuk, adalet demek kolay. Önemli olan bunları uygulayabilmek.

Koyun oraya bir HGS sistemi, herkes eşit olsun!

Hiçbir siyasi geçmişi olmayan, hatta farklı bir siyasi iradeye gönül verdiği bilinen bir doktoru belediye başkanı olarak görevlendirirseniz, elbette yönetim konusunda sorunlar yaşanır. Sonuçta belediyecilik hizmet üretmek yerine billboard belediyeciliğine dönüşür.

Başkanı görevlendiren irade, Beylikdüzü’nden bir meclis üyesini de Bakırköy’e getirerek başkanlık katına yerleştirdi. Kendisine VIP makam aracı, özel şoför, sekreter ve koruma tahsis edildi. Ancak hiçbir komisyonda görev almadı. Şimdi ise mahkemeye çıkmayı bekliyor.

Bu atamaları yapan irade hem kendisine hem de Bakırköy’e yazık etti.

Daha mahkemeye bile sevk edilmeden, partimizin ve Bakırköy halkının abisi Ali Rıza Akyüz’ün yerine başka bir ismi başkan yardımcısı olarak atayan bir başkandan nasıl vefa beklenir?

Siz sahip çıkmasanız da Ali Rıza Akyüz’e Bakırköy halkı sahip çıkacaktır.

Ali Koç dünyanın en iyi iş insanlarından biri olabilir ama bu, onu iyi bir kulüp başkanı yapmaya yetmez.

Süleyman Seba ise iyi bir sporcu ve yöneticiydi. Ama onu unutulmaz kılan, aynı zamanda çok iyi bir kulüp başkanı olmasıydı.

Bakırköy Belediye Başkanı çok iyi bir doktor olabilir.

Ama iyi bir belediye başkanı değildir.

Hiçbir emek ve zaman harcamadan görevlendirilen kişiler, hem kendilerine hem de Bakırköy’e yazık ediyor.

Ne yazık ki bu tür örnekler, geçmişte Tansu Çiller döneminde de görüldüğü gibi, kadınların yöneticilik becerilerine yönelik genel güveni de zedeliyor.

Oysa kadınların yönetimde yer alması, toplumsal eşitlik ve demokrasi açısından son derece kıymetlidir.

Ancak eşlerin, akrabaların ya da aile fertlerinin yönetime müdahale etmesi, liyakat ilkesini gölgeler ve kamuda ciddi bir güven kaybına yol açar. Bunun bedelini ise yalnızca ilgili yöneticiler değil, yönetim kademelerinde yer almak için mücadele eden kadınlar da öder.

DİPNOT:

Bakırköy Belediyesi’nde kız öğrenci yurdunu ve dokuz kreşi ücretsiz yaptığımız için “kamu zararı” gerekçesiyle hâlâ yargılanıyoruz.

Ama bu da bizim için bir onur madalyasıdır.        

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.