YOK SAYMAK: En Ağır Tokat Sessizliktir.
YOK SAYMAK: En Ağır Tokat Sessizliktir.
Ferzan Özer, “Yok Saymak” başlıklı yazısında insan ilişkilerinden ticarete ve siyasete uzanan sessiz ama en ağır cezayı anlatıyor: Bazen en güçlü tepki konuşmak değil, birini artık hiç yokmuş gibi kabul etmektir.
Dünyanın en büyük yüküdür; aklı sende olmayanı yüreğinde taşımak.
İnsan bazen kırılarak değil, uyanarak büyür.
Ve bir gün anlar:
Bazen bağırırsın, duyulmaz.
Anlatırsın, anlaşılmaz.
Tepki verirsin, ciddiye alınmaz.
İşte o an insanın içine bir şey çöker.
Değersizlik hissi… derin anlam.
Ve o zaman insan şunu öğrenir:
EN GÜÇLÜ CEVAP SES YÜKSELTMEK DEĞİL, HÜKMÜ KALDIRMAKTIR.
Yok saymak…
Birini hayatından silmek değildir bu.
Onun artık etkisinin kalmadığını ilan etmektir.
Hayatta da böyledir.
Sana haksızlık yapan birine uzun uzun hesap sormazsın bazen.
Kapıyı kapatır, bir daha o eşiği geçmezsin.
En ağır yaptırım budur.
***
Ticarette de böyledir.
Seni aldatanla tartışmazsın.
Bir daha alışveriş yapmazsın.
Piyasa en sert cevabı böyle verir.
***
Siyasette de böyledir.
Meydanlarda söylenen sözler unutulur.
Ama sandıkta verilen sessiz karar unutulmaz.
Toplum, bazen konuşarak değil, yok sayarak cezalandırır.
Çünkü insan en çok eleştirilince değil, artık muhatap alınmayınca sarsılır.
Yokluk acıtır.
Ama yok sayılmak bitirir.
Ve unutma:
Bir gün insanlar seni eleştirmeyi bırakırsa, bu kazandığın için değil…
Seni artık hüküm cümlesinden çıkardıkları içindir.
İşte asıl düşüş,
o sessizlikte başlar.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

