İBB Davasında Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer İçin Tahliye Talebi
İBB Davasında Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer İçin Tahliye Talebi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında tutuklu bulunan Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer’in avukatları Bürgehan Emrağ ve Serkan Günel, müvekkillerinin yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Savunmalarda, dosyada somut delil bulunmadığı ve tutukluluğun “tedbir olmaktan çıkıp cezaya dönüştüğü” vurgulandı.
“Tutukluluk artık tedbir değil, cezaya dönüştü”
Mahkemede söz alan avukat Bürgehan Emrağ, Doğan Hamit Doğruer’in 364 gündür tutuklu olduğunu belirterek, mevcut durumun artık bir koruma tedbiri olmaktan çıktığını ifade etti.
Emrağ, “Bugün bir tutukluluk incelemesi değil, bir insanın adalete duyduğu güvenin bedelini özgürlüğüyle ödediği bir süreci konuşuyoruz” dedi.
“Kendi isteğiyle teslim oldu, kaçma şüphesi yok”
Savunmada, müvekkilin hakkında çıkan haberlerin ardından kendi iradesiyle adliyeye giderek teslim olduğu vurgulandı. Emrağ, “Kaçma niyeti olan bir insan böyle davranmaz. Üstelik müvekkilimin pasaportu dahi yok. Buna rağmen ‘kaçma şüphesi’ denilmesi somut gerçeklerle bağdaşmamaktadır” ifadelerini kullandı.
“Mal varlığında olağandışı durum yok, rüşvet iddiası temelsiz”
Avukatlar, soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde Doğruer’in mal varlığında herhangi bir olağandışı artış tespit edilmediğini belirtti. Buna rağmen rüşvet suçlamasıyla tutuklandığını ifade eden Emrağ, “Somut bir para hareketi, haksız kazanç veya delil ortaya konulmamıştır” dedi.
“Örgüt iddiası hayatın olağan akışına aykırı”
Savunmada, müvekkilin uzun yıllar özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptığı ve açık başvuru süreciyle görevine geldiği hatırlatıldı.
“CV vererek işe giren birinin örgüt üyesi olduğu iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır” diyen Emrağ, müvekkilin adı geçen kişilerle sınırlı sayıda telefon görüşmesi bulunduğunu da ekledi.
Sağlık durumu ve ailevi koşullar vurgulandı
Doğruer’in daha önce ciddi bir hastalık geçirdiği ve yeniden nüksetme riski bulunduğu belirtilirken, cezaevi koşullarında gerekli sağlık kontrollerine erişemediği ifade edildi.
Ayrıca ailesinin geçim sorumluluğunu üstlendiği belirtilerek, “Müvekkilin dışarıda olması hem insani hem sosyal bir zorunluluktur” denildi.
“İddianame somut isnat içermiyor”
Avukat Serkan Günel ise savunmasında iddianamede yer alan 26 eylemde müvekkilin rolünün açıkça ortaya konulmadığını belirtti. Günel, “Bu eylemler içerisinde müvekkilin nasıl bir dahli olduğu, kamu zararının nasıl oluştuğu hiçbir şekilde açıklanmamıştır” dedi.
Ayrıca dosyada yer alan delillerin büyük ölçüde tanık ve etkin pişmanlık ifadelerine dayandığını, bu ifadelerin hukuka aykırı yöntemlerle alınmış olabileceğini savundu.
“Bağımsız ve tarafsız yargı vurgusu”
Günel, mahkeme heyetine hitaben yaptığı konuşmada, verilecek kararın yalnızca sanıkları değil ailelerini de etkileyeceğini belirterek, “Bağımsız ve tarafsız bir değerlendirme ile özgürlükten yana karar verilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Tahliye talebi
Savunmaların sonunda avukatlar, Doğan Hamit Doğruer’in tutukluluğunun kaldırılarak tahliyesine karar verilmesini talep etti. Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise adli kontrol hükümlerinin uygulanması istendi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

