İBB davasında Mustafa Keleş’in avukatından tahliye talebi: “Somut delil yok, isim benzerliğiyle mağduriyet yaratıldı”

Gündem 01.04.2026 - 19:36, Güncelleme: 01.04.2026 - 19:36
 

İBB davasında Mustafa Keleş’in avukatından tahliye talebi: “Somut delil yok, isim benzerliğiyle mağduriyet yaratıldı”

İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Fatih Keleş’in oglu Mustafa Keleş’in avukatı Sadık Ömer Cennetlioğlu, müvekkilinin dosyada somut delille ilişkilendirilemediğini savunarak tahliyesini talep etti. Avukat, aynı isimli başka bir kişiyle karışıklık yaşandığını da öne sürdü.
  İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen dava kapsamında tutuklu yargılanan Mustafa Keleş’in avukatı Sadık Ömer Cennetlioğlu, duruşmada yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini talep etti. Savunmasına, dosyada tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan’ın durumuna dikkat çekerek başlayan Cennetlioğlu, yaklaşan 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü öncesinde meslektaşlarının serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. “Dosyada iki farklı Mustafa Keleş var” Dosyada ciddi bir isim karışıklığı yaşandığını öne süren Cennetlioğlu, aynı isimde iki farklı kişinin bulunduğunu belirterek, “Müvekkilime ait delillerin başka bir Mustafa Keleş’in dosyasına dayanak yapıldığını görüyoruz. Bu iki kişinin birbirini tanıdığına veya birlikte iş yaptığına dair herhangi bir veri yok” dedi. Mahkeme sürecinde de bu karışıklığın devam ettiğini savunan avukat, zaman zaman müvekkilinin isminin dahi tutanaklarda yer almadığını ileri sürdü. “Somut delil bulunmuyor” İddianamede müvekkiline yönelik suçlamaları incelediklerini belirten Cennetlioğlu, etkin pişmanlık ifadeleri dahil olmak üzere hiçbir beyan içinde Mustafa Keleş’in adının geçmediğini söyledi. Dosyada yalnızca bir ifadede müvekkilinin bir şirkette SGK’lı çalışan olarak geçtiğini belirten avukat, bunun suç isnadı oluşturamayacağını vurguladı. “Gözaltı ve tutuklama süreci hukuka aykırı” Müvekkilinin emniyete çağrı üzerine gittiğini ancak kapıda gözaltına alındığını ifade eden Cennetlioğlu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu savundu. Savcılık ve hakimlik aşamalarında da yeterli sorgulama yapılmadığını ileri süren avukat, müvekkilinin örgüt üyeliğiyle suçlanmasına rağmen bu yönde kendisine soru dahi sorulmadığını dile getirdi. “Yetkisiz şekilde örgüt üyeliğinden tutuklama” Sulh Ceza Hakimliği’nin sevk yazısında yer almayan suçlamalar üzerinden karar verdiğini öne süren Cennetlioğlu, “Müvekkilim hem rüşvet hem de örgüt üyeliğinden tutuklandı. Oysa sevk yazısında örgüt üyeliği suçlaması yoktu” dedi. “22 yaşında, yetkisiz bir çalışan” Müvekkilinin 22 yaşında, üniversiteden yeni mezun bir inşaat mühendisi olduğunu belirten avukat, kamu görevlisi olmadığını ve herhangi bir yetkili pozisyonda bulunmadığını söyledi. Buna rağmen çok sayıda farklı suçlamayla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Cennetlioğlu, özellikle bazı suçların işlenebilmesi için kamu görevlisi olma şartı bulunduğunu hatırlatarak, müvekkilinin bu kapsamda değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu. “Ne imza yetkisi ne de sorumluluğu var” Müvekkilinin çalıştığı şirkette yalnızca satın alma işlemleriyle ilgilendiğini belirten avukat, herhangi bir imza yetkisi, karar alma mekanizmasında rolü ya da mali sorumluluğu bulunmadığını dile getirdi. Vergi Usul Kanunu kapsamında yöneltilen “naylon fatura” suçlamasının da bu nedenle gerçekçi olmadığını ifade etti. “Kaçma ve delil karartma şüphesi yok” Mustafa Keleş’in yurt dışına gidip kısa süre içinde geri döndüğünü ve ailesinin yanında kalmayı tercih ettiğini belirten avukat, kaçma şüphesinin bulunmadığını söyledi. Ayrıca dosyadaki tek somut verinin SGK kayıtları olduğunu belirterek, bunların karartılmasının mümkün olmadığını ifade etti. “Eylemle bağlantısı yok” Müvekkilinin yargılandığı eylemlerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını savunan Cennetlioğlu, söz konusu faaliyetlerin yürütüldüğü şirkette dahi görev almadığını belirtti. Müvekkilinin başka bir şirkette basit satın alma işlemleriyle ilgilendiğini kaydetti. “Aile 10 aydır parçalanmış durumda” Savunmada, müvekkilin babasıyla aynı dosyada tutuklu bulunması nedeniyle 10 aydır yalnızca duruşma salonunda görüşebildiği ifade edildi. Ailenin tamamının bu süreçten olumsuz etkilendiğini belirten avukat, bunun ciddi bir mağduriyet yarattığını söyledi. “Sağlık ve güvenlik riski altında” Mustafa Keleş’in cezaevinde sağlık sorunları yaşadığını da dile getiren Cennetlioğlu, müvekkilinin iki kez verem karantinasında kaldığını ve koğuş koşullarının riskli olduğunu ifade etti. Ayrıca medyada yer alan iddialar nedeniyle koğuşta baskı ve tehdit altında olduğunu ileri sürdü. Tahliye talebi Tüm bu gerekçelerle müvekkilinin tutukluluğunun hukuki ve ölçülü olmadığını savunan Cennetlioğlu, adli kontrol şartları uygulanarak tahliye edilmesini talep etti.
İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Fatih Keleş’in oglu Mustafa Keleş’in avukatı Sadık Ömer Cennetlioğlu, müvekkilinin dosyada somut delille ilişkilendirilemediğini savunarak tahliyesini talep etti. Avukat, aynı isimli başka bir kişiyle karışıklık yaşandığını da öne sürdü.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen dava kapsamında tutuklu yargılanan Mustafa Keleş’in avukatı Sadık Ömer Cennetlioğlu, duruşmada yaptığı savunmada müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Savunmasına, dosyada tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan’ın durumuna dikkat çekerek başlayan Cennetlioğlu, yaklaşan 5 Nisan Dünya Avukatlar Günü öncesinde meslektaşlarının serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

“Dosyada iki farklı Mustafa Keleş var”
Dosyada ciddi bir isim karışıklığı yaşandığını öne süren Cennetlioğlu, aynı isimde iki farklı kişinin bulunduğunu belirterek, “Müvekkilime ait delillerin başka bir Mustafa Keleş’in dosyasına dayanak yapıldığını görüyoruz. Bu iki kişinin birbirini tanıdığına veya birlikte iş yaptığına dair herhangi bir veri yok” dedi.

Mahkeme sürecinde de bu karışıklığın devam ettiğini savunan avukat, zaman zaman müvekkilinin isminin dahi tutanaklarda yer almadığını ileri sürdü.

“Somut delil bulunmuyor”
İddianamede müvekkiline yönelik suçlamaları incelediklerini belirten Cennetlioğlu, etkin pişmanlık ifadeleri dahil olmak üzere hiçbir beyan içinde Mustafa Keleş’in adının geçmediğini söyledi. Dosyada yalnızca bir ifadede müvekkilinin bir şirkette SGK’lı çalışan olarak geçtiğini belirten avukat, bunun suç isnadı oluşturamayacağını vurguladı.

“Gözaltı ve tutuklama süreci hukuka aykırı”
Müvekkilinin emniyete çağrı üzerine gittiğini ancak kapıda gözaltına alındığını ifade eden Cennetlioğlu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu savundu. Savcılık ve hakimlik aşamalarında da yeterli sorgulama yapılmadığını ileri süren avukat, müvekkilinin örgüt üyeliğiyle suçlanmasına rağmen bu yönde kendisine soru dahi sorulmadığını dile getirdi.

“Yetkisiz şekilde örgüt üyeliğinden tutuklama”
Sulh Ceza Hakimliği’nin sevk yazısında yer almayan suçlamalar üzerinden karar verdiğini öne süren Cennetlioğlu, “Müvekkilim hem rüşvet hem de örgüt üyeliğinden tutuklandı. Oysa sevk yazısında örgüt üyeliği suçlaması yoktu” dedi.

“22 yaşında, yetkisiz bir çalışan”
Müvekkilinin 22 yaşında, üniversiteden yeni mezun bir inşaat mühendisi olduğunu belirten avukat, kamu görevlisi olmadığını ve herhangi bir yetkili pozisyonda bulunmadığını söyledi. Buna rağmen çok sayıda farklı suçlamayla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.

Cennetlioğlu, özellikle bazı suçların işlenebilmesi için kamu görevlisi olma şartı bulunduğunu hatırlatarak, müvekkilinin bu kapsamda değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.

“Ne imza yetkisi ne de sorumluluğu var”
Müvekkilinin çalıştığı şirkette yalnızca satın alma işlemleriyle ilgilendiğini belirten avukat, herhangi bir imza yetkisi, karar alma mekanizmasında rolü ya da mali sorumluluğu bulunmadığını dile getirdi. Vergi Usul Kanunu kapsamında yöneltilen “naylon fatura” suçlamasının da bu nedenle gerçekçi olmadığını ifade etti.

“Kaçma ve delil karartma şüphesi yok”
Mustafa Keleş’in yurt dışına gidip kısa süre içinde geri döndüğünü ve ailesinin yanında kalmayı tercih ettiğini belirten avukat, kaçma şüphesinin bulunmadığını söyledi. Ayrıca dosyadaki tek somut verinin SGK kayıtları olduğunu belirterek, bunların karartılmasının mümkün olmadığını ifade etti.

“Eylemle bağlantısı yok”
Müvekkilinin yargılandığı eylemlerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını savunan Cennetlioğlu, söz konusu faaliyetlerin yürütüldüğü şirkette dahi görev almadığını belirtti. Müvekkilinin başka bir şirkette basit satın alma işlemleriyle ilgilendiğini kaydetti.

“Aile 10 aydır parçalanmış durumda”
Savunmada, müvekkilin babasıyla aynı dosyada tutuklu bulunması nedeniyle 10 aydır yalnızca duruşma salonunda görüşebildiği ifade edildi. Ailenin tamamının bu süreçten olumsuz etkilendiğini belirten avukat, bunun ciddi bir mağduriyet yarattığını söyledi.

“Sağlık ve güvenlik riski altında”
Mustafa Keleş’in cezaevinde sağlık sorunları yaşadığını da dile getiren Cennetlioğlu, müvekkilinin iki kez verem karantinasında kaldığını ve koğuş koşullarının riskli olduğunu ifade etti. Ayrıca medyada yer alan iddialar nedeniyle koğuşta baskı ve tehdit altında olduğunu ileri sürdü.

Tahliye talebi
Tüm bu gerekçelerle müvekkilinin tutukluluğunun hukuki ve ölçülü olmadığını savunan Cennetlioğlu, adli kontrol şartları uygulanarak tahliye edilmesini talep etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.