İBB davasında tahliye talebi: “İddianame yetersiz, suçlamalar kurgusal”
İBB davasında tahliye talebi: “İddianame yetersiz, suçlamalar kurgusal”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik 407 sanıklı davada, KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un avukatları Mehmet Zengin ve Mustafa Bağarkası, suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik açılan ve 407 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında, tutuklu KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un müdafii avukatları Mehmet Zengin ve Mustafa Bağarkası söz aldı. Avukatlar, özellikle iddianamedeki bazı eylemler üzerinden suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin tahliyesini talep etti.
Avukat Mehmet Zengin, savunmasında iddianamede yer alan “Eylem 27” ve “Eylem 29” başlıklarına dikkat çekti. Zengin, müvekkilinin kamu görevlisi statüsünde olmaması nedeniyle irtikap suçlamasının uygulanamayacağını savundu. Eylem 27 kapsamında iddia edilen maddi icbar sürecinin somut verilerle desteklenmediğini belirten Zengin, işlem süreçlerindeki gecikmelerin suç unsuru oluşturmadığını ifade etti.
Eylem 29’a ilişkin değerlendirmesinde ise Zengin, rüşvet iddialarının olayın akışıyla çeliştiğini öne sürdü. İddiaların, bir okulun tahliye edilmemesi üzerine kurulduğunu belirten Zengin, müvekkilinin söz konusu okulu tahliye ettiğini ve bu durumun suçlamaları boşa düşürdüğünü dile getirdi. Dosyada yer alan para transferi iddialarının da “gerçek dışı” olduğunu savundu.
Savunmada ayrıca, Ali Kurt’un rüşvet ilişkisi kurduğu iddia edilen kişilerle ticari işlemlerinde dahi ödemelerini açık şekilde yaptığı, küçük tutarlı ödemelerin dahi kayıt altına alındığı vurgulandı. Bu durumun suç isnatlarıyla çeliştiği ifade edildi.
Eylem 30 kapsamında yöneltilen “arsa” iddialarına da değinen Zengin, söz konusu taşınmazın müvekkilinin görevinden önce satın alındığını ve hukuki süreçlerin çarpıtıldığını ileri sürdü.
Avukat Mustafa Bağarkası ise yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin kapsamına dikkat çekerek, dosyanın mevcut haliyle sağlıklı bir yargılama yapılmasına elverişli olmadığını savundu. İddianamenin “makul sürede yargılama” ilkesini ihlal edecek ölçüde geniş olduğunu belirten Bağarkası, dosyada yüzlerce eylemin tek çatı altında toplanmasının hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
Bağarkası, ceza yargılamasında temel unsurun “somut delil” olduğunu vurgulayarak, mevcut dosyada bu nitelikte yeterli delil bulunmadığını ileri sürdü. Ayrıca iddianamenin kurgusal bir anlatı içerdiğini iddia ederek, bu haliyle “geçerli bir iddianame” sayılamayacağını savundu.
Savunmaların sonunda her iki avukat da Ali Kurt’un tutukluluğunun kaldırılmasını, aksi halde adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliyesine karar verilmesini talep etti. Ayrıca, davada tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan’ın da mesleki faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek tahliyesi istendi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

