İBB DAVASINDA TUNCAY YILMAZ İÇİN TAHLİYE TALEBİ: “SOMUT DELİL YOK, TUTUKLULUK CEZAYA DÖNÜŞTÜ”
İBB DAVASINDA TUNCAY YILMAZ İÇİN TAHLİYE TALEBİ: “SOMUT DELİL YOK, TUTUKLULUK CEZAYA DÖNÜŞTÜ”
İBB davasında tutuklu bulunan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın avukatları Ali Kemal Yıldız ve Atacan Işık, mahkemede tahliye talebinde bulundu. Avukatlar, dosyada somut delil bulunmadığını, tutukluluğun cezaya dönüştüğünü ve kaçma şüphesi iddiasının gerçeği yansıtmadığını savundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada tutuklu bulunan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın müdafii avukatları Ali Kemal Yıldız ve Atacan Işık, mahkemede yaptıkları savunmada müvekkillerinin tahliyesini talep etti.
Avukat Ali Kemal Yıldız, savunmasına Tuncay Yılmaz’ın İmamoğlu İnşaat ve SSB Gayrimenkul şirketlerinin genel müdürü olduğunu belirterek başladı. Yılmaz’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi veya Beylikdüzü Belediyesi ile resmi bir görevinin bulunmadığını ifade eden Yıldız, buna rağmen müvekkiline çok sayıda ağır suç isnat edildiğini söyledi.
Yıldız, tutuklama sürecinde sevk edildiği suç ile tutuklandığı suçun farklı olduğunu belirterek bu durumun bile tek başına tutuklama talebinin reddedilmesi için yeterli bir sebep olması gerektiğini savundu. İddia makamının bazı sanıkların tahliyesini talep ettiğini ancak Tuncay Yılmaz hakkında tutukluluğun devamını istemesinin kamuoyunda ve sanıklar arasında “kimin tahliye edilip edilmeyeceğinin önceden belli olduğu” yönünde bir algı oluşturduğunu ifade etti.
İddianamede Tuncay Yılmaz hakkında çok sayıda suçlama bulunduğunu ancak somut eylem isnatlarının oldukça sınırlı olduğunu savunan Yıldız, dosyada yer alan telefon görüşmeleri ve fotoğrafların bağlamından koparılarak suç unsuru gibi gösterildiğini ileri sürdü. Müvekkilinin özel şirket faaliyetleri kapsamında yaptığı görüşmelerin örgütsel faaliyet gibi gösterildiğini belirten Yıldız, belediye çalışanlarına talimat verdiğine dair dosyada tek bir somut beyan bulunmadığını söyledi.
Rüşvete aracılık iddialarına da değinen Yıldız, iddia edilen olayların mantık ve hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, ödemelerin resmi yollarla yapıldığını ve bazı iddialarda olayların gerçekleştiği tarihler ile kişiler arasındaki ilişki tarihlerinin dahi uyuşmadığını ifade etti.
Dosyada yer alan suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamalarına ilişkin de konuşan Yıldız, bazı çalışanların kendi imkanları veya aile desteğiyle ev satın almasının suç geliri olarak gösterildiğini, bunun hukuken kabul edilemeyecek yorumlar olduğunu söyledi.
Yıldız, soruşturma aşamasında ileri sürülen birçok iddianın iddianamede yer almadığını, teknik takip ve dinlemelerden de somut bir suç unsuru çıkmadığını belirterek tutukluluğun devamı için hukuki bir gerekçe kalmadığını ifade etti. Müvekkilinin tahliyesi ve mal varlığı üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.
Duruşmada söz alan Avukat Atacan Işık ise kaçma şüphesi iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, müvekkilinin mal varlığına el konulduğunu öğrendikten sonra gözaltına alınana kadar evinde kalmaya devam ettiğini, operasyon yapılacağını bilmesine rağmen kaçma girişiminde bulunmadığını anlattı. Işık, kaçma şüphesinin somut olgulara dayanması gerektiğini, ancak bu dosyada böyle bir durumun bulunmadığını belirterek yaklaşık bir yıldır devam eden tutukluluğun hukuken izah edilemeyeceğini söyledi.
Avukatlar, dosyada somut delil bulunmadığını, tutukluluğun cezaya dönüştüğünü ve adil yargılama yapılabilmesi için Tuncay Yılmaz’ın tahliyesine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkemeden tahliye talebinde bulundu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

