İmamoğlu Konuştu: “Adalet Gecikirse Ülkeyi de Batırır”
İmamoğlu Konuştu: “Adalet Gecikirse Ülkeyi de Batırır”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen dava kapsamında tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu, 2 Nisan 2026 tarihli duruşmada yaptığı kapsamlı konuşmada hem yargı sürecine hem de tutukluluk uygulamalarına sert eleştiriler yöneltti. İmamoğlu, tahliye talebini dile getirirken, davanın “siyasi bir operasyon” olduğunu savundu.
Duruşmada Söz Hakkı Tartışması Yaşandı
Duruşma sırasında ilk olarak söz hakkı konusunda mahkeme heyeti ile savunma arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. İmamoğlu’nun avukatları, Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK 104) atıfta bulunarak müvekkillerinin doğrudan konuşma hakkı olduğunu vurguladı. Mahkeme başkanı ise süre sınırlamasıyla söz verileceğini belirtti.
Bu tartışmanın ardından İmamoğlu kürsüye gelerek savunmasını yaptı.
“106 Kişinin Savunmaları Vahim Bir Tabloyu Ortaya Koydu”
Konuşmasına son haftalarda yapılan savunmalara değinerek başlayan İmamoğlu, dosyada yer alan süreçleri “vahim” olarak nitelendirdi.
İmamoğlu, üç haftalık süreçte dinlenen 106 kişinin avukatlarının beyanlarının, soruşturmanın hem öncesi hem de sonrasına dair ciddi çelişkiler ve usulsüzlükler ortaya koyduğunu savundu.
“Evraklarla, belgelerle savcılığın nasıl bir tablo ortaya koyduğunu gördük. Dinlediklerim karşısında nefesim kesildi, kalbim sıkıştı.”
“Canlı Yayın Olsaydı Gerçekler Ortaya Çıkardı”
İmamoğlu, duruşmaların kamuoyuna açık ve canlı yayınlanması gerektiğini belirterek, şeffaflık vurgusu yaptı.
Canlı yayın olması halinde iddia makamının zor durumda kalacağını ileri süren İmamoğlu, sürecin gizli yürütülmesinin kamu vicdanını zedelediğini ifade etti.
Tutukluluk Eleştirisi: “Tutuksuz Yargılama Esastır”
Konuşmasının önemli bölümünü tutukluluk uygulamalarına ayıran İmamoğlu, Türk Ceza Hukuku’na göre tutuksuz yargılamanın esas olduğunu hatırlattı.
Uzun süredir devam eden tutuklulukların hukuka aykırı olduğunu savunan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kaçma şüphesi deniliyor. Bu insanlar mı kaçacak? Yıllarını devlete hizmete vermiş bürokratlar, milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak?”
İmamoğlu ayrıca, tutukluluğun fiili cezaya dönüştüğünü belirterek bunun hem hukuk devleti ilkesine hem de masumiyet karinesine aykırı olduğunu dile getirdi.
“Aileler Üzerinden Baskı Kuruluyor” İddiası
İmamoğlu, dava sürecinde yalnızca sanıkların değil ailelerinin de etkilendiğini öne sürdü.
Akrabalık ilişkileri nedeniyle kişilerin tutuklandığını ve bunun hukuki bir dayanağının bulunmadığını savunan İmamoğlu, bu durumun “kabul edilemez” olduğunu ifade etti.
Yargıya Çağrı: “Tarihi Bir Karar Vereceksiniz”
Mahkeme heyetine doğrudan seslenen İmamoğlu, verilecek kararın yalnızca dava açısından değil, Türkiye’nin hukuk sistemi açısından da tarihi öneme sahip olduğunu söyledi.
Yargıçların büyük bir sorumluluk taşıdığını belirten İmamoğlu, şu çağrıda bulundu:
“Ya bir çöküşü derinleştireceksiniz ya da bir çıkışı başlatacaksınız.”
Tarihten Örneklerle Mesaj Verdi
Konuşmasında tarihsel örneklere de yer veren İmamoğlu, adaletin önemini vurgulamak için çeşitli davalara ve isimlere atıfta bulundu.
Adaletsiz kararların tarihte olumsuz hatırlandığını, adil kararların ise toplumların onurunu koruduğunu ifade etti.
Son Söz: “Tüm Tutuklular Serbest Bırakılmalı”
Konuşmasının sonunda açık bir tahliye talebinde bulunan İmamoğlu, sadece kendisi için değil, dosyadaki tüm tutuklular için özgürlük istedi.
“Tutuksuz yargılanma haktır, özgürlük haktır, masumiyet esastır. Adalet gecikirse adalet olmaktan çıkar.”
İBB davasında yapılacak ara karar ve olası tahliye değerlendirmeleri, hem hukuk çevreleri hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Mahkemenin vereceği kararın, davanın ilerleyişi açısından kritik bir dönüm noktası olması bekleniyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

