SESSİZ İNTİKAM

Gündem 06.04.2026 - 00:16, Güncelleme: 06.04.2026 - 00:19
 

SESSİZ İNTİKAM

Aşk, sadakat, ihanet ve yıllar sonra gelen sessiz bir hesaplaşma…
Ferzan Özer bu yazısında bir film üzerinden sadece bir hikayeyi değil, kırılan kalplerin, kaybolan inancın ve en ağır intikamın bazen tek bir sessizlik olduğunu anlatıyor.
“Sevgi mi, sadakat mi?” sorusundan başlayan bu yazı, okuyucuyu hem bir filmin karanlık dünyasına hem de insan ruhunun en derin kırılmalarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Okurken kendi geçmişinizle, affettiklerinizle ve affedemediklerinizle yüzleşebilirsiniz.
Sessiz İntikam sadece bir film yazısı değil; sevginin, sadakatin ve ihanetin insanın içinde bıraktığı izlere dair bir anlatı... SESSİZ İNTİKAM Kadın/Erkek için bir soru, Sadakat mı? Sevgi mi? Bence sevgi, sevgi varsa sadakat asla kırılmaz, Ama Sadakat kırılırsa, sevgi   azalmış  yada sevmiş gibi yapmıştır. Bu filim de insanın içine yerleşenlerden. "NOCTUMAL ANİMALS" Çünkü bu film bir hikâye anlatmıyor sadece. Bir duygunun, bir kırılmanın… yıllar sonra nasıl geri döndüğünü anlatıyor. Bir kadın düşünün… Hayatını “daha iyisi” için değiştirmiş. Daha güçlü, daha zengin, daha gösterişli bir hayat seçmiş. Ve bir adam düşünün… Sevmiş. Gerçekten sevmiş. Öyle ki kırıldığında sadece kalbi değil, içindeki bütün iyi niyet dağılmış. Çünkü bazı insanlar giderken sadece gitmez… Karşısındakinin içindeki inancı da alır götürür. Film boyunca izlediğimiz o karanlık hikâye… Aslında bir roman değil. Bir adamın içinden kopup gelen, yazıya dönüşmüş bir çığlık. Ve o çığlık, yıllar sonra, onu terk eden kadının hayatına geri dönüyor. Sessizce… Ama derinden. Ben hep şuna inanırım: Bir kadın ağlıyorsa… Sevmiştir. Ama bir erkek ağlıyorsa… O kadını bir daha kimse onun kadar sevemez. İşte bu film tam da bunun ispatı gibi. Ve gelelim finale… Ne bağırış var… Ne hesap sorma… Ne de bir yüzleşme… Sadece bir bekleyiş. Ve o bekleyişin içinde, bir insanın hayatı boyunca taşıyacağı en ağır tokat: yok sayılmak. Çünkü bazen en büyük intikam; konuşmak değil, geri dönmemektir. En güçlü cevap; ses yükseltmek değil, bir daha hiç gelmemektir. Tom Ford bu filmde bize şunu söylüyor: İhanet her zaman bir “hata” değildir. Çoğu zaman bir tercihtir. Ve bazı tercihler… Insanın karşısına yıllar sonra, sessiz ama kaçınılmaz bir şekilde çıkar. Bu filmi izleyin. Ama sadece izlemekle kalmayın... Finalinde biraz durun. Çünkü bazı hikâyeler, bittiği yerde değil… Insanın içinde devam eder. Çünkü;Eğer ihanet afedilir olsaydı,şeytan hâlâ Allah'ın yanında olurdu. Sadakat tartışılmaz... Dip Not: Haftaya... Her izlediğimde (kaç kere izledim bilemiyorum)  gözlerimi değil,   geçmişimi ıslatan bir filmle geliyorum. 1973 yapımı Türk filmi. Artık İhanet yazısı yok Bu kez biz varız. Bayramda izlediğim üçüncü ve son film... Ama içimde bıraktığı iz,  hepsinden daha derin. Filmin finali harika. Ve sonra söz... Yeniden hayata, gerçeklere ve siyasi yazılara döneceğim...
Aşk, sadakat, ihanet ve yıllar sonra gelen sessiz bir hesaplaşma…
Ferzan Özer bu yazısında bir film üzerinden sadece bir hikayeyi değil, kırılan kalplerin, kaybolan inancın ve en ağır intikamın bazen tek bir sessizlik olduğunu anlatıyor.
“Sevgi mi, sadakat mi?” sorusundan başlayan bu yazı, okuyucuyu hem bir filmin karanlık dünyasına hem de insan ruhunun en derin kırılmalarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Okurken kendi geçmişinizle, affettiklerinizle ve affedemediklerinizle yüzleşebilirsiniz.

Sessiz İntikam sadece bir film yazısı değil; sevginin, sadakatin ve ihanetin insanın içinde bıraktığı izlere dair bir anlatı...

SESSİZ İNTİKAM

Kadın/Erkek için bir soru,

Sadakat mı? Sevgi mi?

Bence sevgi, sevgi varsa sadakat asla kırılmaz,

Ama Sadakat kırılırsa, sevgi   azalmış  yada sevmiş gibi yapmıştır.

Bu filim de insanın içine yerleşenlerden.

"NOCTUMAL ANİMALS"

Çünkü bu film bir hikâye anlatmıyor sadece.

Bir duygunun, bir kırılmanın… yıllar sonra nasıl geri döndüğünü anlatıyor.

Bir kadın düşünün…

Hayatını “daha iyisi” için değiştirmiş.

Daha güçlü, daha zengin, daha gösterişli bir hayat seçmiş.

Ve bir adam düşünün…

Sevmiş.

Gerçekten sevmiş.

Öyle ki kırıldığında sadece kalbi değil, içindeki bütün iyi niyet dağılmış.

Çünkü bazı insanlar giderken sadece gitmez…

Karşısındakinin içindeki inancı da alır götürür.

Film boyunca izlediğimiz o karanlık hikâye…

Aslında bir roman değil.

Bir adamın içinden kopup gelen, yazıya dönüşmüş bir çığlık.

Ve o çığlık, yıllar sonra, onu terk eden kadının hayatına geri dönüyor.

Sessizce…

Ama derinden.

Ben hep şuna inanırım:

Bir kadın ağlıyorsa…

Sevmiştir.

Ama bir erkek ağlıyorsa…

O kadını bir daha kimse onun kadar sevemez.

İşte bu film tam da bunun ispatı gibi.

Ve gelelim finale…

Ne bağırış var…

Ne hesap sorma…

Ne de bir yüzleşme…

Sadece bir bekleyiş.

Ve o bekleyişin içinde, bir insanın hayatı boyunca taşıyacağı en ağır tokat: yok sayılmak.

Çünkü bazen en büyük intikam; konuşmak değil, geri dönmemektir.

En güçlü cevap; ses yükseltmek değil, bir daha hiç gelmemektir.

Tom Ford bu filmde bize şunu söylüyor:

İhanet her zaman bir “hata” değildir.

Çoğu zaman bir tercihtir.

Ve bazı tercihler…

Insanın karşısına yıllar sonra, sessiz ama kaçınılmaz bir şekilde çıkar.

Bu filmi izleyin.

Ama sadece izlemekle kalmayın...

Finalinde biraz durun.

Çünkü bazı hikâyeler, bittiği yerde değil…

Insanın içinde devam eder.

Çünkü;Eğer ihanet afedilir olsaydı,şeytan hâlâ Allah'ın yanında olurdu.

Sadakat tartışılmaz...

Dip Not:

Haftaya...

Her izlediğimde (kaç kere izledim bilemiyorum)  gözlerimi değil,   geçmişimi ıslatan bir filmle geliyorum.

1973 yapımı Türk filmi.

Artık İhanet yazısı yok

Bu kez biz varız.

Bayramda izlediğim üçüncü ve son film...

Ama içimde bıraktığı iz,  hepsinden daha derin.

Filmin finali harika.

Ve sonra söz...

Yeniden hayata, gerçeklere ve siyasi yazılara döneceğim...

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.