İBB Davasında İş İnsanı Yunus Göçer İçin Tahliye Talebi

Gündem 02.04.2026 - 00:20, Güncelleme: 02.04.2026 - 00:31
 

İBB Davasında İş İnsanı Yunus Göçer İçin Tahliye Talebi

Avukat Murat Aydoğan, müvekkili Yunus Göçer’in “somut delil olmadan ve ticari faaliyetleri nedeniyle” tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini istedi.
“30 Yıllık İş İnsanı, Tek İhaleyle Yargılanıyor” İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında tutuklu yargılanan iş insanı Yunus Göçer’in avukati, müvekkilinin sektörde 30 yıllık deneyime sahip olduğunu vurguladı. Göçer’in şirketinin ses, ışık, sahne ve organizasyon sistemleri alanında faaliyet gösterdiği, bugüne kadar çok sayıda ulusal ve uluslararası organizasyonda görev aldığı ifade edildi. Savunmada, Göçer’in İBB iştiraklerinden yalnızca bir ihale aldığı ve şu an bu ihale nedeniyle yargılandığı belirtildi. Tek Suçlama: “Kamu Zararına Nitelikli Dolandırıcılık” Avukat Murat Aydoğan, müvekkilnin dosyada yalnızca “Eylem 79” kapsamında ve “kamu zararına nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla yargılandığını, iddianamede örgüt üyeliği ya da başka bir suç isnadının bulunmadığını kaydetti. “Suçlama, Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Sanıkların İfadelerine Dayanıyor” Savunmada, Göçer hakkındaki suçlamaların temelinin, etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen üç sanığın beyanlarına dayandığı öne sürüldü. Avukat Murat Aydoğan, bu kişilerin daha ağır suçlamalarla karşı karşıya olmalarına rağmen serbest bırakıldığını belirterek, “başkaca delille desteklenmeyen bu ifadelerin hükme esas alınamayacağını” savundu. “Hile, Kamu Zararı ve Menfaat Unsurları Yok” Savunmada, dolandırıcılık suçunun oluşması için gerekli unsurların hiçbirinin somut olayda bulunmadığı ifade edildi. Hile unsuru: İhalenin usule uygun yapıldığı, tüm süreçlerin idare tarafından denetlendiği Kamu zararı: Somut ve hesaplanabilir bir zarar bulunmadığı Haksız menfaat: Yapılan iş karşılığında alınan ödemenin suç sayılamayacağı Kast: Müvekkilin ticari faaliyet kapsamında hareket ettiği Avukat Murat Aydoğan, Yargıtay içtihatlarına atıfla, sözleşmeye ilişkin ihtilafların dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti. “İş Yapıldı, Belgelerle Sabit” Savunmada, ihale kapsamında üstlenilen işlerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği vurgulandı. Dosyaya sunulan belgeler arasında: İmzalı iş bitirme belgesi Faturalar Cari hesap ekstresi Fotoğraf ve video kayıtları İş programı çizelgeleri bulunduğu ifade edildi. Etkinliklerin İstanbul’un farklı ilçelerinde kamuya açık alanlarda gerçekleştirildiği, pandemi döneminde dahi gerekli izinler alınarak faaliyetlerin sürdürüldüğü belirtildi. “Kamu Zararı Değil, Kamu Lehine Durum Var” Savunmada, iddianamede belirtilen yaklaşık 18,7 milyon TL’lik kamu zararı hesabının hatalı olduğu ileri sürüldü. Bu rakamın iki ayrı şirketin toplam sözleşme bedelinden oluştuğu ifade edildi. Göçer’in şirketinin sözleşme bedelinin 9,3 milyon TL olduğu, pandemi nedeniyle işlerin tamamının yapılamadığı ve yalnızca gerçekleştirilen kısmın tahsil edildiği belirtildi. Tahsil edilen tutarın yaklaşık 4,7 milyon TL olduğu, ek süreye rağmen ilave ücret talep edilmediği kaydedildi. Murat Aydoğan, bu durumun kamu zararına değil, aksine kamu lehine bir sonuç doğurduğunu savundu. “Müvekkil Zarara Uğradı” Savunmada ayrıca, pandemi nedeniyle iş planlamasının bozulduğu, ekipman ve personelin uzun süre bu işe tahsis edilmesi nedeniyle şirketin ekonomik zarara uğradığı ifade edildi. “Kaçma ve Delil Karartma Şüphesi Yok” Göçer’in sabit ikamet sahibi olduğunu, ailesiyle birlikte yaşadığını ve üç çocuk babası olduğunu belirtti. Soruşturma sürecinde adının geçtiğini öğrenmesine rağmen kaçmadığı, tüm delillerin toplandığı ve delil karartma ihtimalinin bulunmadığı vurgulandı. “Tutukluluk Süresi Ölçüsüz Hale Geldi” Yaklaşık 230 gündür tutuklu bulunan Göçer’in durumunun ölçülülük ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Aynı dosyada daha fazla eylemle suçlanan bazı sanıkların tutuksuz yargılandığına dikkat çekilerek, mevcut durumun eşitlik ilkesini ihlal ettiği ifade edildi. Tahliye Talebi Savunma sonunda  Avukat Murat Aydoğan, müvekkillerinin beraat edeceğini düşündüklerini belirterek öncelikle tahliyesini talep etti. Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasını istedi.
Avukat Murat Aydoğan, müvekkili Yunus Göçer’in “somut delil olmadan ve ticari faaliyetleri nedeniyle” tutuklu bulunduğunu belirterek tahliyesini istedi.

“30 Yıllık İş İnsanı, Tek İhaleyle Yargılanıyor”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında tutuklu yargılanan iş insanı Yunus Göçer’in avukati, müvekkilinin sektörde 30 yıllık deneyime sahip olduğunu vurguladı. Göçer’in şirketinin ses, ışık, sahne ve organizasyon sistemleri alanında faaliyet gösterdiği, bugüne kadar çok sayıda ulusal ve uluslararası organizasyonda görev aldığı ifade edildi.

Savunmada, Göçer’in İBB iştiraklerinden yalnızca bir ihale aldığı ve şu an bu ihale nedeniyle yargılandığı belirtildi.

Tek Suçlama: “Kamu Zararına Nitelikli Dolandırıcılık”

Avukat Murat Aydoğan, müvekkilnin dosyada yalnızca “Eylem 79” kapsamında ve “kamu zararına nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla yargılandığını, iddianamede örgüt üyeliği ya da başka bir suç isnadının bulunmadığını kaydetti.

“Suçlama, Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Sanıkların İfadelerine Dayanıyor”

Savunmada, Göçer hakkındaki suçlamaların temelinin, etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen üç sanığın beyanlarına dayandığı öne sürüldü.

Avukat Murat Aydoğan, bu kişilerin daha ağır suçlamalarla karşı karşıya olmalarına rağmen serbest bırakıldığını belirterek, “başkaca delille desteklenmeyen bu ifadelerin hükme esas alınamayacağını” savundu.

“Hile, Kamu Zararı ve Menfaat Unsurları Yok”

Savunmada, dolandırıcılık suçunun oluşması için gerekli unsurların hiçbirinin somut olayda bulunmadığı ifade edildi.

  • Hile unsuru: İhalenin usule uygun yapıldığı, tüm süreçlerin idare tarafından denetlendiği
  • Kamu zararı: Somut ve hesaplanabilir bir zarar bulunmadığı
  • Haksız menfaat: Yapılan iş karşılığında alınan ödemenin suç sayılamayacağı
  • Kast: Müvekkilin ticari faaliyet kapsamında hareket ettiği

Avukat Murat Aydoğan, Yargıtay içtihatlarına atıfla, sözleşmeye ilişkin ihtilafların dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti.

“İş Yapıldı, Belgelerle Sabit”

Savunmada, ihale kapsamında üstlenilen işlerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği vurgulandı. Dosyaya sunulan belgeler arasında:

  • İmzalı iş bitirme belgesi
  • Faturalar
  • Cari hesap ekstresi
  • Fotoğraf ve video kayıtları
  • İş programı çizelgeleri

bulunduğu ifade edildi.

Etkinliklerin İstanbul’un farklı ilçelerinde kamuya açık alanlarda gerçekleştirildiği, pandemi döneminde dahi gerekli izinler alınarak faaliyetlerin sürdürüldüğü belirtildi.

“Kamu Zararı Değil, Kamu Lehine Durum Var”

Savunmada, iddianamede belirtilen yaklaşık 18,7 milyon TL’lik kamu zararı hesabının hatalı olduğu ileri sürüldü. Bu rakamın iki ayrı şirketin toplam sözleşme bedelinden oluştuğu ifade edildi.

Göçer’in şirketinin sözleşme bedelinin 9,3 milyon TL olduğu, pandemi nedeniyle işlerin tamamının yapılamadığı ve yalnızca gerçekleştirilen kısmın tahsil edildiği belirtildi. Tahsil edilen tutarın yaklaşık 4,7 milyon TL olduğu, ek süreye rağmen ilave ücret talep edilmediği kaydedildi.

Murat Aydoğan, bu durumun kamu zararına değil, aksine kamu lehine bir sonuç doğurduğunu savundu.

“Müvekkil Zarara Uğradı”

Savunmada ayrıca, pandemi nedeniyle iş planlamasının bozulduğu, ekipman ve personelin uzun süre bu işe tahsis edilmesi nedeniyle şirketin ekonomik zarara uğradığı ifade edildi.

“Kaçma ve Delil Karartma Şüphesi Yok”

Göçer’in sabit ikamet sahibi olduğunu, ailesiyle birlikte yaşadığını ve üç çocuk babası olduğunu belirtti.

Soruşturma sürecinde adının geçtiğini öğrenmesine rağmen kaçmadığı, tüm delillerin toplandığı ve delil karartma ihtimalinin bulunmadığı vurgulandı.

“Tutukluluk Süresi Ölçüsüz Hale Geldi”

Yaklaşık 230 gündür tutuklu bulunan Göçer’in durumunun ölçülülük ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Aynı dosyada daha fazla eylemle suçlanan bazı sanıkların tutuksuz yargılandığına dikkat çekilerek, mevcut durumun eşitlik ilkesini ihlal ettiği ifade edildi.

Tahliye Talebi

Savunma sonunda  Avukat Murat Aydoğan, müvekkillerinin beraat edeceğini düşündüklerini belirterek öncelikle tahliyesini talep etti. Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmasını istedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.