İBB davasında Harun Cengiz Beğenmez için tahliye talebi: “Delil yok, isnatlar varsayıma dayanıyor”
İBB davasında Harun Cengiz Beğenmez için tahliye talebi: “Delil yok, isnatlar varsayıma dayanıyor”
İBB davasında tutuklu iş insanı Harun Cengiz Beğenmez’in avukatları Selim Yaman ve Enes Abdullah Yörük, müvekkillerine yöneltilen “örgüte yardım” ve “kara para aklama” suçlamalarının somut delillerle desteklenmediğini belirterek tahliye talebinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen dava kapsamında tutuklu yargılanan iş insanı Harun Cengiz Beğenmez’in avukatları Selim Yaman ve Enes Abdullah Yörük, mahkemede yaptıkları kapsamlı savunmada müvekkillerinin tahliyesini talep etti.
Avukat Selim Yaman, savunmasına tutukluluk süresinin hukuki sınırları aştığını belirterek başladı. Müvekkil hakkında tüm suçlardan ceza verilmesi ve cezaların içtima edilmesi halinde dahi, mevcut tutukluluk süresinin bu cezaları karşılayacak düzeye ulaştığını ifade eden Yaman, “Tutukluluk artık bir tedbir olmaktan çıkmış, cezalandırmaya dönüşmüştür. Sırf hakkaniyet gereği dahi tahliye kararı verilmelidir” dedi.
“Suç vasfı değişti, tahliye edilmeliydi”
Soruşturma aşamasında Beğenmez’e yöneltilen suçlamaların “örgüt üyeliği, rüşvet ve sahte fatura düzenleme” olduğunu hatırlatan Yaman, iddianamede ise suç vasfının “örgüte yardım” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” şeklinde değiştirildiğine dikkat çekti. Bu değişiklik nedeniyle müvekkilin iddianame aşamasında tahliye edilmesi gerektiğini savunan Yaman, mevcut durumun usule aykırı olduğunu ileri sürdü.
“Örgüt olduğu dahi ispatlanmış değil”
Yaman, iddianamede bahsi geçen yapının somut ve kesin delillerle ortaya konulamadığını belirterek, “Varlığı ispatlanmamış bir oluşumun örgüt olarak kabul edilmesi ve bu yapıya yardım edildiğinin iddia edilmesi ceza hukukunun temel prensipleriyle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı. Müvekkilinin adının 4 bin sayfalık iddianamede yalnızca 6 kez geçtiğini vurgulayan Yaman, bu kayıtların da suç isnadı içermediğini söyledi.
İddianamede yer alan genel suç tanımında sayılan eylemlerden müvekkiline yalnızca “sahte fatura düzenleme” iddiasının yöneltildiğini ifade eden Yaman, bu iddiayı destekleyen herhangi bir somut delilin dosyada bulunmadığını kaydetti. Ne iletişim kayıtlarının ne de tanık beyanlarının mevcut olduğunu belirten Yaman, “Tek bir fatura örneği dahi dosyada yer almıyor” dedi.
“Tek dayanak olan tanık ifadesi geri çekildi”
Yaman, soruşturma aşamasında Ahmet Taşçı isimli şahsın müvekkili hakkında verdiği ifadenin tek dayanak olduğunu, ancak bu kişinin daha sonra beyanlarını geri çekerek söylediklerinin duyuma dayandığını kabul ettiğini aktardı. Bu nedenle tutukluluğun dayanağının ortadan kalktığını savundu.
“Müvekkil şirket yetkilisi değil”
Savunmada ayrıca Beğenmez’in Yörünge Medya şirketinin yetkilisi olmadığı, yalnızca uzun yıllar bu şirkette çalışan bir personel olduğu vurgulandı. Şirketle resmi ya da gayriresmi bir bağının bulunmadığını ifade eden Yaman, müvekkilin ihale süreçleriyle de herhangi bir ilgisinin olmadığını dile getirdi.
Şirketin mali verilerine de değinen Yaman, Yörünge Medya’nın son yıllarda sınırlı sayıda ihale aldığını ve iddia edilen sahte fatura düzenleme faaliyetlerinin şirketin ekonomik gerçekliğiyle örtüşmediğini savundu. Müvekkilin fatura düzenleme yetkisinin dahi bulunmadığını belirten Yaman, mal varlığında da herhangi bir artış olmadığını söyledi.
“MASAK ve vergi raporu da yok”
Söz alan Avukat Enes Abdullah Yörük ise dosyada müvekkili doğrudan bağlayan herhangi bir MASAK ya da vergi inceleme raporunun bulunmadığını ifade etti. Soruşturma aşamasında bu raporlardan bahsedilmesine rağmen iddianamede yer almadığını belirten Yörük, mevcut raporların da başka şirketlere ilişkin olduğunu dile getirdi.
“Sadece sahada çalışan bir isim”
Yörük, müvekkilinin sektörde saha işleriyle ilgilenen, kurulum ve lojistik süreçlerde görev alan bir çalışan olduğunu belirterek, “İhale, sözleşme ya da şirket yönetimiyle hiçbir ilgisi yoktur” dedi. Beğenmez’in yalnızca parça başı işler yapan bir emekli çalışan olduğunu vurguladı.
“Aynı dosyada farklı uygulamalar”
Aynı dosyada adı geçen ve şirket yetkilisi olduğu belirtilen bazı kişilerin tutuksuz yargılandığına dikkat çeken Yörük, müvekkilinin ise herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen tutuklu bulunmasının hukuki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu.
“Kaçma şüphesi yok, sabit ikametgah sahibi”
Müvekkilin sabit ikametgah sahibi olduğunu ve kaçma şüphesinin bulunmadığını belirten Yörük, uzun yıllardır aynı adreste yaşadığını ifade etti. Ayrıca Beğenmez’in 92 yaşındaki annesine bakmakla yükümlü olduğunu dile getirerek, insani durumunun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Avukatlar, tüm bu gerekçelerle Harun Cengiz Beğenmez’in öncelikle tahliyesine, aksi takdirde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasına karar verilmesini talep etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

