İBB davasında muhasebeci Sinan Sepetçi için tahliye talebi: “İddianamede sadece 3 satır, somut delil yok”
İBB davasında muhasebeci Sinan Sepetçi için tahliye talebi: “İddianamede sadece 3 satır, somut delil yok”
BVA şirketi muhasebecisi Sinan Sepetçi’nin avukatı İbrahim Burak, müvekkilinin önce ağır suçlamalarla tutuklandığını ancak iddianamede suç vasfının değiştirildiğini belirtti. Burak, dosyada somut delil bulunmadığını, suçlamaların yalnızca itirafçı beyanlarına dayandığını ve Sepetçi’nin yaklaşık 1 yıldır tutuklu olduğunu söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve 407 sanığın yargılandığı davada, BVA şirketinde muhasebeci olarak çalışan tutuklu sanık Sinan Sepetçi’nin tahliyesi talep edildi.
Sepetçi’nin avukatı İbrahim Burak, müvekkilinin 23 Mayıs 2025 tarihinde gözaltına alındığını ve iki gün sonra çeşitli suçlamalarla tutuklandığını hatırlattı.
“Suçlamalar sorulmadı, sonra değiştirildi”
Burak, emniyet ifadesinde müvekkiline yöneltilen suçlamalar arasında örgüt üyeliği, tefecilik, ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık gibi ağır suçların bulunduğunu ancak bu suçlara ilişkin tek bir soru dahi sorulmadığını savundu.
Savcılık sevkinde de benzer suçlamalar yer almasına rağmen, 11 Kasım 2025 tarihli iddianamede suç vasfının değiştirildiğini belirten Burak, Sepetçi’nin “örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından yargılandığını ifade etti.
Avukat Burak, önceki suçlamalara ilişkin herhangi bir “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” verilmediğini de dile getirerek, bu durumun hukuki belirsizlik yarattığını söyledi.
“Tutukluluk değerlendirmeleri eski suçlamalara göre yapıldı”
Mahkemenin tutukluluk incelemelerinde iddianamede yer alan yeni suç vasfı yerine, soruşturmanın başındaki suçlamaları esas aldığını öne süren Burak, bu durumun usule aykırı olduğunu savundu.
Bu nedenle dört kez Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptıklarını belirten Burak, dosyada ciddi hak ihlalleri bulunduğunu ileri sürdü.
“3738 sayfalık iddianamede müvekkile 3 satır yer ayrıldı”
İddianamenin binlerce sayfadan oluştuğunu ancak müvekkiline ilişkin bölümün yalnızca üç satır olduğunu vurgulayan Burak, bu kısmın da somut delile dayanmadığını savundu.
Sepetçi’nin BVA şirketinde yalnızca muhasebeci olarak görev yaptığını belirten Burak, müvekkilinin şirketteki dört muhasebeciden biri olduğunu ve hiyerarşik olarak üstünde yöneticiler bulunduğunu ifade etti.
“Suçlamalar itirafçı beyanlarına dayanıyor”
Burak, müvekkili aleyhine ileri sürülen iddiaların yalnızca etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin beyanlarına dayandığını belirterek, bu beyanların doğruluğunun somut delillerle desteklenmediğini söyledi.
Dosyada adı geçen Ahmet Çiçek, Elif Kapki ve Berat Çağrı Kapki’nin ifadelerine dikkat çeken Burak, bu kişilerin beyanlarının denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
“‘Naylon fatura kestim’ diyen kişinin kestiği tek bir sahte fatura dosyada yok” diyen Burak, iddiaların maddi karşılığının bulunmadığını savundu.
“HTS kaydı suç unsuru olamaz”
Sepetçi’nin telefon kayıtlarına da değinen Burak, müvekkilinin şirket yetkilisiyle yaptığı görüşmelerin doğal olduğunu belirtti.
“Patronuyla konuşması suç gibi gösterilemez” diyen Burak, bu tür iletişimlerin kriminalize edilmesinin hukuken kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Muhasebe işlemleri suç gibi gösteriliyor”
İddianamede yer alan “organize etmek” ifadesine de değinen Burak, muhasebecilik faaliyetlerinin bu şekilde suç unsuru haline getirilmeye çalışıldığını savundu.
Fatura düzenleme, çek işlemleri ve mali kayıtların tutulmasının muhasebecinin rutin görevleri olduğunu belirten Burak, bu işlemlerin suç olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi.
“Somut delil yok, teknik inceleme yapılmadı”
Dosyada müvekkil aleyhine herhangi bir somut delil bulunmadığını ileri süren Burak, faturaların kim tarafından düzenlendiği, çeklerin kim tarafından imzalandığı gibi hususlarda teknik inceleme yapılmadığını belirtti.
Mahkemeden bu yönde inceleme yapılmasını talep ettiklerini ifade eden Burak, maddi gerçeğin ancak bu şekilde ortaya çıkabileceğini dile getirdi.
“Yaklaşık 1 yıldır tutuklu”
Sepetçi’nin yaklaşık 1 yıldır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Burak, bu süreçte yalnızca müvekkilinin değil ailesinin de mağdur olduğunu söyledi.
Burak, “Henüz 1 yaşındaki oğlu ve 4 yaşındaki kızı babasız büyüyor. Bu durum sadece müvekkilim için değil, ailesi için de ağır bir sonuç doğuruyor” dedi.
Savunmasının sonunda Burak, dosyada kuvvetli suç şüphesini destekleyen somut delil bulunmadığını belirterek, Sinan Sepetçi’nin tahliyesini talep etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

