İBB Davasında Ömür Yılmaz’ın Avukatlarından Tahliye Talebi: “Somut Delil Yok, Kaçma Şüphesi Gerçekçi Değil”
İBB Davasında Ömür Yılmaz’ın Avukatlarından Tahliye Talebi: “Somut Delil Yok, Kaçma Şüphesi Gerçekçi Değil”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında tutuklu iş insanı Ömür Yılmaz’ın avukatları Coşkun Atılğan ve Efe Can Özganım, mahkemede yaptıkları savunmada hem müvekkillerinin hem de avukat Mehmet Pehlivan’ın tahliyesini talep etti. Savunmada, “örgüt” tanımlamasına itiraz edilirken, dosyada somut delil bulunmadığı vurgulandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen davada tutuklu yargılanan iş insanı Ömür Yılmaz’ın müdafii avukatları Coşkun Atılğan ve Efe Can Özganım, duruşmada kapsamlı bir savunma yaparak tahliye talebinde bulundu.
Avukat Coşkun Atılğan, sözlerine meslektaşları Mehmet Pehlivan’ın tutukluluğuna dikkat çekerek başladı. Pehlivan’ın yalnızca avukatlık faaliyetleri nedeniyle tutuklandığını savunan Atılğan, bu durumun savunma makamı üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Atılğan, “Bu dosyada avukatların dahi kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda, diğer sanıkların adil yargılanma konusunda kendilerini güvende hissetmeleri mümkün değildir” dedi.
Savunmada, iddianamede ve kamuoyunda kullanılan “Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü” ifadesine de itiraz edildi. Atılğan, kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan bu tür ifadelerin kullanılmasının masumiyet karinesine aykırı olduğunu belirterek, bu söylemin yargılama sürecinden çıkarılmasını talep etti.
Ömür Yılmaz’ın yargılama sürecine ilişkin detaylara da değinen Atılğan, müvekkilinin ilk aşamada serbest bırakıldığını, ancak kısa süre sonra savcılığın itirazı üzerine yeniden tutuklandığını ifade etti. Tutuklama kararının yalnızca yarım sayfalık bir itiraz dilekçesiyle ve kısa sürede verildiğini belirten Atılğan, “Müvekkilim kendi rızasıyla adliyeye gelerek teslim olmuştur. Buna rağmen ‘kaçma şüphesi’ gerekçesiyle tutuklanması hukuki değildir” diye konuştu.
Müvekkilinin yaklaşık 380 gündür tutuklu bulunduğunu vurgulayan Atılğan, bu süre boyunca 38 ayrı tahliye başvurusunun reddedildiğini söyledi. Cezaevi koşullarına da değinen Atılğan, Yılmaz’ın farklı cezaevlerine sevk edildiğini, birçok kez koğuş değiştirdiğini ve bu süreçte psikolojik olarak yıprandığını ifade etti.
Ömür Yılmaz hakkında iddianamede “rüşvet vermek” suçuna dair somut bir isnat bulunmadığını savunan Atılğan, müvekkilinin sorgusunda sorulmayan farklı bir suçtan yargılandığını ileri sürdü.
Savunmasına devam eden Avukat Efe Can Özganım ise, dosyada müvekkiline yöneltilen suçlamalara ilişkin somut delil bulunmadığını belirtti. Özganım, müvekkilinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra kendi isteğiyle adliyeye giderek teslim olduğunu hatırlatarak, buna rağmen hakkında “kaçma şüphesi” oluşturulmasının çelişkili olduğunu dile getirdi.
MASAK raporlarına da değinen Özganım, raporlarda yer alan bazı hesap hareketlerinin müvekkilinin şirketinin kurulmasından önceki yıllara ait olduğunu belirterek, bu durumun suç isnadını zayıflattığını savundu.
Özganım ayrıca, müvekkilinin uzun süredir soyut beyanlar ve sonradan geri çekilen ifadeler nedeniyle tutuklu bulunduğunu ifade ederek, “İddia makamı iddiasını somut delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Ancak dosyada bu yönde bir veri bulunmamaktadır” dedi.
Her iki avukat da savunmalarının sonunda, Ömür Yılmaz’ın ve diğer tutuklu sanıkların tahliyesine karar verilmesini talep etti. Ayrıca, meslektaşları Mehmet Pehlivan’ın da yalnızca mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklu bulunduğunu belirterek, onun da serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

