İBB Davasında Taner Çetin İçin Tahliye Talebi: “İdari Yetki Kullanımı Suç Sayılamaz”
İBB Davasında Taner Çetin İçin Tahliye Talebi: “İdari Yetki Kullanımı Suç Sayılamaz”
İBB davasında tutuklu bulunan Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin’in avukatı Ege Yılmaz, mahkemede yaptığı savunmada müvekkilinin yalnızca yasal yetkilerini kullandığını belirterek tahliyesini talep etti. Yılmaz, dosyada somut delil ve “hile unsuru” bulunmadığını vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen davada tutuklu yargılanan İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin’in avukatı Ege Yılmaz, duruşmada kapsamlı bir savunma yaptı.
Savunmasına, aynı dosyada tutuklu bulunan avukat Mehmet Pehlivan için tahliye temennisinde bulunarak başlayan Yılmaz, müvekkilinin durumuna ilişkin değerlendirmelerini mahkeme heyetine sundu.
Yılmaz, Taner Çetin’in görevine başladığında mevcut ihale sistemini değiştirmediğini, yalnızca kanunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini kullandığını ifade etti. Müvekkilinin “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla 12 ayrı eylemden yargılandığını belirten Yılmaz, bu eylemlerin gerçekte birbirinden bağımsız olmadığını, aynı hizmetin belirli periyotlarla yenilenen ihalelerinden ibaret olduğunu söyledi.
İddianamede yer alan “rekabetin engellendiği” iddialarına değinen Yılmaz, söz konusu ihale yönteminin önceki yıllarda da aynı şekilde uygulandığını vurguladı. 2012-2018 yılları arasındaki uygulamaların da aynı yöntemi içerdiğini belirten Yılmaz, “Değişen tek şey ihale yetkilisidir. Aynı uygulamalar geçmişte suç sayılmazken bugün müvekkilim açısından suçlama konusu yapılmaktadır” dedi.
Sayıştay denetimlerine dikkat çeken Yılmaz, söz konusu ihalelerin yoğun denetimlerden geçtiğini ve bu denetimlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğini ifade etti. Aynı fiillerin farklı dönemlerde farklı değerlendirilmesinin hukuk güvenliği ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğunu dile getirdi.
Ceza hukukunun “son çare” olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, idari takdir yetkisi kapsamında yapılan işlemlerin ceza yargılamasına konu edilmesinin hukuki olmadığını savundu. İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için somut bir “hile” unsurunun bulunması gerektiğini hatırlatan Yılmaz, dosyada böyle bir unsurun yer almadığını belirtti.
Örgüt üyeliği iddialarına da değinen Yılmaz, müvekkilinin iddia edilen kişilerle organik bir bağının bulunmadığını ifade etti. Taner Çetin’in adı geçen kişilerle yalnızca sınırlı ve resmi temaslarının olduğunu belirten Yılmaz, dosyada süreklilik arz eden bir iletişim kaydının da bulunmadığını söyledi.
Savunmada, etkin pişmanlık kapsamında verilen bazı beyanların gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldü. Özellikle bir tanığın iddialarına değinen Yılmaz, bu beyanların somut belgelerle çeliştiğini ve teknik hatalardan kaynaklanan durumların çarpıtıldığını öne sürdü.
Tutukluluk gerekçelerine de değinen Yılmaz, müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığını, soruşturma sürecinde görevine devam ettiğini ve yurt dışına çıkma imkânı olmasına rağmen ülkeyi terk etmediğini ifade etti. Delillerin büyük ölçüde resmi belgelerden oluştuğunu belirten Yılmaz, karartma ihtimalinin de söz konusu olmadığını söyledi.
Savunmasını, Taner Çetin’in uzun süredir tutuklu bulunduğunu hatırlatarak tamamlayan Yılmaz, “Gerekirse en ağır adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye edilmesini talep ediyoruz” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

