İBB Davası’nda Yavuz Saltık İçin Tahliye Talebi: “Örgüt Suçlaması Soyut, Tutukluluk Ölçüsüz”

Gündem 02.04.2026 - 12:42, Güncelleme: 02.04.2026 - 12:42
 

İBB Davası’nda Yavuz Saltık İçin Tahliye Talebi: “Örgüt Suçlaması Soyut, Tutukluluk Ölçüsüz”

İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık’ın avukatı, mahkemede yaptığı savunmada örgüt üyeliği suçlamalarının somut delillere dayanmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Uzun tutukluluk süresine dikkat çeken müdafi, “Tutukluluk cezaya dönüşmemeli” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada tutuklu bulunan İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık’ın tahliyesi talep edildi. Duruşmada söz alan Saltık’ın avukatı, müvekkilinin uzun süredir tutuklu bulunduğunu belirterek, savunmasının henüz alınmadığını ve yargılamanın geldiği aşamada tutukluluğun ölçüsüz hale geldiğini ifade etti. Savunmasına, yapılan başvurunun esasa ilişkin değil, doğrudan tahliye talebi olduğuna dikkat çekerek başlayan avukat, müvekkilinin dosyada 79. sırada savunma yapmayı beklediğini söyledi. Duruşma koşulları ve sanık sayısının fazlalığı nedeniyle mahkemenin öncelikle tahliye taleplerini değerlendirdiğini hatırlattı. Avukat, iddianamede yer alan bazı eylemlerle ilgili olarak müvekkilinden soruşturma aşamasında ifade alınmadığını belirterek, özellikle ihaleye fesat karıştırma suçlamasına ilişkin savunmalarını esas aşamada detaylı şekilde sunacaklarını kaydetti. “ORTADA GERÇEK BİR SUÇ ÖRGÜTÜ YOK” Müvekkiline yöneltilen temel suçlamanın “örgüt üyeliği” olduğunu vurgulayan müdafi, bu kapsamda öncelikle bir suç örgütünün varlığının somut şekilde ortaya konulması gerektiğini ifade etti. Avukat, “Seçilmiş belediye yöneticileri ve bürokratların yer aldığı bir yapının örgüt olarak nitelendirilmesi kabul edilemez. Bu kişiler halkın oylarıyla göreve gelmiştir” dedi. Geçmişteki benzer davalara atıf yapan avukat, dosyada örgüt suçlamasını destekleyen somut bir yapının ortaya konulamadığını, iddiaların soyut değerlendirmelere dayandığını savundu. BİLİRKİŞİ VE DELİL ELEŞTİRİSİ Savunmada, dosyada yer alan bilirkişi raporlarının soruşturma aşamasında kendilerine tebliğ edilmediği de dile getirildi. Bu durumun savunma hakkını kısıtladığını belirten avukat, raporların ancak iddianame ile öğrenildiğini ifade etti. HTS kayıtlarının da tek başına delil niteliği taşımadığını vurgulayan müdafi, bu tür kayıtların en fazla destekleyici unsur olabileceğini, somut delillerle güçlendirilmeden suç isnadı yapılamayacağını söyledi. “GİZLİ TANIK BEYANLARI YETERSİZ” Dosyada yer alan gizli tanık beyanlarını da eleştiren avukat, bu ifadelerin soyut ve doğrulanabilir nitelikten uzak olduğunu belirtti. Bu tür anlatımların tek başına suç isnadı için yeterli olmayacağını ifade etti. “KAÇMA VE DELİL KARARTMA ŞÜPHESİ YOK” Müvekkilinin daha önce benzer bir yargılamada beraat ettiğini ve tüm duruşmalara katıldığını hatırlatan avukat, kaçma şüphesinin bulunmadığını dile getirdi. Ayrıca delillerin büyük ölçüde toplandığını belirterek, delil karartma ihtimalinin de söz konusu olmadığını savundu. Saltık’ın kamu görevinde bulunduğunu ve topluma hizmet eden bir bürokrat olduğunu ifade eden müdafi, tutukluluğun artık bir tedbir olmaktan çıkıp cezaya dönüştüğünü söyledi. TAHLİYE YA DA ADLİ KONTROL TALEBİ Savunmasının sonunda mahkemeye çağrıda bulunan avukat, ceza yargılamasında tutukluluğun istisnai bir tedbir olması gerektiğini vurguladı. Müvekkili Yavuz Saltık’ın tahliyesini talep eden avukat, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını istedi.
İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık’ın avukatı, mahkemede yaptığı savunmada örgüt üyeliği suçlamalarının somut delillere dayanmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Uzun tutukluluk süresine dikkat çeken müdafi, “Tutukluluk cezaya dönüşmemeli” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada tutuklu bulunan İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık’ın tahliyesi talep edildi. Duruşmada söz alan Saltık’ın avukatı, müvekkilinin uzun süredir tutuklu bulunduğunu belirterek, savunmasının henüz alınmadığını ve yargılamanın geldiği aşamada tutukluluğun ölçüsüz hale geldiğini ifade etti.

Savunmasına, yapılan başvurunun esasa ilişkin değil, doğrudan tahliye talebi olduğuna dikkat çekerek başlayan avukat, müvekkilinin dosyada 79. sırada savunma yapmayı beklediğini söyledi. Duruşma koşulları ve sanık sayısının fazlalığı nedeniyle mahkemenin öncelikle tahliye taleplerini değerlendirdiğini hatırlattı.

Avukat, iddianamede yer alan bazı eylemlerle ilgili olarak müvekkilinden soruşturma aşamasında ifade alınmadığını belirterek, özellikle ihaleye fesat karıştırma suçlamasına ilişkin savunmalarını esas aşamada detaylı şekilde sunacaklarını kaydetti.

“ORTADA GERÇEK BİR SUÇ ÖRGÜTÜ YOK”
Müvekkiline yöneltilen temel suçlamanın “örgüt üyeliği” olduğunu vurgulayan müdafi, bu kapsamda öncelikle bir suç örgütünün varlığının somut şekilde ortaya konulması gerektiğini ifade etti. Avukat, “Seçilmiş belediye yöneticileri ve bürokratların yer aldığı bir yapının örgüt olarak nitelendirilmesi kabul edilemez. Bu kişiler halkın oylarıyla göreve gelmiştir” dedi.

Geçmişteki benzer davalara atıf yapan avukat, dosyada örgüt suçlamasını destekleyen somut bir yapının ortaya konulamadığını, iddiaların soyut değerlendirmelere dayandığını savundu.

BİLİRKİŞİ VE DELİL ELEŞTİRİSİ
Savunmada, dosyada yer alan bilirkişi raporlarının soruşturma aşamasında kendilerine tebliğ edilmediği de dile getirildi. Bu durumun savunma hakkını kısıtladığını belirten avukat, raporların ancak iddianame ile öğrenildiğini ifade etti.

HTS kayıtlarının da tek başına delil niteliği taşımadığını vurgulayan müdafi, bu tür kayıtların en fazla destekleyici unsur olabileceğini, somut delillerle güçlendirilmeden suç isnadı yapılamayacağını söyledi.

“GİZLİ TANIK BEYANLARI YETERSİZ”
Dosyada yer alan gizli tanık beyanlarını da eleştiren avukat, bu ifadelerin soyut ve doğrulanabilir nitelikten uzak olduğunu belirtti. Bu tür anlatımların tek başına suç isnadı için yeterli olmayacağını ifade etti.

“KAÇMA VE DELİL KARARTMA ŞÜPHESİ YOK”
Müvekkilinin daha önce benzer bir yargılamada beraat ettiğini ve tüm duruşmalara katıldığını hatırlatan avukat, kaçma şüphesinin bulunmadığını dile getirdi. Ayrıca delillerin büyük ölçüde toplandığını belirterek, delil karartma ihtimalinin de söz konusu olmadığını savundu.

Saltık’ın kamu görevinde bulunduğunu ve topluma hizmet eden bir bürokrat olduğunu ifade eden müdafi, tutukluluğun artık bir tedbir olmaktan çıkıp cezaya dönüştüğünü söyledi.

TAHLİYE YA DA ADLİ KONTROL TALEBİ
Savunmasının sonunda mahkemeye çağrıda bulunan avukat, ceza yargılamasında tutukluluğun istisnai bir tedbir olması gerektiğini vurguladı.

Müvekkili Yavuz Saltık’ın tahliyesini talep eden avukat, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını istedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.